"İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI"
---- 3. BÖLÜM: İFADELERİN SINIFLANDIRILMASI YAZISININ DEVAMI

P-İFADELERİ

P-İfadelerine bazı örnekler:

“Kolumda bir ağrı hissediyorum.”
“Şu şu problem üzerinde düşünüyorum.”

Aşağıdaki türden sorular P-İfadeleri için anlamsızdır:
“Emin misiniz?”,
“Nasıl ispat edebilirsin?”.

Öte yandan:
“Böyle hissediyorum,” demek anlamlıdır.
Fakat şöyle ifadeler anlamsızdır:
“Belki (muhtemelen) kolumda bir ağrı var”,
“Öyle inanıyorum ki kolumda bir ağrı var.”

P-İfadeleri hakkında yapılan en kolay hatalardan biri de onların hipotetik ifadelerle karıştırılmasıdır.
Şu P-İfadesini göz önüne alalım: “Bu problemi düşünmekteyim.” Şimdi öyle bir durum tasarlayın ki, bunun yerine bir hipotetik ifadenin şöyle bir yorumu kullanılmak isteniyor olsun:
1 “Onun beyninde (benim beynimde), p fizyolojik süreci vuku bulmaktadır.”
Bir modelin bir parçası olarak, bununla biz (genel anlamda) şunu demek istemekteyiz: “Durum şunun şunun GİBİDİR.”
Şimdi farzedelim ki bu yukarıdaki P-İfadesi için alternatif başka bir modelin bir yorumu teklif edilmiş olsun. Mesela:
2 “Onun beyninde (benim beynimde), q fizyolojik süreci vuku bulmaktadır.”
Burada şu soruyu sormak anlamlı olacaktır: “Bu p modeli ‘1’ ile ifade ettiğim olayları sergilemekte (açıklamada) uygun bir model midir?”
Halbuki şu soruyu göz önüne alın:
“Ben bu problemi düşünüyor muyum?”
Görüldüğü gibi teorik bir ifadenin bir yorumu için anlamlı olan bir soru, bunun eşdeğeri kabul edilen P-ifadesi için anlamlı olmamaktadır. Buradan da şu sonuca varılabilir: Herhangi bir teorik ifade veya bunun bir yorumu, bir P-ifadesine eşdeğer olamaz (onun yerini alamaz).
Şöyle bir vak’a düşünün:
Bir adam kendisinin doğruyu söyleyip söylemediğine kanaat getirmek için bir elektronik yalan makinasına başvuruyor!

Ancak bu örnek pek de eğlenceli olmayabilir. Çünkü, öyle bir durum daha düşünebilirim ki onda ben pekala, şu şu hükümlerden şu şu sonuçların gerçekten mantıksal olarak çıkarılabileceğini tesbit etmek üzere bir “Doğruluk Makinası”na başvurabilirim. Ama bu durum önceki vak’adan bütünüyle farklı olacaktır. Nasıl?

Şu ifadeleri karşılaştıralım:
1 “Bu gün çok mutluyum.”
2 “Beynimin p-bölgesindeki e-hücreleri, x’in 9.5 kp şiddetinde bir Le fonksiyonunun etkisi altında bulunmaktadır.”

Şimdi öyle bir durum tasarlayın ki, onda “1” ifadesi yerine “2” yi kullanırdınız.
İç devre kontrol sistemine sahip ve üst düzey bir dil altında çalışan bir bilgisayar düşünün.
Doğrulama (verification) problemi açısından, P-ifadeleri ile tecrübi ifadeler arasındaki kategorik farklılık, bilgisayarın devre hatası uyarı mesajları ile, bir “input” (gir) ifadesindeki sentaks hatasını bildiren mesaj arasındaki kategori farkı ile karşılaştırılabilir.
Burada birinci tür mesaj bilgisayarın donanımı hakkında, ikincisi ise bilgisayara verilen “input” ifadesi, yani yazılım girdisi hakkında.
Birçok durumlarda, “Şurada bir ağaç görüyorum” şeklindeki bir ifade: “Şurada bir ağaç var” şeklindeki bir tecrübi ifadeye çevrilebilir. Böylece biz görünüşte bir P-ifadesini, tecrübi bir ifade yerine kullanabiliriz.

GRAMATİK (GM) İFADELER

Gramatik ifadeler lisanın kavram yapısı ile ilgili cümlelerdir. Bunlara, lisanın kavram düzeni ile ilgili cümleler de diyebiliriz. (Gramatik ifadeleri lisandaki cümlelerin sentaksı ile ilgili ifadelerle karıştırmamak gerekiyor.)
Bu kitaptaki cümlelerin büyük bir kısmı gramatik, veya gramatik ifadelere çevrilebilen ifadelerdir.

Bir GM ifadenin ispatını istemek anlamsızdır.
“İnanıyorum ki...” ön-eki de GM ifadeler için anlamsızdır.

MANTIK, MATEMATİK, BİÇİM (MMB) İFADELERİ

Mantık ve matematik ifadeleri lisanın yapısını (iskeletini) meydana getirirler. Biçim ifadeleri, cümle içinde bazı isimler arasındaki üye-sınıf ve sınıf-üst sınıf bağıntılarını gösteren ifadelerdir. (“Köpek bir hayvandır” gibi...). Dama ve satranç benzeri oyun kurallarının ifadeleri de biçim ifadeleridir.

Bir mantıksal veya matematiksel cümlenin ispatından (kanıtlanmasından) bahsetmek anlamlıdır.

MMB cümleleri, hal ifadelerinden (olay tasvirlerinden) ve hipotetik ifadelerden “Tarife (tanıma) göre... “ ön-eki uygulaması ile ayırımlanabilir.

MMB cümleleri, gerçeklikle karşılaştırma amacını taşımazlar. MMB cümlelerinin sağlanabilirliği, olaylarla karşılaştırmak yoluyla ortaya konmaz. Biz, “25x25 = 625” matematiksel ifadesinin ve “Köpek bir hayvandır” şeklindeki bir biçimsel ifadenin doğruluğunu sağlamak için bunları olaylarla karşılaştırmaya kalkışmayız.

“İnanıyorum ki...” ön-eki, MMB ifadeleri için anlamsızdır.

TEMEL İNANÇ İFADELERİ
Temel inanç ifadeleri lisanın (ve dolayısıyla) THA açıklamaların temelini teşkil eder.
Temel inanç ifadeleri için sağlanabilirlik veya olaylarla karşılaştırılabilirlik esas değildir. (Olaylarla karşılaştırmada benzeşim modelleri olan THA ifadeleri ile kıyaslayınız).
Bir modelin kullanılışını, bir işaretin (mesela “-->” ) kullanılışı (anlamı) ile kıyaslayınız.
Temel inanç ifadeleri yol gösterici olarak kabul edilen ifadelerdir.
Temel inanç ifadelerine hipotetik açıklamalar getirmeye kalkmak (veya hipotetik açıklama sorusunu sormak) anlamsızdır.
Teorik yapı örneklerini (nedensel, diyalektik, probabilistik, izafi), temel inanç ifadelerinde kullanmak gramatik bir şaşkınlığın belirtisidir.
Teorik bir anlamda: “Allah evreni neden yarattı?” sorusu bir anlam ifade etmez. Aynı şekilde: “Büyük bir ihtimalle evreni Allah yarattı” cümlesi de anlamsızdır. (Aynı şekilde: “Büyük bir ihtimalle evren kendi kendine var oldu” demek de anlamsızdır).
Bir temel inanç ifadesi için:
“İnanıyorum ki...” ön-eki (“...inanıyor musun?” sorusu) anlamlıdır.

Bir temel inanç ifadesi biçimi:
“Bu tek... yoldur”.
Diğer bir temel inanç ifadesi biçimi:
“Henüz bilmiyoruz, ama Bilim bize öğretecek.”
Şu ifadeyi düşün: “İnanıyorum, ama şüphedeyim!” Bu örnekle söylemek istediğim şey, inanmak ve şüphe etmek fiillerinin aynı gramer çerçevesinde ve birbirleri ile karşıt olduğunu göstermek.

Eğer birşeyden şüphede isen, mutlaka başka bir şeye inanmaktasın demektir. Diğer bir deyişle, bir şeye inanmadan başka bir şeyden şüphe etmek imkansızdır.

Temel inanç ifadelerinin kabulü veya inkarı diğer ifadelerinki (mesela teorik ifadeler) gibi değildir. Çünkü bunlar hakkında verilecek bir karar bütün bir hayat tarzında ve kavramlar düzeninde esaslı bir değişikliği gerektirebilir.
W. M. Watt’in şu sorusunu ve cevabını göz önüne alalım:
“Kur’ân Allah kelamı mıdır?”
“Müslümanlara göre evet, Hristiyanlara göre değil.”
Burada, bir temel inanç sorusuna gramatik bir cevap verilmiş olmaktadır. Bu, aynı zamanda bir sorunun dolaylı yoldan reddedilmesine bir örnek olarak alınabilir.
BİTTİ.
(TAMAMI SH. 20-28 İÇİNDE, "İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI" ŞAKİR KOCABAŞ, KÜRE YAYINLARI)
Musa Örnek9September 5, 2013, 1:57
"İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI"
------ 2.BÖLÜM: İFADELERİN SINIFLANDIRILMASI YAZISININ DEVAMI

TEORİK, HİPOTETİK, AMPİRİK (THA) İFADELER

Teorik, hipotetik, ampirik (THA) cümleler, açıklamalardır. (Ampirik ifadeler, tecrübelerden genelleştirilmiş, birbirinden bağımsız ifadelerdir.)
THA açıklamalar, bir hayat tarzını sergileyen bir lisanın temelleri değildir.

THA ifadeler için:
1 “Neden?” diye (veya daha genel terimlerle, açıklama-sorusu) sormak anlamlıdır.
2 “Teoriye göre...” ve “Hipoteze göre...”, ön-ekleri anlamlıdır.
3 “İnanıyorum ki...” (veya “...inanmıyorum”) ekleri anlamsızdır.

Denilebilir ki, THA cümleleri ile biz (en genel ifade ile) şunu demek istemekteyiz: “Olaylar şunun şunun GİBİ olmaktadır (veya olur).”
Bir THA ifadesinin doğruluğundan veya yanlışlığından bahsetmek anlamsızdır. Buna karşılık; “THA ifade şu şu olaylarla karşılaştırmada uygundur veya uygun değildir” denebilir.
Bir bilim teorisi, olaylarla karşılaştırılabilen bir modeller sistemidir.
Bir bilim teorisinin “sağlanabilirliği” (verifiability), onun olaylarla karşılaştırılabilirliğidir.
Popper’in yanlışlama (falsification) prensibi hakkında şunu söyleyebiliriz: “Eğer bir teorinin doğruluğundan bahsetmek anlamsızsa, yanlışlığından bahsetmek de anlamsızdır.” (Popper bunu göremediği için eleştirilerle karşılanmıştır).
Popper’ın bir teoriyi yanlışlaması, aslında bir teorinin yanlışlanması değil, onun belli bir takım olaylar üzerindeki bir yorumunun yanlışlanmasıdır.
Denilebilir ki: “Bir teorinin, belirli bir takım olaylar üzerinde tutarlı ve uygun (teori ile tutarlı, ve olaylarla karşılaştırmada uygun) bir yorumunu yapmak imkansız hale gelince, teorinin kendisi sorulara konu olur.” (Ancak bu gramatik bir ifade değildir).
Bilim teorilerinin grameri, bu model sistemlerinin, gerçeklikle (olaylarla) karşılaştırılabilir olması gerekliliği ile sınırlanmaktadır.
“Bir tabiat kanununun ortaya çıkarılması” demek, gerçeklikle (olaylarla) karşılaştırılabilecek bir model (veya modeller sistemi) ortaya koymaktan başka birşey değildir. Daha açık bir ifade ile, “bir tabiat kanununu ortaya çıkarmak”tan bahsetmek anlamsızdır. Bu gramatik genellemeden maksadım: “Eğer Newton’un mekaniği bir tabiat (fizik) kanunları topluluğu ise, bununla çelişen Einstein’ın genel relativite teorisine ne demek gerekir?” veya: “Bizim aynı olaylar hakkında neden birbiri ile çelişen iki ayrı teorimiz var?” şeklinde anlamsız sorular sorma durumundan kurtulmak için bir kavramsal değişiklik önermek.
Hipotetik veya ampirik ifadelere bir örnek de atasözleridir. Atasözleri, genellikle mecaz veya benzeşim ifadeleri şeklinde kullanılmakla birlikte, kolaylıkla hipotetik veya ampirik ifade biçimine çevrilebilirler.
Açıklamalar üzerine notlar:

Bir ifadenin dayandığı temele inmek için, buna doğrudan cevap verildiği sürece ard arda açıklama soruları sormaya devam et.
Artık daha fazla açıklama sorusu sormak anlamsız hale gelince, veya açıklamalar zincirinde daha önce verilmiş bir cevapla karşılaştığında soruşturmayı durdur.
Açıklamalar zincirinde bir gramer kayması olup olmadığına (yani, mesela hipotetik bir soruya hipotetik-olmayan bir cevap verilip verilmediğine) dikkat et.
Açıklamaların bir çevrim içinde olup olmadığına bak. (Böyle bir çevrime “uydurma açıklamalar halkası” diyebilirsin).
Bir açıklamalar zinciri kollara ayrılmakta (dallanmakta) ise, dallanma yerinde gramer kaydırmacası olup olmadığına dikkat et.


HAL İFADELERİ

Hal ifadeleri, durum veya olayların tasviridir. Açıklama değildirler.
Hal ifadeleriyle söylemek istediğimiz şey (en genel anlamda): “Durum şu şudur...”

Hal ifadelerine “doğru” veya “yanlış”tır denebilir. (Diğer bir deyişle, hal ifadelerinin doğruluğundan ve yanlışlığından bahsetmek anlamlıdır).
Eğer bir hal ifadesi, bir hipotetik sistemin terimleri ile ortaya konmuşsa, o zaman bu ifade, o hipotetik sistemin, bununla söz konusu edilen olaylar üzerine bir yorumudur.
Musa Örnek9September 5, 2013, 1:50
"İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI"
İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI İSİMLİ KİTAPTAN BİR BÖLÜM BAŞLIĞINI YAZI OLARAK PAYLAŞMAK İÇİN SEÇTİM. İLGİLİ KİTABA DAİR BİLGİLER İÇİN ŞU BAŞLIĞIMIZDAN YARARLANABİLİRSİNİZ:
https://www.tutunamayanlar.net/fikir/kitaplar-ve-hakkinda/475-kitap-ifadelerin-gramatik-ayirimi

5. İFADELERİN SINIFLANDIRILMASI

Bu bölümde ifadelerin kullanım alanlarına (lisan içindeki fonksiyonlarına) göre kategorilere ayırabileceğimiz bir sınıflandırma veriyoruz. İfadelerin lisan içindeki yapısını vurgulamak için sınıflandırmayı aşağıdaki sıra içinde inceleyeceğiz.

9 (H) Hayali ifadeler.
8 (MEB) Mecaz ve Benzeşim ifadeleri (teşbihler).
7 (TA) Tarih ifadeleri.
6 (THA) Teorik, Hipotetik ve Ampirik ifadeler.
5 (HAL) Hal ifadeleri.
4 (P) P-ifadeleri.
3 (GM) Gramatik ifadeler.
2 (MMB) Mantık, Matematik ve Biçim ifadeleri.
1 (Tİ) Temel inanç ifadeleri.
HAYALİ İFADELER

Hayali ifadeler masal, hikaye ve roman ifadeleridir.
Bir masal veya roman için: “Bu da gerçekten olur mu?” demezsiniz.
İnsan bir an için masalların herhangi bir olayla sınırlı olamayacağını sanabilir.
Fakat bazı yazı veya sözler için: “Bu masal (hikaye, roman) değil” diyebiliyoruz.
Hayali ifadeler bir olayı ifade etmezler. Bunlarda (masal, hikaye ve romanda) doğruluk veya yanlışlık söz konusu değildir.
Hayali ifadeler için, “İnanıyorum ki...” ön-eki bir anlam ifade etmez.
“Alaaddin ve Sihirli Lambası” masalında: “Büyücü neden lambayı ele geçirmek istedi?” sorusu, hayali (masalsı) bir cevap (açıklama) gerektirir.

Şu soruyu düşünelim:
“Alaaddin’in, lambayı büyücüden geri aldığını ispat edebilir misiniz?”

Şimdi de şu ifadeyi düşünelim:
“Büyücü Alaaddin’le M.Ö. 767 yılında karşılaştı. O tarihte Alaaddin dokuz yaşındaydı.”

Hayali ifadeler için:
“Hikayeye (masala, romana) göre...” demek anlamlıdır.


MECAZ VE BENZEŞİM İFADELERİ

Bir benzeşim ifadesi için “neden?” sorusu anlamsızdır. Ayrıca:
“... inanıyor musunuz?”,
“... ispat edebilir misiniz?”,
“Emin misiniz?”,
“Tarife (tanıma) göre...” ekleri anlamsızdır.
Mecaz ve benzeşim cümleleri, temsil etmekte oldukları normal (literal) ifade biçimlerine, yani hipotetik ifade biçimlerine veya tasvirlere çevrilebilir.
Normal ifade biçimine çevrilemeyen mecaz ve benzeşim cümleleri bir anlam ifade etmez. (Diğer bir deyişle, bunlar bize birşey tasvir etmeyecek veya açıklamayacaktır).
İşte size bir mecaz (ve iki benzeşim) ifadesi:
Bazı mecazi ifadeler, normal kullanılış biçimine çevrildikleri zaman kaybolup giderler. Güneş çıkınca su ve çamura dönüşen kardan adam gibi. Veya, ayırdetmesini bilen biri çıkıncaya kadar geçerli olan kalp para gibi...
Türkçede, “Şu masanın bir ayağı, ötekilerden kısa” şeklindeki ifadeleri mecazi ifade saymak gereksizdir. Çünkü bunlar kullandığımız lisan içersinde mecazi ifade işlevine sahip değildir. (Bunları normal ifade biçimine çevirmeye kalkmak anlamsızdır, çünkü zaten bunların normal ifade biçimi budur).
TARİH İFADELERİ

Tarih cümleleri, geçmiş olayları ifadede kullandığımız cümlelerdir.
Tarih cümlelerinin genel ifade biçimi: “Şöyle şöyle olmuştur, ...”
Tarih ifadeleri için: “Bunun delili (kanıtı) nedir?” sorusu anlamlıdır.
Birçok durumlarda tarih ifadeleri için, “Falan filana göre ...” (buradaki “falan filan”, bir tarihçinin veya olayı anlatanın ismi olmak üzere) ön-ekini kullanmak anlamlıdır.
Bir tarih ifadesini (veya aksini) desteklemek için “delillerden” (kanıtlardan) bahsetmek birçok durumlarda anlamlıdır.
Bazı durumlarda bir ifadenin, tarih ifadesi mi yoksa temel inanç ifadesi mi olduğunu söylemek imkansız görünebilir. Fakat temel inanç ifadelerin aksine, tarih ifadeleri için:
“Mümkündür ki ...”,
“Muhtemeldir ki...” ön-ekleri birçok durumlarda anlamlıdır.
Fakat: “Biz inanıyoruz ki...” ön-eki anlamsızdır.

(TAMAMI SH. 20-28 İÇİNDE, "İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI" ŞAKİR KOCABAŞ, KÜRE YAYINLARI)
Musa Örnek9April 24, 2019, 10:42
İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI

"Farklı ifade kategorilerinde kullanılan kavramlar ve terimler bu gün birçok bilim ve felsefe tartışmalarında birbirine karıştırılmaktadır. Bu durum, çeşitli ifade biçimlerinin gramatik olarak nasıl birbirinden ayrıldığını bilmemekten kaynaklanmaktadır. Elinizdeki bu kitap ifadelerin kategorik olarak birbirinden nasıl ayrılabileceğini örneklerle ortaya koymaktır. Kitapta ayrıca basit gibi görünen soruların aslında kendi içlerinde nasıl önermeler taşıyabildiği ve basit gibi görünen cümleler içinde nasıl bir gramer karışıklığı bulunabileceği de örneklerle gösterilmektedir. Kitaptan bir kesit: Birisi gelse size şöyle dese: “Alaaddin’in lambası aslında sihirli lamba falan değildi. Termodinamiğin ikinci prensibine göre çalışan, fakat uzay-zaman çevrimi yapabilen bir araçtı” ne dersiniz? Burada gördüğümüz gibi, “Alaaddin”, “sihirli lamba” gibi masal terimleri güya fiziksel (teorik) bir gramer içinde kullanılmış oluyor. Freud ve Marx gibi “teorisyenlerin”, “din” hakkındaki ifadelerinin şaşkınlığa yol açması, bir yandan bunların sanki teorik bir gramer içinde söylenmiş sözler olarak görülmesinden, öte yandan da bu tip “açıklamaların” hipotetik-olmayan bir temeli yokmuş gibi görünmesindendir." YAZAR ŞAKİR KOCABAŞ
Kitabın tamamının bulunduğu dosya: http://www.sakirkocabas.com/files/iga.doc
Ve yazarın adresi: http://www.sakirkocabas.com/
Kitaplarının dosyalarının bulunduğu adres: http://www.sakirkocabas.com/published.html
----------------------------------------------------
"İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI" KİTABININ İÇİNDEKİLER VE GİRİŞ
İÇİNDEKİLER
1. Giriş
2. Kelimeler
3. Gramatik Soruşturmalar-1
4. Biçimsel Sorular Sistemi
5. İfadelerin Gruplandırılması
Hayali İfadeler
Mecaz ve Benzeşim İfadeleri
Tarih İfadeleri
Teorik, Hipotetik, Ampirik İfadeler
Hal İfadeleri
P-İfadeleri
Gramatik İfadeler
Mantık, Matematik ve Biçim İfadeleri
Temel İnanç İfadeleri
6. Gramatik Soruşturmalar-2
7. Gramatik Soruşturmalar-3
Seçilmiş Bibliyografya
------------------------------
GİRİŞ
Bu kitap esas olarak çeşitli ifade biçimlerinin gramatik olarak nasıl birbirinden ayrılabileceği hakkındadır.

J. Piaget,[1] ilk kitaplarından biri olan “The Language and Thought of the Child” isimli kitabında çeşitli ifadelerin bir sınıflandırmasını yapmıştır; ancak onun bu sınıflandırması gramatik (felsefi) değil, sadece teorik (psikolojik) amaçlıdır.

L. Wittgenstein,[2] çeşitli ifade biçimlerini birbirinden ayırmaya çalışmış, hatta sonradan kitap halinde toplanan ders notları “Lectures on the Foundations of Mathematics”inde bütün bir seri ders programını matematik ifadelerle hal ifadelerinin (ki bunları fiziksel ifadeler olarak adlandırmaktadır) nasıl birbirinden ayrılabileceğine hasretmiştir. Hayatının daha sonraki dönemlerinde, çalışmalarını psikoloji ve sosyolojide kullanılan lisan (ifade tarzları) üzerine çevirmiştir.

Wittgenstein, bu tür ayırımların güçlüğünü, hatta birçok durumlarda da anlamsızlığını iyi bildiği için çeşitli ifade biçimlerini birbirinden ayırmada esas olacak belirli bir yapı ortaya koymamıştır. Bunun yerine, lisandaki bazı özgün fakat oldukça tipik sayılabilecek örnekler üzerinde çalışmış ve bir gramatik yapının (“lisan oyunu”nun) sınırlarını ortaya koymak üzere bazan da bu örnekleri kendisi uydurmuştur.[3]
Öyle görünüyor ki Wittgenstein bu ayırımları (mesela “doğrulanabilirlik” gibi) tek bir kriter üzerinden değil fakat, ifadelerin lisan içersinde kullanılmalarındaki farklılıklar üzerinden yapmış ve bu farklılıkları belirtmek için çeşitli kriterlerin kullanıldığı, karmaşık bir kriterler sistemi uygulamıştır.
Bu kitapta, bu tip ayırımlar için, (bazıları Wittgenstein tarafından da kullanılmış olan) bir kriterler sistemi veriyorum. Ayrıca bu kriterlerin tutarlı bir şekilde nasıl uygulanabileceğini göstermek üzere bazı örnekler de veriyorum. Bu örnekleri, “Kelimeler” kısmında[4] verilen kelimelerin kullanışları üzerine bazı felsefi (gramatik) problemlerle bağlantılı olacak şekilde seçtim.
Bölüm 4’te verilen (biçimsel) sorular sistemi, soruları daha elverişli bir şekilde değerlendirme imkanı sağlayacak yapısal lisanların geliştirilmesinde kullanılabilir. Bu ise, (biri p’ye, diğeri q*’ya tekabül eden) en az iki cümle alanını gerektirmektedir.

---------
1 Piaget (1971)
2 Wittgenstein’dan aktaran, Diamond (1976)
3 ‘Lisan oyunu’, Wittgenstein’in ikinci dönem çalışmalarında çok kullandığı bir terim. ‘Gramatik yapı’ terimini, bazı durumlarda ‘lisan oyunu’ yerine kullanılabileceğini de göz önünde tutarak, bundan farklı bir anlamda kullanıyorum.
4 “Kelimeler” kısmındaki büyük harflerle yazılmış kelimeler, kitabın anahtar kavramları olarak alınabilir.
(İFADELERİN GRAMATİK AYIRIMI- ŞAKİR KOCABAŞ- KÜRE YAYINLARI)
Musa Örnek9September 2, 2013, 8:02
1 [2] 3 4 5 6
Musa Örnek
Toplam İletisi:26