|
leylirumi
Ziyaretçi
|
 |
« : Şubat 08, 2008, 07:59:54 » |
|
Nazım Hikmet Ran MEMLEKETİMİ SEVİYORUM
... Memleketim Memleketim ne kadar genis: dolasmakla bitmez tukenmez gibi geliyor insana. Edirne, Izmir, Ulukisla, Maras, Trabzon, Erzurum. Erzurum yaylasini yalniz turkulerinden taniyorum ve guneye pamuk isleyenlere gitmek icin Toroslardan bir kere olsun gecemedim diye utaniyorum.
Memleketim: develer, tiren, Ford arabalari ve hasta esekler, kavak , sogut ve kirmizi toprak.
Memleketim. Cam ormanlarini, en tatli sulari ve dag basi gollerini seven alabalik ve onun yarim kilolugu pulsuz gumus derisinde kiziltilarla Bolu'nun Abant golunde yuzer.
Memleketim: Ankara ovasinda keciler: kumral, ipekli, uzun kurklerin parildamasi. Yagli, agir findigi Giresun'un Al yanaklari mis gibi kokan Amasya Elmasi, zeytin, incir, kavun ve renk renk salkim salkim uzumler ve sonra kara saban ve sonra kara sigir: ve sonra: ileri, guzel, iyi her seyi hayran bir cocuk sevinci ile kabule hazir caliskan, namuslu, yigit insanlarim yari ac, yari tok yari esir...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 16, 2008, 09:36:29 Gönderen: tutunamayanlar »
|
Logged
|
|
|
|
leylirumi
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 302
|
 |
« Yanıtla #1 : Haziran 09, 2008, 08:54:57 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
"anne, yahudiler çocukları öldürmek için küçük mermi mi atıyorlar?"
|
|
|
pandora
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 30
|
 |
« Yanıtla #2 : Haziran 09, 2008, 09:07:49 » |
|
HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN!
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan 'Bu kuşun kanadı neden beyaz değil? ' diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, 'Ama senin için şunu yaptım' derken o, 'şunu yapmadın' diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. 'Peki o ne yaptı' deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. 'Acılara tutunarak' yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
NAZIM HİKMET
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda..."
|
|
|
BERCESTE
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 92
|
 |
« Yanıtla #3 : Kasım 18, 2008, 02:15:42 » |
|
gönlümle başbaşa düşündüm demin artık bir sihirsiz nefes gibisin şimdi ta içinde bomboş kalbimin akisleri sönmüş bir ses gibisin
maziye kavuştu sevda yeminim bir anda unuttum seni, eminim kalbimde kalbine yok bile kinim bence sen de artık herkes gibisin
NAZIM HİKMET
|
|
|
|
|
Logged
|
_Tanrı nın kanı en çok benim damarlarımda akıyor dilimde bağıran kan onun,asırlardır pıhtılaşmayan_
|
|
|
zizem
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 26
|
 |
« Yanıtla #4 : Kasım 22, 2008, 01:05:55 » |
|
Karıma Mektup
(11-11-1933 Bursa Hapishanesi)
Bir tanem! Son mektubunda: 'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun. 'Seni asarlarsa seni kaybedersem; diyorsun; 'yaşıyamam! ' Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin kızıl saçlı bacısı en fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı. Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. Bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm. Fakat emin ol ki sevgilim; zavallı bir çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli geçirecekse eğer ipi boğazıma, mavi gözlerimde korkuyu görmek için boşuna bakacaklar Nazıma!
Ben, alaca karanlığında son sabahımın dostlarımı ve seni göreceğim, ve yalnız yarı kalmış bir şarkının acısını toprağa götüreceğim...
Karım benim! İyi yürekli altın renkli, gözleri baldan tatlı arım benim: ne diye yazdım sana istendiğini idamımın, daha dava ilk adımında ve bir şalgam gibi koparmıyorlar kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver. Bunlar uzak bir ihtimal. Paran varsa eğer bana fanila bir don al, tuttu bacağımın siyatik ağrısı, Ve unutma ki daima iyi şeyler düşünmeli bir mahpusun karısı.
NAZIM HİKMET
|
|
|
|
|
Logged
|
Tutunabilene aşk olsun!?
|
|
|
Belcuvan
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 27
|
 |
« Yanıtla #5 : Kasım 22, 2008, 04:39:18 » |
|
Kerem Gibi
Hava kurşun gibi ağır!! Bağır bağır bağır bağırıyorum. Koşun kurşun erit- -meğe çağırıyorum...
O diyor ki bana: - Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana... "Deeeert çok, hemdert yok" Yürek- -lerin kulak- -ları sağır... Hava kurşun gibi ağır...
Ben diyorum ki ona: - Kül olayım Kerem gibi yana
|
|
|
|
|
Logged
|
Uyvar kalesinin eski yoldaşı O batılı akşama yenildiniz... Ne kırıldınız ne büküldünüz, Bir Yeniçeri palası gibi, Öç gününe çekildiniz!..
|
|
|
|