Azeri Şarkıları
Rasim Müzəffərli — Batmış Gəminin mahnısı
Sezai Ekinci12October 6, 2019, 11:52
Azeri Şarkıları
Oqtay Agayev oten gunler
Sezai Ekinci12October 6, 2019, 11:52
EVRİM
Evrim Hiçte iddialı değil Evrende.

Mavi göğün kenarında bir beyaz duvarın
yanındasın
Dayansanda beyaz duvara olanca hırsınla
Ne duvar çatlar kıskançlığından
Ne sen yorulursun sevmelerinden.
Bir beyaz duvar da var olan umut sana
yakışan
Ne politbüro ruhlusun
Ne asker bakışlı
İllede vakur ve tandanslarından
Bir eda
Sevda mesela
Sana yakışan.
Mavi göğün kenarında bir beyaz duvarın
yanındasın.
İnsansın.
Erol ARACI
Sezai Ekinci12May 15, 2019, 11:05
TEZAT BİR IŞIK: REMBRANDT
TEZAT BİR IŞIK: REMBRANDT
A. Agâh Öncül

1606-1669 yılları arasında yaşamış, Avrupa ve Hollanda sanat tarihinin en önemli ressamlarından biri olmuş, Hollanda asıllı ressam ve baskı ustası Rembrandt Harmenszoon van Rijn "ışığın ve gölgelerin ressamı" olarak anılmaktadır. Hollanda'da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Rembrandt, Leiden Üniversitesi'nde okumuş, usta ressamlardan dersler almış, ortaya çıkarttığı eserlerle sanat çevresinin takdirini kazanmıştır. Hollanda'nın ticaret, bilim ve sanat alanlarında yükseldiği Hollanda Altın Çağın’ı bizzat yaşamış ve zengin kesimden kimselere tablolar yapıp satarak çok iyi bir birikime sahip olmuştur. Hayatının ilerleyen zamanında evlenmiş, çocuğu olmuş eşini kaybetmiş evdeki dadıyla kötü biten bir ilişki yaşamış sonradan da eve alınan kâhya ile aforoz olmasına sebep olan o zaman ki toplumun onaylamadığı beraber yaşadığı başka bir ilişkisi daha olmuş ve de bu ilişkiden de bir çocuk dünyaya gelmiştir. Hayatının son 15 yılını maddi zorluklar içinde sürdürmüş, antika koleksiyonunu, eserlerini ve hatta evini bile satmak zorunda kalmıştır. Öldüğünde de bilinmeyen bir mezara gömülmüştür.
Böylesine hayatın ters uçlarını derinden yaşamış bu usta ressamdan geriye sanat otoriteleri tarafından hep takdir görecek, yüzyıllar boyu etkisi sürecek, sanatın birçok alanında kullanılacak, kendisine has bir tarz kalmıştır. Eserlerinde verdiği duyguyu tek bir kaynaktan gelen ışık yoluyla aydınlatarak sağlamıştır. Rembrandt aydınlatması diye de bilinen bu teknikte ışık tekil ve anlamlıdır. Bu yöntem ışığın değdiği cisimlerin üzerinde ışık ve gölge lekeleri oluştururken, bu lekeler cisimlere ışığın da geldiği yön ve anlatılmak istenen imge üzerindeki derinlik duygusuyla birlikte üçüncü boyutu da kazandırır. Böylece iki boyutlu olan resim, fotoğraf gibi görsellere derinlik Rembrandt’ın oluşturduğu ışık-gölge lekeleriyle eklenir. Sinema ve fotoğrafta çok yaygın olarak kullanılmış hatta bu alanlarda ışık konuşulması gerektiğinde uğraşanlara öğretilen ilk bilgilerden olmuştur. Bilhassa portrelerde yüze ifade gücü katmak için bu aydınlatma tekniği seçilmektedir. Genel çekimlerde ise asıl gösterilmek isteneni yine bu yolla izleyiciye sunarız. Tek bir noktadan gelen bu ışığın görselde aldığı yol ve yansıttığı ışık gölge oyunu, izleyicinin gerçeklik duygusunu daha derinden hissetmesine sebep olmaktadır. Rembrandt’ın başardığı bu teknikte ayrı bir detay ise modelin ve ya mekânın içinde izletilmek istenenin aydınlıkta, arka planın ise bazen tam karanlık ve ya dereceli hafif bir şekilde azalan ışıkla yarı aydınlıkta verilmesidir. Yüzlerdeki aydınlık karanlık etkisi sanatçının Dr. Nicolaes Tulp'un Anatomi Dersi, Gece Devriyesi gibi en çok tanınan yağlıboya tablolarında başarılı örneklerle verilmiştir. Yukardan, tek bir noktadan süzülen gizemli bir ışığın ana temayı aydınlatmasıyla, resimdeki yüzlerin yarısı aydınlık yarısı karanlık bırakılarak ve arka plana doğru gidildikçe ışığın karanlığa dönüşmesiyle oluşturulmuştur. Hatta bu teknikte portrelerde ışıklı ve gölgeli alanlar izleyiciye ya da objektife olan yakınlık ve uzaklığı ile de başka anlamlar kazanabilir. Yani bir portrede ya da genel görüntüde objektife yakın olan yerlerin mi aydınlık yoksa karanlık olacağı, ışığın hangi yönden ne kadardık bir açıyla geleceği bile o görseldeki anlamı bütünüyle değiştirebilir. Işığın nesneler ve ya kişiler arasındaki dereceli veya kati bir şekilde süzülmesi görselin içindeki duruş ve dizilime bağlı da olarak en karanlık durağan temalara bile hareket duygusu kazandırabilir. Hayatı gibi tezat bir ışık tekniğini sanata kazandıran Rembrandt, Latince’de Chiaroscuro olan ışık-gölge, aydınlık-karanlık anlamlarını da taşıyan bir teknikle, izleyiciye görselde yaşattığı hacim etkisiyle son derece dramatik eserler ortaya çıkartmış ve kendi çağdaşları ile sonradan oluşacak, yeni görsel sanatlarla uğraşan sanat kitlesine de sonsuz bir ışık kazandırmıştır.

Kaynakça:
Spence, David (2001). Rembrandt: Bir Portre Ressamının Yaşamı. Alkım Yayınevi.
Kılıç, Levend (2003)Görüntü estetiği. İnkılap Yayınevi.
Rembrandt, The Worldwide Art Gallery URL erişim tarihi: 17 Haziran 2007.

Sanatçı A. Agâh Öncül'ün Konuyla İlgili Bazı Çalışmaları. İyi Seyirler.

Sezai Ekinci12May 11, 2019, 2:09
DÖRT ASLAN

Cihatçı olarak tasvir edilen dört intihar eylemcisinin absürt ve komik hikayesi. Bir İngiliz komedisi, kara komedi, yada dram...

Batı medyasının, özellikle 11 Eylülden sonra bütün İslam Dünyası'na terörist gözüyle baktığını, terör saldırılarıyla ilgili yüzlece film çekildiğini biliyoruz. Bu filmi diğer filmlerden ayıran noktalar, bir komedi olması ve kısmende tarafsız olması. Film yayınlandığında 2005 Londra Metrosunda terör saldırısıyla hayatını yitiren kişilerin aileleri tarafından boykot edilmiştir.

Filmde dört cihatçı karakter görürüz ancak bunlar alışılanın dışında neşeli tiplerdir, dağılmış, parçalanmış hayatları yoktur. Filmde intihar saldırısını neden düzenlediklerine dair ipuçlarıda görmeyiz, haklılık yada haksızlık tartışmasıda görmeyiz. Sadece aptaldırlar. Yönetmenin intihar eylemi düzenleyen kişilerin motivasyonuna değil cahil olduklarına dikkat çekmek istediğini düşünebiliriz.

Sezai Ekinci12April 27, 2019, 11:27
1 [2] 3 4 5 6 7 8 9 10 11
Sezai Ekinci
Toplam İletisi:375