KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 01:50:37 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: 1 2 [3] 4
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tutunamayanlar - Oğuz Atay  (Okunma Sayısı 2440 defa)
septimus
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


« Yanıtla #30 : Eylül 16, 2008, 04:01:31 »

    Berna Moran'ın üstüne söz söylemek biraz zor oluyor...tartışır,en sonunda da B.Moran da şöyle bir değerlendirme yapıyor diye toparlarız diye düşünmüştüm,fakat pratogonist çok aceleci davrandı,tartışmayı biraz da başlamadan bitirdi....ama yine de söylenebilecek bir çok şey vardır.Mesala yazarın teknik bir tercih olarak,turgut Özben'i konuşturabilmek adına yaratmış olduğunu da,başka bir açıdan söyleyebiliriz.
   
     
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #31 : Eylül 16, 2008, 04:08:47 »

evet tahmin ettiğim gibi septimus aptal okadarını biz de biliyoruz dedi:) ama söylediği gibi olric hakkında pek konuşulmadığı için yeri gelince de çöt diye atlamak geldi içimden aaa bi de şu var okuyun diye...tabi berna moranın dışına çıkıp yeni sözler söylemek hala çok zor değil...
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #32 : Eylül 16, 2008, 04:32:36 »

turgut,selim'in intiharıyla bilinçlenme sürecine giriyor ve olric,turgut'un kendisiyle konuşmasını hesaplaşmasını hatta cesaretlenmesini sağlıyor. turgut'u tanımamız için olricle konuşturuyor oğuz atay onu.onun içsesi olduğunu söyleyebilir miyiz bilmiyorum.turgut'tan bağımsız biri olduğunu da söyleyemeyiz aslında olric'in. turgut'a hitap şekillerine baktığımızda ("efendimiz" gibi)  onun kölesi olduğunu bile düşünebiliriz.belki de olric tehlikeli oyunlar'da hikmet'in istediği ,onun her şeyini onaylamasını istediği kölesidir.
Logged
septimus
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


« Yanıtla #33 : Eylül 16, 2008, 09:10:38 »

Tehlikeli Oyunlardan söz açılmışken,Albayım var orada...kuşkusuz turgut'ın Olrici ile Hikmet'in Albayını birebir örtüştürmeyeceğim,ama benzeşen kimi yanlar da var kanımca...Oğuz Atay'ın ikisini de farklı nedenlerden ötürü ortaya çıkarttığı belli olsa da,Hikmet'in de Turgut'un da kurulu bir düzenin dışına çıkıp başka bir yaşam yaşamaya başladıkların da yanlarındaki en sadık dostları bunlardır......Turgut aileişev'i bi kenara bırakıp,Hikmette  yaşam alanını terkedip bir gecekonduya kaçışın da mutlak yalnızlıklarının Olric ve Albay ile biraz olsun dengelendiğini düşünüyorum...
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #34 : Eylül 17, 2008, 02:07:55 »

yaşamlarını değiştirmeye başaldıklarında turgut'un yanında olric hikmet'in yanında albay vardır evet.bu açıdan bir benzeşim kurabilirz. ama adı üstünde hüsamettin ALBAY.hükmeden onu yönlendiren hayatını şekilleniren beraber oyun yazdıkları insan.oysa olric daha çok köle gibi.tehlikeli oyunalrla ilişkilendirdiğimizde olric'i daha çok hikmet'in sahip olmak istediği köle olarak düşünmekte ısrarcıyım ben.selimle hüsamettin albay arasında da bi benzeşim kurulabilir belki.ne kadar farklı olsalr da.turgut selim'in intiharıyla kendini değiştirmeye başlıyor.hikmet ise hüsamettin albayla yeni hayatını şekillendiriyor.
aslında oğuz atay kitaplarındaki kişilerin benzeşim kurduğu okadar çok yer varki.hepsi iç içe geçmiş ama yine de birbirinden bağımsız.oğuz atay cumhuriyetinin içinde özerk birer ülke onun kitapları...
Logged
septimus
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


« Yanıtla #35 : Eylül 18, 2008, 04:46:17 »

     Tutunamaynlar'a bir de Viladimir Nobakov'un romanları üzerinden bakabiliriz.Sebastian Knıghtın Gerçek Yaşamı romanın da Sebastian Knıght'ın yaşamının izi sürülür,yaşamının 'gerçekliği' anlatılmaya çalışılır,bu sıra da ortaya çıkan günlükleri\yazıları\mektupları ile hayatını anlama uğraşı genişler...bütün bunlar Sebastian'ın kardeşi tarafından yapılır,yani biz 'gerçekliği' kardeşin gözünden görürüz...kardeşin zamanla Sebastianlaşması söz konusudur bir yandan da. Romanın bu yapısı tutunamaynlar ile benzerlikler göstermektedir.Turgut'un Selimin yaşamının izini sürmesi,onu anlamaya çalışması ve sonun da Selimleşmesi...
      Solgun Ateş romanın da,roman denilebilir mi bilemiyorum,50 sayfa boyunca Solgun Ateş romanın okuruz.Şiir 500 mısradan oluşur,ardından ise şiirin çeşitli mısralarının açıklamasını okuruz...tutunamaynlardaki Şarkılar bölümünü ve açıklamlarını anımsayalım.
      Tutunamynalar'ın Nobakovun bu iki romanından büyük izler taşıdığını söyleyebiliriz.
    Protoganist bu ara da,nerede okuduğu mu anımsamıyorum,bir yazar Albay'ı ordu-sol ilşikisi üzerinden değerlendirip,bir dönem solcuların 'ordu gençlik elele' sloganları atmasının,Albay tercihin de etkili olduğunu anlatır....
 
   
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #36 : Eylül 29, 2008, 02:29:29 »

biraz da bilge ve sevgi üzerinde dursak ya.bu iki farklı kadının işlevleri neler bunu irdelesek.
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #37 : Eylül 29, 2008, 02:48:57 »

"ben birlikte yaşadığım varlıkları, ayrıca birer kavram oalrak düşünmek istemiyorum... sen olduğun gibi yaşamak istiyorsun kafamda:bir varlıkkavram olarak çıkıyorsun karşıma.yaşarken düşünülmesi ve düşünürken yaşanması gereken  bir mesele olmak istiyorsun."diyor bilgeye yazdığı mektupta hikmet.
çok can alıcı bi bölüm olduğunu düşünüyorum ben bunun. belki kendimi bilge'ye yakın hissetmemden kaynaklanıyordur.tabi bu objektif bi değerlendirme olmadı farkındayım kişiselleştirdim.
oğuz atay'ın kitapları sözkonusu olduğunda kişiselleştirmemek zor oluyo aslında.çünkü onun kitaplarını bitiren insanlar içinde mutlaka hikmet selim turgut ve bilge barındıran insnalr bence.farklı tekniklerle yazılmış farklı türdeki romanalarda durum bence böyle değil.yabancılaşma yaşayan bireyler böyle kitaplarla karşılaştığında çölde su bulmuş kadar seviniyolar.
kendi adıma şunu söyleyebilirimki oğuz atay okumaya başaldıktan sonra hayatım eskisi gibi değil ve olmıcak.insanın iliklerine işleyen ve hücrelerine nüfus eden kitapalr bunlar.taşıması zor kelimelr bırakıyo ardında.ve hiçbir zaman bitti deyip bi başkasına verebileceğiniz kitaplar değildir bunlar.hatta zamanla bağımlılık yapar.belirsiz aralıklarla farklı dozlarda almak zorunda hissedersiniz kendinizi.
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #38 : Eylül 29, 2008, 03:13:29 »

"sevgili bilge,işte bu yüzden hayal ve gerçek onalra verdiğim anlamaları kaybetmek üzere.sen,yaşadığım bir gerçek misin?yoksa bir zamanlar görmüş olduğum bir rüya mısın?...belki ben,efsanenin heyecanı içinde ,ıssız bir adaya düşmüş zavallı bir ruh gibi karaya çıkacak ilk canlıyı beklerken seninle karşılaştım...ben mutlak yalnızlığı ancak hayal edebiliyorum.ben,ergenlik öncesi hayallerimin sıcak bir görüntüyle teslli edilebilmesi uğruna bütün soyluluklardan vazgeçiyorum.sevgi,yakınlık arzu,ilgi,merak,güzellik gibi susamış bütün kavramları ellerşmel tutmak için büyük bir gerginlikle sarılıyorum sana.benim gerçekliğim seni rahatsız ediyor.ilişkimizn sonsuza kadar uzaması için belirsiz ve esrarlı bir yaşantı istiyorsun sen."
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #39 : Eylül 29, 2008, 03:22:08 »

"ikimiz de bu dünyanın insanı değildik.iyi kötü bir şeyler yapmağa çalıştık.ben suçluyum:sevgi'den farklı olduğumu gizledim.gen de bizi yargılayanlara karşıyım.ne yazık sonunda haklı çıktılar.onalra göstermeliydim.fakat analtması çok zor:benim becerebileceğim bir iş değil.ne söyleyeceklerini duayr gibi oluyorum;duymak istemiyorum.bir fırsat daha kaçırdık.sevgi,kendisini ve olanları hiç anlayamayacak.ben bir şeyler yapabilseydim.başım ağrıyor yorgunum.boşu boşuna denecek ,boşu boşuna.işte buna dayanamıyorum."
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #40 : Ekim 01, 2008, 01:18:36 »

     "söyle evladım diye teselli ederdi annem beni.söyle de içine hicran olmasın.hicran oldu anne." ne kadar arabesk bi ifade ama bunu seviyorum.sevgi ve bilge'den bahsederken birdenbire alkasız bi şekilde bu cümleyi yazma gereği duydum.üstelik bi bayram günü.sanırım ben de gitgide arabskleşmeye başlıyorum.duygu sömürüsü yapar gibi oldu:) tehlikeli oyunalr'ı karıştırırken gördüm bu cümleyi.yazamadan edememedim.bi nebzede olsa rahatlatıyo insanı.bilinçakışı da olsa buraya bir şeyler yazmak rahatlatıyo.
Logged
septimus
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


« Yanıtla #41 : Ekim 02, 2008, 02:00:25 »

Sevgi ve Bilge....evet,güzel bir mesele,üzerinde düşünmek gerek.Tehlikeli Oyunları biraz hatırlamaya çalışmam geek.Himet,Sevginin yanın da sevgisiz Bilgenin yanında da bilgisizleşiveriyordu,anımsadığım kadarıyla...tutunamıyanları yeniden elime aldım,iyi bir okuma yapmaya çalışıyorum,ardın da Telikeli Oyunları yeniden elime alıcam,o zaman daha sağlıklı şeyler yazabilirim....
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #42 : Ekim 03, 2008, 02:42:10 »

evet hikmetin sevginin yanına sevgisiz bilgenin yanında bilgesiz olması sevgi ve bilgenin formülü aslında.bu arada ben de tutunamyanalrı bir daha ne zaman başlarım diye düşünüyorum.aradan en az 5sene geçmesi gerekiyo sanırım.dediğim gibi belli aralıklarla aralayıp kapısını içeriye şöyle bi bakıyorum ama başlamaya karar vermem için bi eşiğe gelmem gerekiyo herhalde.
 
Logged
septimus
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


« Yanıtla #43 : Ekim 05, 2008, 03:00:54 »

tutunamayanlar'ı okuma çalışması vesilesiyle elime aldım.İstersen sen de katılabilirsin,bir düşün derim
Logged
protagonist
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #44 : Ekim 06, 2008, 12:10:56 »

okuma çalışması derken sitede bahsedilen okuma çalışmasından mı bahsediyosun?onun için ben de mail atmıştım ama bi cevap alamadım. tam olarak nasıl bi çalışma bu?bilgi verirsen sevinirim.
tutunamayanları tekrar okuma konusuna gelince sanırm benim için henüz erken.geçen yıl okumuştum tutunamyanaları.üstünden biraz daha zaman geçmesi gerekiyo diye düşünüyorum.yanılıyor muyum bilmiyorum.ama bi başalrsam toparlamam biraz zor olur gibi geliyor.
Logged
Sayfa: 1 2 [3] 4
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: