KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 12:52:48 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hakan Arslanbenzer  (Okunma Sayısı 854 defa)
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 638



« : Mayıs 23, 2008, 08:50:45 »

"1971 Kars doğumlu. Anadolu Lisesi mezunu. İşletme ve İngilizce Öğretmenliği'ne devam etti, mezuniyeti yok. 1993'ten beri şiir, 96'dan beri şiir üzerine eleştirel denemeler yazıyor. Dergâh'ta başladığı yayım hayatını 1997'de İcabi Akçaoğlu ile birlikte çıkardıkları Şehrengiz ve 2000-2001 yıllarında kendisinin çıkardığı Atlılar'da sürdürdü. Atlılar'ı feshederek, Eren Safi'yle birlikte Huruç'u kurdu. Reis'in Kara Merhemi (97) , Şehidet'in Erken Günlerini Anarak (98) ve Namus ve Başka Şiirler (01) adlı şiir kitaplarının yanı sıra Dünyaya Saldıran Şair (98) adlı eleştirel deneme kitabı da Dergâh yayınları arasından çıktı. 'Neo-epik şiir' görüşünü ortaya atmıştır. Şu an da Fayrap dergisini çıkarıyor ve yönetmenliğini yapıyor. İlk üç kitabından yaptığı seçmelerle yeni şiirlerini bir araya getirdiği Çok Üzgünüm adlı kitap ise Şiirler 1995-2005 altbaşlığını taşıyor. (2007, Fayrap Kitaplığı.) Kılavuz dergisinde kültür ve düşünce yazıları çıkıyor. Ayrıca Türk Şiiri 2005 ve Türk Şiiri 2006 başlıklı iki şiir yıllığı çıkardı (2006, Büyükharf Yay.)(2007, Büyükharf Yay.). "




"Başladığım günden beri saf lirik şiir yazıyorum. Saf anlamda bir lirizmin şiirin tamamını oluşturmaya yetmediğini düşünüyorum. Bu düşüncem, özellikle II. Yeni şairlerinin 1960'larda ve İsmet Özel ve Cahit Zarifoğlu'dan daha sonra yazdığı neo-epik şiirlerde temelini bulur. Neo-epik şiir, bir yanıyla saf lirizmden ciddi bir kopuştur. Öte tarafta, bu şiir, akılla yazılan veya izlekçi, dizgeci bir şiir de değildir. Aklın sağladığı çağdaşlık, yani ironi ya da mesafe; şiirin göreneksel ritmi, tınısı ya da hızı çerçevesine sığdırılabilirse, neo-epik şiir karşımızdadır. Akılla yazılmaz ve akılla okunmaz; ama neo-epik şiirin hem yazılması hem de okunması akılla beslenir ve akıl besler..."

 "Bugün Türkiye'de özellikle şiir çevresinde dönüp duranlar, şiirin gürleşmesinin önünde ayrıca birer engeldir. Aslında bu ülkede şaire hep bir yer açılmış ve açılmaktadır. Öte tarafta, bu "yer", dünyanın bütün anlamına katkı olabilecek şiirin filiz vermesine uygun bir yer değildir. Zira, "dünyanın bütün anlamı"; bu ülkenin okumuşlarının birbirlerine yaklaşmasını, birbirleriyle tartışmasını veya anlaşmasını sağlayacak bir medium olmaktan uzaktır."

« Son Düzenleme: Mayıs 23, 2008, 08:52:34 Gönderen: uyku » Logged

İnsanlar uykudadırlar; öldüklerinde uyanırlar!
phoenix
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Mayıs 23, 2008, 09:50:51 »

bir türlü sevemedim şiirlerini
Logged
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 638



« Yanıtla #2 : Mayıs 23, 2008, 10:00:15 »

Şiirin de cinsiyeti olurmuş demek ki Gülümseme Arslanbenzer şiirleri erkeksi... Yani argoyla, küfürle bezenmiş, kelimelerin oldukça özgür bırakıldığı şiirler...



Logged
sema
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 90



« Yanıtla #3 : Mayıs 24, 2008, 07:30:35 »

 Niye böyle kategorize edip Arslanbenzer şiirlerini kendi safınıza mal ediyorsunuz. Argo yada küfürlü olmasından ziyade kelimeleri azad ettiği için daha çok kadınsı olması gerekir o zaman. Madem bir safa koyacaksak şiirlerini. Kadınlar gibi görünüşte narin ama bir çok ayrıntı barındıran çelik gibi kuvvetli bir yapısı vardır şiirlerinin.

 Hakan Arslanbenzer alışılmadığın dışında şiir yazar, ruhları sertçe okşar ve dilinizde acımtrak bir tad bırakır. (Bakın burasıda kadınsı Gülümseme)
Ayrıca eleştirmenliğinin de hakkını verir.
Kısacası muhteşemdir kanımca.
Logged

Volkan olup eritsede lavlarım beni
Ben sen olmanın sarhoşluğunda bir deli
                                        vs. vs
phoenix
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Mayıs 24, 2008, 11:11:22 »

iyi eleştirir de

şiirlerini kurallara çok gömülmüş buluyorum ben

ne kuralına mı?
kuralsızlık kuralına...

o "serbest serbest yazma" akımı var ya
ikinci yeni ötesi
post-ikinci yeni mi desem  Dil çıkaran
işte ona o kadar gömülmüş ki şiirleri
çıkarıp da elime alıp sevemiyorum

gerçi bu dediklerim daha çok çıkardığı şiir derlemelerindeki kendi şiirleriyle ilgili...
kimi şiirleri güzel
ona da laf etmiyorum

neydi?
"Bütün evlilikler bir gün bitecek

Size bunu bildirmeyi bir görev bilirim"
« Son Düzenleme: Mayıs 24, 2008, 11:35:59 Gönderen: phoenix » Logged
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 638



« Yanıtla #5 : Mayıs 24, 2008, 11:41:28 »

"Neye şiir denir, neye denmez?" konusunda ortak bir kanıya varamayız lakin şiirin birbirinden alakasız kelimelerin yan yana getirilmiş olduğu  sözcük kalabalığı olmadığında hemfikiriz sanırım.

Tamam öfkesi olsun şiirin, direnci olsun ama bunu bizlere hissettirirken şair aşırıya kaçmamalı bence. Arslanbenzer şiirleri hakkında konuşabilmek için epey bir şiirini okumak gerek... Ama ben şiirde estetiğe önem veriyorum, şiirde edebe önem veriyorum... ( Estetikten kasıt kafiye değildir...) Velhasıl şiire önem veriyorum ve şunu diyorum ki şiir kadındır Gülümseme
« Son Düzenleme: Mayıs 24, 2008, 11:43:20 Gönderen: uyku » Logged
phoenix
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Mayıs 24, 2008, 11:53:13 »

"Neye şiir denir, neye denmez?" konusunda ortak bir kanıya varamayız lakin şiirin birbirinden alakasız kelimelerin yan yana getirilmiş olduğu  sözcük kalabalığı olmadığında hemfikiriz sanırım.

Tamam öfkesi olsun şiirin, direnci olsun ama bunu bizlere hissettirirken şair aşırıya kaçmamalı bence. Arslanbenzer şiirleri hakkında konuşabilmek için epey bir şiirini okumak gerek... Ama ben şiirde estetiğe önem veriyorum, şiirde edebe önem veriyorum... ( Estetikten kasıt kafiye değildir...) Velhasıl şiire önem veriyorum ve şunu diyorum ki şiir kadındır Gülümseme

2 yorum yapmam gerekiyor:

şiirine erkeksi dediyseniz ve sonra şiir kadındır dediyseniz arslanbenzer şiirlerini "çok başarılı" görmemektesiniz sonucunu çıkarabilir miyiz buradan

yan yana getirilen kelimeler olmayışına da kesinlikle ve kesinlikle katılıyorum

bence herhangi bir şairin şiirlerini konuşmak için bütün şiirleirni okumak gerekmez. "aaaa!!!" tepkilerini duyar gibiyim. ama bence böyle
sonuçta bu konuşmaları bir edebiyat dergisinde yayınlayacak değiliz.
sonuçta aramızda arkadaşça fikirlerimizi hislerimizi paylaşıyoruz birbirimizle

şiir hakkında yorumlar biraz da hislerle olmalı bence. şimdi ben arslanbenzerin diyelim 20 şiiri vardır. 5ini okurum ve derim ki ben sevmedim şiirlerini. güzelleri de olabilir ama şu kitaptaki şiirlerini sevemedim.
dikkat edilirse zaten başarılı bulmadım falan değil sevemedim diyorum...

ve bence herkesin bunu yapmaya hakkı vardır. sanatın her dalı böyle bence. herkes özgür olmalı. sevmedim dedikçe herkes özgür olmalı. ha efendim sanatsal eleştiriye başlıyorsanız o zaman tabi o zaman sıkıntı başlıyor.. kim yapsın kim yapmasın
Logged
karanlıkada
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #7 : Ağustos 23, 2008, 02:47:16 »

Arslanbenzer, bu ülkenin güzel adamlarındandır. İyi şairlerindendir. Kıymeti bilinenlerinden de olacaktır zannımca çok yıllar sonra. Ben düzyazılarını da severim şiirlerinin yanısıra. Aynı zamanda cemaatte yazdığı bir yazıdan hareketle Fenerbahçeli olduğunu da söyleyebilirim.
Logged
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 638



« Yanıtla #8 : Eylül 19, 2008, 11:38:37 »

‘Tanrım beni sandırma,beni inandır.
Beni sevdiğin uykuya daldır.
Sevdiğin taraftan uyandır beni.
Tanrım beni uykuya inandır.’



Hakan Arslanbenzer
Logged
fayrap
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


« Yanıtla #9 : Eylül 22, 2008, 01:49:12 »

Tanrım
Beni sandırma beni
İnandır
Sevdiğin uykuya daldır beni
Sevdiğin taraftan uyandır
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: