KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 10:23:53 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: 1 [2] 3 4
  Yazdır  
Gönderen Konu: Etnik Müzikler  (Okunma Sayısı 2841 defa)
esra
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #15 : Şubat 18, 2008, 10:08:04 »

Sanatçı, İran'ın Sezen Aksu'su olarak bilinir. Asıl adı Faegheh Atashin olan 1950 doğumlu sanatçı, henüz beş yaşındayken, Tahran'ın gece klüplerinden biri olan Lalezar'da şarkı söylemeye başlamış. Genç kızlığa adım atar atmaz, güçlü sesi ve yorumu ile İran'ın en önemli müzisyen ve bestecilerinin dikkatini çeken Googoosh, kısa bir sürede, yalnız şarkıları değil, saçı – başı ve giyip çıkardıkları ile de, gençlerin sevgilisi olup, pop – icon mertebesine ulaşmış… 60'lı yılların ortasından, İran'ın Şah'lı – Diba'lı günlerinin sona erdiği 1979 yılına kadar, bütün genç kızlar Googoosh gibi giyinmiş, onun gibi saçlarını kestirmiş. 1975 yılında, sanatçının saçını kısacık kestirmesi üzerine, bütün İranlı genç kızlar kuaförlerin önünde kuyruğa girmiş ve hiç vazgeçemeyecekleri sanılan upuzun saçlarından kurtularak sokağa dökülmüşlerdi.

1979 yılında, İran'da açılan malum sayfa gereği şarkı söylemeyi bırakmak zorunda kalan Googoosh'un tam otuz yıl sesi soluğu çıkmadı. Tahran'ın kuzeyindeki bir apartman katında tek başına yaşamını sürükleyen sanatçıya ancak 2000 yılında yurt dışına çıkma ve şarkı söyleme izni çıktı. Sanatçının Amerka'daki konserlerinde izdiham yaşandı ve bunun üzerine de koca bir geçmiş diskler üzerinde piyasaya döküldü.
Logged
elegie
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #16 : Şubat 19, 2008, 02:17:43 »

Eğer böyle bir kavram varsa buna örnek olabilecek, gerçek anlamda bir "dünya insanı" Natacha Atlas. Mısır asıllı bir baba ile, İngiliz hippi annenin çocuğu. Yahudi'dir, ama ezanı nefis yorumlar. O'nun Ümmü Gülsüm'den sonraki en büyük ses olduğunu söyleyenler çoktur. Özellikle geceleyin dinlerken sesinin büyüsüne kapılmamak imkansızdır.


Natacha Atlas / Gafsa
Logged
elegie
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #17 : Şubat 19, 2008, 02:32:56 »

Tunus'lu ud ustası, besteci ve tüm bunların üstüne, muhteşem bir ses. Özellikle "Tarannum" ve "A Kind of love" parçalarını çok seviyorum. Ama netten bulup sizinle paylaşamadım.


Dhafer Youssef / Yabay
Logged
elegie
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #18 : Şubat 19, 2008, 02:43:04 »

Ve Pakistan'ın büyük müzisyeni,

Nusrat Fateh Ali Khan / Afreen Afreen


Logged
elegie
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #19 : Şubat 19, 2008, 02:53:43 »

Geleneksel Hint müziğini güzel sesiyle modernize eden, Hint asıllı İngiliz şarkıcı. Aynı zamanda iyi bir sitar sanatçısı. Dinlendirici, huzur verici bir ses.


Susheela Raman / Ganapati



Logged
elegie
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #20 : Şubat 19, 2008, 10:53:32 »

Güney Amerika'nın etnik müzik aletlerini ve ezgilerini muhalif sözlerle birleştiren Şili'li ünlü grup. 1973 yılındaki Pinochet darbesinde ülkelerinden uzaktaydılar ve tam 14 yıl süren zorunlu bir turneden sonra, ülkelerine ancak dönebildiler.

Inti Illimani / La fiesta eres tu

Logged
esra
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #21 : Şubat 19, 2008, 11:46:41 »

Nataşa atlas ın seslendirdiği Bin Jip  (boş ev)  filminin güzel şarkısı gafsa….Dub yalil parçasındaki  ezan okuyuşuna  ise sadece susabilir insan…
   
 Nusrat fateh Ali Khan …eşsiz ses için ise ‘nasıl yaşarsan öyle ölürsün ‘cümlesi geçiyor içimden,bir rivayete binaen..

Ve  Susheela Raman.. içindem ırmaklar geçiyor sesiyle..”Tarannum” ,müthiş!!
Logged
esra
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #22 : Şubat 20, 2008, 12:01:53 »

Ümmü gülsüm
“    Seslerin en güzeli, Arap müziğinin primadonnası, Mısır’ın dördüncü piramidi, Nil’in ölmeyen sesi seslerin ölmeyen Nil’i, umm ul huzuun (hüzünlerin anası), delta bülbülü, Mısır’ın yüzü ve sesi, qawqab al shark (Şark Yıldızı), halkın sadece as sett (hanım) diyerek içlerindeki saygıyı gösterecek bilebildikleri en kibar sözcükle onurlandırdıkları Ümmü Gülsüm...

Yüzyıllar boyunca şiire ve müziğe düşkünlükleri ile bilinen Arapların geçtiğimiz yüzyıla unutulmaz damgasını vuran tartışmasız en büyük sesi. Zamanın sadece radyolarla kaplandığı eskide kalmış dünyanın sihirli insanı... 1975’de öldüğünde Kahire caddelerini dolduran milyonlarca kişinin gözyaşlarında saklı hüzünlerin karşılığı; Ümmü Gülsüm... “



Logged
esra
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #23 : Şubat 20, 2008, 12:08:23 »

"1935 doğumlu Arjantinli ancak dünyaca unlu halk şarkicisidir. 1976 yılındaki Arjantin faşist askeri darbesinde sahnede tutuklanmış daha sonrada muhalif kişiliği ve şarkıları nedeniyle tüm ülkede şarkıları yasaklanmıştı. bu nedenle önce Paris’e ardından da Madrid’e göç eden sosa ülkesine 1982 yılında Falklad savaşı öncesinde tekrar dönmüş ve müzik çalışmalarına devam etmişti."




"teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için
iki göz verdin bana, her açtığımda onları
kusursuzca ayırt edebiliyorum siyahı beyazdan
ve cennetin yıldızlı görüntüsünü
ve de kalabalıklar içerisindeki sevdiğimi

teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için
bana ses ve harfleri verdin
ve onlarla haykırıp, düşünebildiğim kelimeler,
anne, arkadaş, kardeş ve yanan ışık,
bir de sevda, duygularıma yol gösteren

teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için
sesi verdin, bütün şiddetiyle hayatı içeren
gece gündüz cırcırböceklerini ve kanaryaları kaydeden,
çekiç seslerini, motorları, köpek havlamalarını, fırtınaları da,
ve sevdiğimin yumuşak sesini de.

Teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için
yorgun ayaklarımın adımlarını verdin
onlarla şehirleri ve gölcükleri gezdiğim
ve kumsalları ve çölleri, dağlar ve ovaları
ve yürüdüğüm, senin evin, senin cadden, ve senin avlunu

teşekkürler hayat, bütün verdiklerin için
bana gülüşü, gözyaşlarını verdin
böylece yıkıntılardan kısmeti ayırdığım
şarkımı yapan iki maddeyi
ve benim olan hepinizin şarkısını..."


Logged
esra
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #24 : Şubat 20, 2008, 12:11:31 »

“Joan Baez (d.9 ocak 1941), Amerikalı folk şarkıcısı ve şarkı yazarıdır. Farklı vokaliyle, aktivist tavrıyla ve politik görüşüyle bilinir
Bob Dylan ile yaşadığı uzun birliktelik; insan hakları, şiddet karşıtı, çevre konularında tükenmeyen aktivist hareketleri ile de akıllarda yer etmiştir. Şimdiye kadar otuzun üzerinde albüm piyasaya sürmüştür ve sekiz farklı dilde şarkı kaydı vardır"



Logged
tutunamayanlar
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 634



« Yanıtla #25 : Şubat 20, 2008, 12:20:54 »

Joan Baez i gitarı yeni yeni öğrendiğim dönemler çok dinlerdim tekrar hatırlamak hoş oldu. Teşekkürler.
Logged
korgun
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6



WWW
« Yanıtla #26 : Şubat 20, 2008, 08:28:19 »

Ümmü gülsüm
“    Seslerin en güzeli, Arap müziğinin primadonnası, Mısır’ın dördüncü piramidi, Nil’in ölmeyen sesi seslerin ölmeyen Nil’i, umm ul huzuun (hüzünlerin anası), delta bülbülü, Mısır’ın yüzü ve sesi, qawqab al shark (Şark Yıldızı), halkın sadece as sett (hanım) diyerek içlerindeki saygıyı gösterecek bilebildikleri en kibar sözcükle onurlandırdıkları Ümmü Gülsüm...

Yüzyıllar boyunca şiire ve müziğe düşkünlükleri ile bilinen Arapların geçtiğimiz yüzyıla unutulmaz damgasını vuran tartışmasız en büyük sesi. Zamanın sadece radyolarla kaplandığı eskide kalmış dünyanın sihirli insanı... 1975’de öldüğünde Kahire caddelerini dolduran milyonlarca kişinin gözyaşlarında saklı hüzünlerin karşılığı; Ümmü Gülsüm... “





Bende bir kaseti vardı, o kadar çok dinlemişim ki; kaset sonunda pes edip çalmaz olmuştu. Unutulmaz bir sesti...
Logged
tutunamayanlar
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 634



« Yanıtla #27 : Şubat 22, 2008, 12:22:13 »

Masters of Persian Music - Saz va Avaz (Nahoft)



İran halk müziği
Logged
elegie
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #28 : Şubat 22, 2008, 11:15:05 »

Ünlü sitar ustası, güzel sesli orkestra şefi Anoushka Shankar ve cazcı Norah Jones'un babaları.

Ravi Shankar


Logged
elegie
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #29 : Şubat 22, 2008, 11:35:20 »

Herşey, altı yaşında çöpten bulduklarını satarak kazandığı parayla duduk (Ermeni'lerin geleneksel çalgısı) satın almasıyla başlamış. Kendi sesi de, enstrumanından çıkardığı ses kadar muhteşemdir. Saatlerce dinleyebilirim...

Djivar Gasparyan

Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: