Edip Cansever

(1/6) > >>

Akheron_:
  İçindeki sessiz parlaklık
 

  Elini kestiğin bir yerlerden görünür
  Sözgelimi bir tırnak kenarında
  Kalbini anlatırken kalbinde
  Bir şiir okurken şiirden sızan kanda



   Öyle ki
   Gözlerin maviyse de pembeyle bakarsın bana
   Kalır aklımda
   Çünkü o
   Ekim günleriyle aralıksız boyanan
   Bir ırmağın durgun sesidir
   İyi ya, ekimdir işte, kasıma ne kalmıştır şurada
   Yani bir çay ocağının başında
   Bir adam şekerlere çocukluğunu sevdirir.

Akheron_:
Yeniliş

Açılmamış bir şarap şişesiydim
Ki öyle kaldım
Acımı köpürtmedim
İçime sağdım
Gözyaşlarımı göstermedim
Ki sildim
Özgürlüğüm beni tutsak düşürdü
Başaramadım

İçimde kara kara bulutlar sallandı
Ki sallandılar
Dışarı yağamadım

Ve yenildim ve sustum

Akheron_:
Akşama Doğru

Yüzünün bütün çizgileri aydınlıktı
Gözlerinin içi, saçları da.
Her akşamüstü caddelerde gider gelirdi,
İstiridyeler, küçük balıklar bulunurdu vitrinlerde;
Ellerini değdirip değdirip geçerdi.
 
 
Dükkanların aydınlığına bakakalırdı saatlerce.
Çoraplarına ışıklar düşerdi tek tük.
Akşam demekti pastacının caddeden geçmesi,
Gözleri de yıldızlar gibi ışıldardı.
 
 
İstiridyeler, küçük balıklar,
Öylece kalırdı camlarda.
Tenha otobüsler geçerdi yol üstünden,
Renklerini kaybederdi kadın eşyaları.
 

Akheron_:
Yüzümü Size Çeviriyorum

Yüzümü size çeviriyorum, siz misiniz?
Elimi suya uzatıyorum, siz misiniz?
Siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorum
Belki de kim diye sorsalar beni
Güneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimi
Belki de alıp başımı gideceğim
Biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
Nereye, ama nereye olursa gitmenin
Hüzünle karışık bir ağrısı

Akheron_:
Dört Güneş

Herşey okadar anlamsızdı ki, yaz
Bunu bir daha pekiştirdi
Avuçlarımı sıcak tutar, bulundururdum
Sevgisiz ve gereksiz kalmak için
Öyle, kendime yorgun hazırlamışlar beni.
 
Şehir ki aydınlıktan görünmeyen birini
Açılmış iskambiller gibi bilerken
Orada, içimde şimdi
Dört güneş bir arada
Gözlerimde hiç bitmeyen bir deli.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa