KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 10:36:28 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: CİNAYETİ KİM İŞLEDİ.  (Okunma Sayısı 2048 defa)
bilgesigara
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 55



« Yanıtla #15 : Şubat 09, 2008, 11:03:17 »

DURMUŞ:

" Ben mi ben niye öldüreyim Semra Ablayı. Severdim dedim ya. Hem dün gece erken yatmıştım bir şey duymadım vallahi.....
Komiser neden kızsın onu anlayamadım. Her yer kan dolu. Temizleyeyim ben şuraları.
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 02:38:08 Gönderen: tutunamayanlar » Logged

Bir ülkede inekler ahırlara koşuyorlarsa bilin ki o ülkede akşam olmaktadır.
-Bilgesigara-
evadoksiya
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 81


« Yanıtla #16 : Şubat 09, 2008, 11:48:12 »

İLGÜN:

"ibrahim'e ince bir bakış atarak"

-ay sen ona bakma durmuş kardeş. Dedektiflik ona mı düşmüş? Ama Allah var komser de hoş adam doğrusu.

"gözleri dalar sonra birden bir kahkaha patlatır kahkahanın yersizliğini fark eder ve alelacele konuşur"

-Vallahi kan kokmaya başladı burası.ay şimdi bayılacağım! Ne duruyorsun durmuş efendi! ellerine bulaşık eldiveni giy. içim kalkıyor.

"musluğu açar, yüzünü özenle ıslatır, kaşlarını düzeltir, eline aldığı bardağın temizliğini iyice kontrol ettikten sonra bardağı doldurur ve suyu içer ve rahatlamış gibi içini çeker"

-ah zavallı hep su bardağıyla çay içerdi.
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 02:38:36 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 638



« Yanıtla #17 : Şubat 10, 2008, 03:22:40 »

Müjgan:

- Ne zaman bitecek bu sorgular, ne zaman eski hayatımıza döneceğiz?
Ölenle ölünmez ki canım!  Bu pansiyonda cinayet işleyecek biri olduğunu sanmıyorum. Bir de zavallı Durmuş Efendi'ye suç bulmaya çalışıyorlar.

"Bir sigara çıkarır yakar"

- Bende hata aslında, Ayla kaç kez çağırdı gel bizim pansiyonda kal diye... Orası karışık bir yere benziyor demişti, dinlemedim. Başım ağrıyor zaten, biraz uyusam vakit henüz gündüz iken...
« Son Düzenleme: Şubat 10, 2008, 06:23:46 Gönderen: tutunamayanlar » Logged

İnsanlar uykudadırlar; öldüklerinde uyanırlar!
ruesdemonparis
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 191



WWW
« Yanıtla #18 : Şubat 11, 2008, 10:08:30 »

İBRAHİM:
-Sakin olun İlgün hanımcığım
-İlgün hanımcığım yanlış anlaşılmasın ama sizi hani hep gelip alan araba varya, işte geçenlerde bir garibanın paraya ihtiyacı olmuş tabi fakir fukaraya yardım etmek gerek, neyse işte İlgün hanımcığım o garibanın iş yerini ipoteklemek için Küçük Çekmeceye iş yerini görmeye gitmiştim, birde ne göreyim "yutkunur" Semra kızımız sizi almaya gelen arabanın içinde dükkanın önünden geçiyor. Tabi gencim hala ama, gözlerim yorgun olabilir, yanlışta görmüş olabilirim Hanımcığım.
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 08:34:10 Gönderen: tutunamayanlar » Logged

sdaşfkjasşdlkfjaşsldkfjaşsldkfjaşsdlfkjaşdskf
ekleptik
Ziyaretçi
« Yanıtla #19 : Şubat 11, 2008, 10:11:52 »

NAZMİ

hafifçe gülümser ve:

-Bak sen şu işe. Siz kadınlar yok musunuz, kıskançlık herşeyi yaptırabilir size! der.
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 08:35:04 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
evadoksiya
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 81


« Yanıtla #20 : Şubat 12, 2008, 12:04:31 »

İLGÜN:

"zor durumda kaldığı her an gibi kendine güveni duruşuyla ve bakışlarıyla iyice belirginleşir"

-kıskanmak, maharetsizlik alameti şair efendi.

"biraz susar ve bir şey hatırlamış gibi aniden konuşmaya başlar"

-ah bu sigara denen illet! insanı mahveder, çürütür şairciğim dikkat et! sürüm sürüm süründürür alim allah. hele çakmak da gümüşse ağırsa hiç kurtuluş yok."

"sakinleşir sandalyesine oturur ve bacak bacak üstüne atar"

- ah ibrahim bey, sizin çevrenizde hiç ayna yok mu kuzum?

 "ince dudaklarına alaycı bir tebessüm yerleşir" 
« Son Düzenleme: Mayıs 17, 2008, 02:12:43 Gönderen: evadoksiya » Logged
tutunamayanlar
Administrator
Hero Member
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 634



« Yanıtla #21 : Şubat 23, 2008, 12:10:28 »

NİHAT:

"Konuşmakta tereddüt ediyorlardı, sanki hepsi suçlu idi ve sanki konuşunca cinayete dair ipucu vereceklerdi. Bu esnada Komser içeri girer, Islak olan yerlere bakar sonra Durmuşun gözlerine.. Masanın kenarına yaklaşarak Maktulun yanında bulunan çakmağı masaya koyar, ve sorar"

-Bu çakmağı tanıyan varmı?

"Çakmağın fotoğrafı ektedir, suçlama yahut savunma olarak fotoğraftaki çakmak kullanıla bilir"
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 08:35:47 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
ekleptik
Ziyaretçi
« Yanıtla #22 : Şubat 23, 2008, 04:41:23 »

NAZMİ:

-Bu renkte bir çakmak kullanacağımı düşünmüyorsunuz umarım.
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 08:36:51 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
ortak
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #23 : Şubat 28, 2008, 06:24:26 »

Ramin:

Ben bu tür çakmaklar satarım ama  kibriti tercih etmişimdir hep.
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 08:37:25 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 638



« Yanıtla #24 : Şubat 28, 2008, 10:13:55 »

Müjgan:

Evet sigara içtiğimi cümle alem biliyor... Lakin sigaramı hep başkaları yakar... Hayatımda hiç çakmak taşımadım. Hem bir bayan çakmağı bu biçimde ve renkte olmaz pek... Komiserim sizin de işiniz zor gerçekten. Evli misiniz?
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 08:37:43 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
ortak
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #25 : Mart 15, 2008, 12:00:27 »

Ramin:

Komserim çakmağı unutmuşlardır belki. Uğrak bir mekandır salon. Ama böyle zengin bir çakmağı kim unutabilirki.
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 08:38:09 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
tutunamayanlar
Administrator
Hero Member
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 634



« Yanıtla #26 : Mart 30, 2008, 10:54:44 »

Nihat:

"Elbette biliyorduki bu pansiyondakiler ya bu çakmağı kullanacak kadar paraya sahip değiller gerçi ibrahim paralı ama bir çakmağa bu kadar veremeyecek kadar cimri, hem sigarada içmiyor. Çakmağın alındığı mağaza öğrenilmişti bu tip pahalı hediyelerin nereden alındığını bulmak çok kolaydı. Satıcı maktulün fotoğrafını görünce müşterisini hatırlamıştı. Ancak bu 1500 ytl değerindeki çakmakla ne işi vardı, bu çakmağı alacak parayı nereden bulmuştu. Birisine hediye almışsa kime almıştı, pijamalarıyla indiği yemek haneye gelirken çakmağı neden yanında getirmişti, yoksa birisiyle gece yarısı gizli bir buluşmamı idi bu, hediyeyimi verecekti, ama kimden saklanıyorlardı.........Kafasında bir sürü soru ile Dursuna dönerek;

-git bezi iyice yıka getir, hala lekeler var.

"Dursun elinde kova ve bezle lavaboya gider ki aniden bir feryad la koşarak tekrar gelir... Altınlarım yokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk
Nihat kaşlarını en öfkeli şekle soktuktan sonra..."

-Şimdi giderek kızmaya başlıyorum, öyle gittim yattım uyudum hikayesi anlatarak adammı uyutacaksınız lan siz. Herkes kime dair ne biliyorsa anlatacak ve enaz beş satır.
« Son Düzenleme: Mart 30, 2008, 10:57:11 Gönderen: tutunamayanlar » Logged
ekleptik
Ziyaretçi
« Yanıtla #27 : Temmuz 15, 2008, 04:08:48 »

"Nazmi lavaboya gitmek için izin ister. Onay geldikten sonra komiserin sert ve kuşkulu bakışlarını üzerinde taşıyarak salondan çıkar. Bir kaç dakika sonra pansiyonun içinde acı bir silah sesi duyulur."
Logged
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: