KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 01:48:34 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Güncel Film Yorumları  (Okunma Sayısı 1515 defa)
tutunamayanlar
Administrator
Hero Member
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 634



« : Ekim 10, 2007, 12:22:21 »

Güncel Film yorumlarınız....
Logged
DilaverKalas
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Şubat 02, 2008, 07:52:35 »

  Ben Efsaneyim i izledim bu gun yorum yapayim dedim
 
  Beceremedim

  Iyi degildi

  Siz de izleyin
Logged
ekleptik
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Şubat 04, 2008, 03:16:22 »

Sinema hakkında yorum yapacak kadar bilgim yok ama en son "Ulak"ı izledim ve hiç beğenmedim....

İdeolojik propagandanın olduğu yerde sanat olmuyor...
Logged
piraye
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 143


« Yanıtla #3 : Şubat 04, 2008, 12:49:05 »

İtalyan filmi "Abim Evin Tek Çocuğu" çok güzel bir filmdi..moda deyişle "şiddetle tavsiye ediyorum."

Logged
tutunamayaneren
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #4 : Şubat 07, 2008, 01:58:51 »

American Gangster - (Amerikan Gangsteri)

Kimse Frank Lucas'ı, şehirdeki bir fakir mahallesindeki siyahi çete patronunun sessiz sürücüsünü farketmemiştir. Ancak ne zaman ki patronu ölür, Frank aniden kendi imparatorluğunu kurmaya ve Amerikan rüyasını kendine göre yaşamaya başlar. Zekası ve sağlam iş ahlakı sayesinde şehrin uyuşturucu trafiğini yönetmeye başlar. Sokakları daha saf bir malla ve daha iyi bir fiyatla kontrol etmektedir. Lucas sadece bir suç örgütü lideri değildir, aynı zamanda sivil ve meşru bir süperstar haline de gelmiştir.

Richie Roberts dışlanmış bir polistir. Sokaklarda dönen uyuşturucu trafiğini ve bunun yeraltı bağlantılarını engelleyebileceğini düşünmektedir. Birisinin tüm bu işlerin arkasında olduğunu ve domine ettiğine inanmaktadır. Hem Lucas hem de Roberts'ın kendilerini diğerlerinden ahlaki açıdan değişmez ve sert kuralları vardır, bu onları kanunun karşısında tek başlarına bırakmaktadır. Bu iki adamın kaderleri birbirleriyle kesişir ve sadece birisinin zirveye çıkacağı bir hal alır.
NOT:Ayrıca filimde amerikanın iğrençliğinide çok güzel biçimde anlatmaktadır.filmi izlemnizi şiddetle tavsiye ederim. Göz kırpan


« Son Düzenleme: Şubat 07, 2008, 02:02:03 Gönderen: tutunamayaneren » Logged

Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.
tzameti
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


« Yanıtla #5 : Nisan 09, 2008, 04:00:03 »

  Koku&Perfume filmini izledim dün akşam yorgun gözlerle..
Pazar yerinde,balıkların üzerine doğurulmuş ve yaşamının&yaşamasının hiç bir anlamı olmayan bebeğin çığlıklarıyla başlıyor filmimiz,
Parçalanmış balık artıkları içinde bir yeni hayat...
İnsan yaşamının umursanmamasına olan öfkesinden bile yaşar yahu, bizim bebeğimizde yaşıyor.
Biraz Fareler Ve İnsanlardaki O sevdiğinden boynunu kıran vahşimsi varya ona benziyor biraz tabiatı,ama müthiş bir koku alma yetisiyle yaratılmış..
Elbette bu kadar değil,hemde hiç değil,

Bence çok kalabalık izlemeyin,bir bilemedin iki kişi olun..
Öyle sakince dehşete düşürüyoki insanı,öfkelenemiyorsun bile..
Logged
piraye
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 143


« Yanıtla #6 : Nisan 13, 2008, 07:15:17 »

koku gerçekten de iyi bir film..genelde romanını okuduğum filmleri izlerken düş kırkılığına uğramışımdır..bu film patrick süskind e yaraşıyor. izlemeyenler mutlaka izlesin, insana ve tutkularına dair çok şey bulacaklar..
Logged
enginfiroll
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 103



« Yanıtla #7 : Mayıs 02, 2008, 04:25:12 »

Kürşat Kızbaz’ın yönettiği: "Mevlana Celaleddin-i Rumi: Aşkın Dansı"'nda Sinan Tuzcu, Burak Sergen, Özcan Deniz ve Müşfik Kenter başrollerde yer alıyor.

Yüzyılları aşan evrensel barış, kardeşlik ve aşk düşünceleriyle tüm dünyada geniş kitleler tarafından sevilen ve saygı duyulan, büyük felsefi düşünür, Mevlana Celaleddin-i Rumi filmin ana konusunu oluşturuyor. Filmin temel amacını, düşünceleriyle insanlığa yön veren Mevlana’nın sevgi ve barış öğretilerinin, sinemanın etkisi ve gücüyle yorumlanması ve geniş bir izleyici kitlesine sunulması oluşturuyor.




Kimler İzlemeli?

Boğazın üstünde uçan halılar ya da suyun üstünde dönen semazenlerin olduğu Türkiye tanıtım filmlerini beğenenler.
Yılmaz Erdoğan’ın sesinden Mevlana şiirleri dinlemek isteyenler.

Kimler İzlememeli?

Mevlana’nın düşünsel ve sanatsal mirası konusunda yeni bir şeyler öğrenmek isteyenler.
Mevlana gibi bir figürün ticari ve popülist ürünlere konu olmasını hazmedemeyenler.

Yazdıklarınıza katılmakla birlikte yazmak istediğim:ben de belsegel niteliğindeki bu filmi seyrettim.doğrusu beğenmedim.hiç ama hiç doyurucu değildi.bana  samimi bile gelmedi.oyuncuları hiç beğenmedim.ben aşkı seyredicem sanıyordum aşkın a'sını göremedim.ki belgeselin sonunda anlamakta zorluk çektiğim bir kaç cümle vardı.(yanlışım varsa düzeltiniz).Mevlana aşkı bulmak için bir çok yere gidiyormuş ve gittiği yerlerden biri Kabe'ymiş ve orada da aşkı bulamıyormuş...sonra aşkı gönlünde bulduğu söyledi seslendiren şahıs...bunu duymak beni biraz şaşırttıı..Kabe'de aşkı bulamamak,zaten gönülsüzlüğün ta kendisidir...Kabe'ye turistik gezi yapan turistler,istanbulda sultan ahmettede ayasofyadada eyüp sultan dada bir çok şey bulamıyor sanatsal binalardna başka...vesselam...
Logged

zaman...
phoenix
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Mayıs 05, 2008, 11:02:45 »

5 vakit ve Küçük Kıyameti ardrada izledim

sonra dedim ki türk sineması iyiye gidiyor...

ulakı ve celaleddin rumiyi izlemedim çünkü demek istemedim ki türk sineması kötüye gidiyor

cenneti beklerkeni izledim ve dedim ki derviş zaim çok pis taraf tutuyor

Bakış Açısını izledim ve dedim ki ehhh işte. parasını anca kurtarır. (ama en azından kurtarır)

Karamel'e gideceğim inşallah
ne diyeceğimi de o zaman görürüz bakalım...
Gülümseme

Logged
BERCESTE
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92



« Yanıtla #9 : Kasım 14, 2008, 07:37:08 »

koku gerçekten güzel bir film ama sonu beni çok da etkilemedi açıkçası. ameriken gagsteri harika,bakış açısı güzel,heyecanlı,farklı.en son üç maymun,güzel...
Logged

_Tanrı nın kanı en çok benim damarlarımda akıyor
dilimde bağıran kan onun,asırlardır pıhtılaşmayan_
zizem
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26



« Yanıtla #10 : Aralık 20, 2008, 10:45:19 »

Arog'u Muro'yu vs. vs. yi izlemekten korktum bu hafta... Sonbahar gelecek ona gideceğim bir de Sıcak var gitmek istediğim Abdullah Oğuz filmi... onlar dışında sinemada gidilebilinecek herhangi birfilm yok benim için... darısı başınıza
Logged

Tutunabilene aşk olsun!?
bitkinmiskin
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 64


« Yanıtla #11 : Aralık 23, 2008, 04:21:49 »

 Noise diye bi fransız filmi var . biri birinden esinlenmiş gibi ama ikisi de güzel . mr73 ayrı bi güzel film . ailesi trafik kazasında yok olmuş alkolik bi polisin hikayesi . bir yandan yaşamaya çalışıyor bir yandan beceremiyor . izlemenizi tavsiye ederim .mr73 polisin değil bir silahın adı .  aşşağıda da tanıtımı ;

  Mr73

Tür : / Suç
Yönetmen : Olivier Marchal
Senaryo : Olivier Marchal
Yapım : 2008, Fransa

Oyuncular

Daniel Auteuil (Schneider) , Olivia Bonamy (Justine) , Catherine Marchal (Marie Angéli) , Francis Renaud (Kovalski) , Gerald Laroche (  Matéo) , Guy Lecluyse (Jumbo)

"Marsilyalı eski bir polis olan Auteil yeni bir görev almıştır, ailesi öldürülen bir kadını koruma görevi. Kadının ailesini öldüren katil hapishaneden çıkmıştır ve kadını Auteil’den başkası koruyamaz.

MR 73, "Gangsters" ile başlayan ve yalnızlık, umutsuzluk ve başıboşluk üstüne olan üçlemenin üçüncü filmi. 15 yıldan beri bu projeyi düşünen yönetmen, polisiye entrikanın içinde varoluşun bir koşulu olan unutmak üzerine bir film yapma isteğiyle bu üçlemeyi ortaya çıkarmıştır.

Bu üçleme aynı zamanda yönetmenin polislere duyduğu saygıyı atfetme yoludur. " 
                                                                                                           alıntı
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: