KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 12:22:31 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nazım Hikmet Ran  (Okunma Sayısı 873 defa)
leylirumi
Ziyaretçi
« : Şubat 08, 2008, 07:59:54 »

                                                                  Nazım Hikmet Ran
MEMLEKETİMİ SEVİYORUM

...
Memleketim
Memleketim ne kadar genis:
dolasmakla bitmez tukenmez gibi geliyor insana.
Edirne, Izmir, Ulukisla, Maras, Trabzon, Erzurum.
Erzurum yaylasini yalniz turkulerinden taniyorum
ve guneye
pamuk isleyenlere gitmek icin
Toroslardan bir kere olsun gecemedim diye
utaniyorum.

Memleketim:
develer, tiren, Ford arabalari ve hasta esekler,
kavak , sogut ve kirmizi toprak.

Memleketim.
Cam ormanlarini, en tatli sulari ve
dag basi gollerini seven alabalik
ve onun yarim kilolugu
pulsuz gumus derisinde kiziltilarla
Bolu'nun Abant golunde yuzer.

Memleketim:
Ankara ovasinda keciler:
kumral, ipekli, uzun kurklerin parildamasi.
Yagli, agir findigi Giresun'un
Al yanaklari mis gibi kokan Amasya Elmasi,
zeytin, incir, kavun ve renk renk salkim salkim uzumler
ve sonra kara saban
ve sonra kara sigir:
ve sonra: ileri, guzel, iyi
her seyi
hayran bir cocuk sevinci ile kabule hazir
caliskan, namuslu, yigit insanlarim
yari ac, yari tok
yari esir...
« Son Düzenleme: Mart 16, 2008, 09:36:29 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
leylirumi
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 302



« Yanıtla #1 : Haziran 09, 2008, 08:54:57 »

Logged

"anne, yahudiler çocukları öldürmek için küçük mermi mi atıyorlar?"
pandora
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 30



« Yanıtla #2 : Haziran 09, 2008, 09:07:49 »

 

HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN!

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan 'Bu kuşun kanadı
neden beyaz değil? ' diye bir soruyla bile
karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
halin cezanda indirim sağlamaz.


Sen, 'Ama senin için şunu yaptım' derken o, 'şunu
yapmadın' diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
'Peki o ne yaptı' deme. Herkes kendinden sorumludur
aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
lüksü sonuna kadar yaşasın.


Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. 'Acılara tutunarak'
yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,
yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir
eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken
de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin
sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
cabası....


Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter
ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

NAZIM HİKMET



 
Logged

"Ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda..."
BERCESTE
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92



« Yanıtla #3 : Kasım 18, 2008, 02:15:42 »

gönlümle başbaşa düşündüm demin
artık bir sihirsiz nefes gibisin
şimdi ta içinde bomboş kalbimin
akisleri sönmüş bir ses gibisin

maziye kavuştu sevda yeminim
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence sen de artık herkes gibisin

NAZIM HİKMET
Logged

_Tanrı nın kanı en çok benim damarlarımda akıyor
dilimde bağıran kan onun,asırlardır pıhtılaşmayan_
zizem
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26



« Yanıtla #4 : Kasım 22, 2008, 01:05:55 »

Karıma Mektup

(11-11-1933 Bursa Hapishanesi)

Bir tanem!
Son mektubunda:
'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun.
'Seni asarlarsa seni kaybedersem;
diyorsun;
'yaşıyamam! '
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin
kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgilim;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nazıma!

Ben,
alaca karanlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...

Karım benim!
İyi yürekli
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim:
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.

Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

 NAZIM HİKMET
Logged

Tutunabilene aşk olsun!?
Belcuvan
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 27



« Yanıtla #5 : Kasım 22, 2008, 04:39:18 »

Kerem Gibi

Hava kurşun gibi ağır!!
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum...

O diyor ki bana:
- Sen kendi sesinle kül olursun ey!
Kerem
gibi
yana
yana...
"Deeeert
çok,
hemdert
yok"
Yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır...
Hava kurşun gibi ağır...

Ben diyorum ki ona:
- Kül olayım
Kerem
gibi
yana
Logged

Uyvar kalesinin eski yoldaşı
O batılı akşama yenildiniz...
Ne kırıldınız ne büküldünüz,
Bir Yeniçeri palası gibi,
Öç gününe çekildiniz!..
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: