REUTERS 2017 FOTOĞRAFLARI
2017'de ödül kazanan Reuters fotoğraf ekibi tarafından yakalanan 50 çarpıcı an.

Luka Sulic , Kol Nidrei





Sezai Ekinci4January 1, 2018, 3:32
GERARD LENORMAN


MİCHELE
henuz 15 yasindaydin
saclarina kurdele takardin
buyuk sarayin
hemen yaninda oturuyordun
ben sabahlari seni cagirirdim
liseye gitmek icin
birlikte trene binerdik
michèle, yaninda oturmus
teneffusleri beklerdim
seninle kafeye gidip
sicak cikolata icmek
ve opusmek icin

bir gun 17 yasina geldin
saclarin ruzgarda ucusurdu
ve sik sik sarki soylerdin :
oh ! yesterday !
persembe ogleden sonralari
siyah beyaz sinemeya giderdik
marilyn'in filmlerini izlemek icin
michèle, aralik'ta bir gece
catilarin uzerine kar yagarken
beraberdik ikimizde
uyuya kalmistik
ilk defa.

zaman yavasca gecti
o cekici prens geldi
ve sana bulutlarin uzerinde
seyahatler sundu
evlendigini soylediler bana
nisan'da, gecen ilkbaharda
ve paris'te yasiyormussun.

michèle, hepsi cok uzak
sokaklar, mutlu kafeler
banliyo trenleri bile
seninle dalga geciyorlar, benimle alay ediyorlar
michèle, hepsi cok uzak
sokaklar, mutlu kafeler
banliyo trenleri bile
seninle dalga geciyorlar, benimle alay ediyorlar
Sezai Ekinci4January 1, 2018, 3:03
FOTO KRİTİK
Merhabalar ben Hazal, bundan sonra tutunamayanlar.net in fotokritik bölümünde fotoğraf okumalarıyla birlikte olacağız.


"Benim için fotoğrafçılık, kişisel hayatımdaki izlenimleri veya yaşadığım toplumun hayatını kaydetmek için kullanılan araçlardan çok daha fazlasıdır. Benim için, fotoğraf günlük yaşamda dikkatimi çeken diğer şeylerin ortasında merkezi, zihinsel ve dengeleyici bir nokta olarak hizmet ediyor. Bu, deli bir dünyada sığınmaktan mutluluk duyduğum bir cennet, akıl sağlığı bir adadır. "diyor Felix Lupa.

Felix Lupa, o zamanlar Sovyet birliği olan Ukrayna'da doğan bir sokak ve belgesel fotoğrafçısıdır. O’nun fotoğrafları için “sokak fotoğrafları” nın olağanüstü üslubudur ifadesi kullanılır.

Ted Grant: İnsanların fotoğraflarını renkli olarak çektiğinizde, onların giysilerini görüntülemiş olursunuz. Oysa onları siyah beyaz fotoğrafladığınızda, ruhlarını görüntülersiniz. der. Bu konuda Felix Lupa, Ted Grant kadar katı düşünmese de, fotoğraflarında siyah beyazı renkli olanlara çok zaman tercih etmektedir.

İnceleyeceğimiz bu Felix Lupa’ya ait fotoğraf, yine siyah beyaz çekilmiştir.

İlk olarak fotoğrafta önden arkaya doğru bir akış göze çarpmaktadır. Ön tarafta koşan genç bir adam, hizasında ağır yürüyen yaşlı adam, istikametleri farklı olmakla birlikte hizaları eşittir.

İlk bakışta koşan adamın dinamizmi dikkat çekerken biraz sonra gözleriniz yaşlı adamda bir duraksama yaşayacaktır. Sonrasında uzun kumsalın sonunda sizi bekleyen ve uzaklıktan ötürü çok seçilemeyen bir adam,deniz feneri ve kulübemsi bir yapı vardır.


İyi fotoğrafların çoğunda rastladığımız geometrik formlar burada da kendini fotoğraftaki en belirgin form olan üçgen form şeklinde göstermiştir. Ayrıca fotoğrafta dairesel ve dikdörtgensel formlara da rastlıyoruz.

Kumsala doğru uzayan gölgelerden, öğle vakti çekildiğini düşündüğümüz fotoğrafta kadraja dahil olan objeler düzenli ve göz yormadan fotoğrafa yerleşmiştir.

En sonda dizili taşlar kendi arasında ritim duygusu oluşturduğu gibi fotoğrafın bitiş noktasını da belirlemiştir.

Kostümlere bakıldığında günümüzden çok uzak bir zamanda çekilmediği söylenebilir. Lekelerin(obje) yerleştirilme şekli denge duygusunu desteklemiş ve bu anlamda fotoğrafı başarılı kılmıştır

Ama burada asıl odak noktamız genç adam ve yaşlı adam. Genç adamın canlı, dinç, güçlü ve hareketli bir yapı sergilemesi resme dinamiklik katarken diğer yanda yaşlı adamın durgun, düşünceli, güçsüz hali durgunluk hissi uyandırmıştır. Burada yaşlı adamın fizyonomik bir okumasını yapamasak bile hem genç olanın tam tersi olduğunun hissedilmesi hemde fiziksel hareketlerin, şekillerin ve ona ait görsellerin(baston gibi) yorumlanması ile bu sonuçlara varabiliriz.


Yaşlı adam ile genç adam arasında uzanan düz bir doğruyu göz kendinden seçmektedir. Yaşlı adam bir adım daha ileride olsaydı, fotoğraf denge ve bütünlük hissini kaybeder ve başka türlü bir okumaya açık hale gelirdi. Ya da genç adamın koşar vaziyette değil, yürür vaziyette çekilmesi fotoğrafçının iletmek istediği mesajın etkisini azaltır yahut yok ederdi. Böylelikle bütün öğelerin, eylemlerin birbirini tamamlayıcı unsurlar olduğunu söyleyebiliriz.

Objelerin birbirlerine göre konumları, çekim mesafesi, fotoğrafın anlam bütünlüğünün oluşması için önemli göstergelerdir.

Fotoğrafın gücünü aldığı asıl alan zıtlıklardır.

Kontrastın fotoğraflarda renk, doku, ışık, gibi çeşitli yerlerde kullanıldıklarını biliyoruz. Bu fotoğrafta genç-yaşlı, hareketli-durağan, uzak-yakın, kara-su gibi kontrastlar biçimsel kontrast olarak gösterilebilir. Kompozisyonunu ve özünü bu zıtlıklardan beslenerek oluşturmuştur.

Felix biçimsel ve içeriksel zıtlıkları kullanarak insanın algılayacağı biçimde birinin yokluğu karşısında zıttının bir anlam karşılığının olamayacağını bir nevi bu fotoğrafta hissettirmiştir.



Bu fotoğrafa baktığımızda fotoğrafçı biçimsel kontrasttan yararlanarak bize anlatmak istediğini anlatıyor ancak anlatmak istediğinin dışında başka bir şeyle karşılaşmıyoruz. Çünkü izleyiciye açık alan bırakılmamıştır.

Var olan zıtlıklar birbirini nötürlemiş ve izleyici bir şey anlayamadan başlangıç noktasına geri dönmüştür. Yaşlı-genç, güçlü-zayıf, uzak-yakın ilişkisi arasındadır izleyicinin seyri. Fotoğraf akılda kalıcıdır,ancak derinliksizdir. İzleyici ise yalnız izleyici.


Bir iyileştirme önerisi olarak fotoğrafta ki genç adam kadrajdan çıkarılınca fotoğraf izleyicisiyle bir ilişki içine girebiliyor.

Okunmasını istediğiniz fotoğraflarınızı, sitemizin, “çektiğiniz fotoğraflar” bölümünde paylaşırsanız elimizden geldiğince yorum yapmaya çalışacağız.
Hazal EKİNCİ
Sezai Ekinci4December 12, 2017, 9:17
JACOB RİİS
1800'lerin sonlarında, Amerika'da yaşamış sanatçı, Sosyal-Belgesel Fotoğrafçılığın ilk örneklerini vermiştir.
"Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa, ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden yüzbirinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşta o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir."

Tino Rossi - O mia bella Napoli




Sezai Ekinci4December 11, 2017, 1:23
UYANMA BİLDİRİSİ-NUHAN NEBİ ÇAM
“Ama çaresiz bakışlarla kaldım. Tan ağarıyordu o vakit. Kızıl bir şafak belirmişti şehrin doğusunda. Ay batıyordu ve hilaldi ve kesik kesik bakıyordu. Her sokak başında bir kan kokusu duydum. Geç bir vakitti ve masum kadınlara tecavüz ediyorlardı. Şimdi seninle konuşuyorum, Maruf…” (Uyanma Bildirisi, s.91)


Öykücü Nuhan Nebi Çam’dan yeni bir kitap: Uyanma Bildirisi…

Daha önceki yıllarda yazar üç ayrı esere imza atmıştı. Bu kitaplar Ötüken Neşriyat tarafından Yangın Sonrası Ölmek (2005), Kaçış (2011), Yolcu ve Eşkıya (2014) isimleriyle okuyucunun ilgisine sunulmuştur.

Yedi İklim, Kül Öykü, Türk Edebiyatı, Türk Dili, Dil ve Edebiyat gibi dergi ve gazetelerde öykülerini değerlendirmiştir, yazar.

Uyanma Bildirisi’nde on altı ayrı öykü yer olmaktadır. Ali Haydar Haksal, Çam’ın öyküleri hakkında şöyle bir hak verme yoluna gidiyor: “Güncelin tuzağına kapılmıyor. Hayatın bütün ayrıntılarına girip çıkıyor, anlatıyor ama asla onun sıradanlıklarına kapı aralamıyor, uzak duruyor. Bakıyor, görüyor, seziyor ve anlatıyor. Gelecek zamanda bugünün yaşanmışlıkları canlı bir anlatım olarak edebiyat ve öykü tarihindeki yerini almayı sağlıyor.” Yine öykü yazarı, eleştirmen Necip Tosun şu değerlendirmeyi yapıyor: “Nuhan Nebi Çam’ın öykülerine baktığımızda ağırlıklı olarak fotoğrafik bir anlatımı tercih ettiğini görüyoruz. Onun öykülerinde birden kendimizi bir İstanbul mekânında buluruz. İstanbul’un doyumsuz görüntülerinde, parklarında, limanlarında, ara sokaklarında. Ve anlatıcı bizi İstanbul’da gezdirmeye başlar. Bunun yanında şair, eleştirmen Mehmet Özger Uyanma Bildirisi yazarının metinleri ile ilgili şunları yazmıştır: “ Nuhan Nebi de olabildiğince yerlidir. Onun öyküsünü okuduğumuz zaman kendimizi, yerli bir coğrafyanın ve kültürün içinde hissederiz. Öykülerdeki anlatıca kahramanlar söz konusu yerli havaya karşın bir tür gerilim yaşarlar ve kendilerini modern yaşamın bozgunundan kurtaramazlar. Bu gerilim bireyin derinlikli psikolojik tahlilleriyle verilmez. Daha çok sembol niteliğindeki nesne ve yer adlarıyla verilir.”

Bilge Kültür Sanat Yayıncılık tarafından okuyucuya sunulan Uyanma Bildirisi kitabında itinalı bir baskı ve özverili bir kapak görseli okuyucusunu selamlamaktadır.

Sezai Ekinci4October 17, 2017, 11:55
1 2 3 4 5 [6] 7 8 9 10 11
Sezai Ekinci
Toplam İletisi:374