A CLOCKWORK ORANGE


OTOMATİK POTAKAL

Yönetmen Stanley Kubrick

Senaryo Anthony Burgess, Stanley Kubrick

Eser Anthony Burgess

Britanya'da endüstri sonrası bir şehirdeki, ahlaki değerlerin birbirine karıştığı, iyi ve kötünün ayırt edilemez hale geldiği bir toplumda, gençlerden oluşan bir çetenin insanlara uyguladıkları şiddeti ve Alex üzerinden insan doğası ve toplumsal değerlerin çatışmasını konu eder.

Bir holigan olan Alex (Malcolm McDowell) adlı gencin zaman geçirmek için üyesi olduğu punk çetesi ile beraber işledikleri birçok şuçtan sonra çete ile ayrılığa düşünce onlar tarfından ihbar edilmesini ve polis tarafından beyninin yıkanarak topluma kazandırılma metodu ve sonrasını anlatır.

İYİ SEYİRLER

-1-


-2-
tutunamayanlar1July 13, 2013, 4:45
THE NAME OF THE ROSE


GÜLÜN ADI

Yönetmen Jean-Jacques Annaud

Senaryo Andrew Birkin, Umberto Eco

Eser Umberto Eco

-1-


-2-
tutunamayanlar1July 13, 2013, 4:12
HATIRLIK ŞİİRLERİMİZ
Antibiyotik Ayranı

Antiyotik ayranı,
Su şarabı,
Aşkın diğer adı,
Kalp spazmı,
Temiz çoraplar,
Sevdiğim şarkılar,
Siyah beyaz gökkuşağı,
Yalnızlar kavşağı,
Terkedilimiş terlikler,
Palavra hikayeler,
Hapşu..
Biri ayakta uyudu,
Bizim karşı komşu,
İşte kalbimin kemirgen kurdu,
Bizim aşkımız bu cümlelerin geçtiği
Tek sayfalık bir kompozisyon kadar zordu,
İmkansız değildi fakat,
Anlam itibariyle kopuktu.

E.T

ANATOMİK İSYAN

Ben
“Bir gün var bir gün yoğuz”
Dedim
Kafamdaki ses
“İşte böyle”
Dedi
“Acılar içinde kıvranmanı izlemek kadar hoşuma giden bir şey yok”
Ve ben daha mideme bile söz geçiremiyordum o sıra
Zamansız çıkıyordu içimdekiler ağzımdan
Yediklerim
Yemediklerim

Her defasında daha da kanla doluyordu gözlerim
Her tarafında isyan bayrakları vardı yüzümün
Kulaklarımda bir miço bağırıyordu
“Kara göründü”

Saatlerde değildi gözüm
Ben onları değil
Onlar beni bekliyordu geçmem için
Nerem akrep
Nerem yelkovan
Diye sormak gelmedi hiç içimden

Bir eşkıya utanmadan kirpiklerimi yakıyordu her gece
Soranlar oluyordu ara sıra
Diyordum "O yüzden alnımdaki is"
Gülüyorlardı
Ben gülemiyordum
Çünkü düştükçe ağzımın içindeki çocuk yere
Dizleri kanıyordu
Bazen bir tarafını kırdığı oluyordu
Ve annesi suçu hep bana buluyordu

Bazı geceler gözlerim terk ediyordu yüzümü
Ve geri geldiklerinde sakallarım uzamış oluyordu
Ben kestikçe onları
Daha bir katil hissediyordum kendimi

Kimi zaman nereye gidip nereden döndüğünü bilmediğim sözcüklerim
Oturuyordu dudağımın kenarına
Tutamıyordum o zaman kendimi
Küfrediyordum

M.M.G.
tutunamayanlar1July 11, 2013, 10:52
TABİ OLANLARA DESTAN - II
TABİ OLANLARA DESTAN - II

KADİR KILIÇASLAN

yüksek duvarları , geniş bahçeleri anlatırlardı
kara lastiğin , bir tas çorbanın kıymetini bilen adamlardı
ikiz doğuran kara bir koyundu mutluluk
bu kadar basitti, bu kardar çok
dört sene silah altında ve karda
nohut ekmeğini düşlerler, at cılkundan cigara sararlarda
devletin bekasına derlerdi...

devletin bekasına şeyhim zikir çekelim
onuncu yıl marşları okuyalım dersimde
korede emperyalizmin bekasına
diyarbekir ceza evinde devletlim...

güneşe yaslanan adamlardı onlar
cumhuriyet derslerinden kesme bıyıklı memurların önünde
el pençe dururlardı , derlerdi ki devletin bekasına !
kasketlerinde mevsimler taşıyan adamlardı onlar
dağları ovaları çekerlerdi çiğerlerine
bulutlara bakıp kar yağacak derlerdi
alnı geniş adamlardı onlar
yavan ekmeğe minnetle bakarlardı
kafa kağıtlarında islam yazardı
kafa kağıtların kıpti !
milli şef fotoğraflarını bastırırdı bankınotlara
derlerdi ki; devletin bekasına !

enfilasyonlar yağdı üzerlerimize şeyhim
baş vekiller asıldı, süleymanlar yağdı üzerimize
eskimiş postalları sırtımızda
devletin bekasına.

edirneden karsa çiçek isimleriyle süslenmiş sokakları boyarken
ve boyanırken kendi kanlarıyla ve bilenirken
polyaster büstlerle sevinen bir kavimdik.
varlığı varlığınıza panzerler olandık devletlim
gecekondular büyüttük
yıkılandık sürülendik fişlenendik
çok köylü kasketi,
müslüman sakalı bilmem ne bıyığıyla
üçüncü vergi dairesinin önünde
ısıra ısıra dudağını
o
kara
o
kahır
o
kavga
o
toprak
yiyen adamdık
göğsümüzde devlet denilen bir putla büyüdük.
tutunamayanlar1July 11, 2013, 10:51
ANKARA DA ÜŞÜMEYELİM
ANKARADA ÜŞÜMEYELİM

NEVFEL AKYAR

"eskisi kadar soğuk değil ankara.
kar yağsa da soğuk değil.
sıska bir ihtiyar olsa da
prostat muayenesinde...
eskisi gibi değil mağrip.

hadi sevgilim; aşalım kızıl denizi.
çıkalım zindanlarından yedi kulenin.
zarif zarif ağlayalım kazablankada.

en aç çakalları görebilse de
eskisi gibi değil gözlerim, ense köklerim.
eskisi gibi değil kaynayan kosova.
nefret fışkıran mağrip...

hadi sevgilim; çıkalım zindanlarından kahirenin
yusuf olalım.
zekeriya olalım, kessin bizi zındıklar.
eskisi gibi olmayalım bizde
üşümeyelim ankarada..."
tutunamayanlar1July 11, 2013, 10:49
14 15 16 17 18 [19] 20 21 22 23 24
tutunamayanlar
Toplam İletisi:343