KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 10:45:10 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Simurg  (Okunma Sayısı 500 defa)
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 638



« : Kasım 04, 2007, 12:52:51 »

Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı olması ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi, sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesidir.....

Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.

Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için ise yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş, hepsi birbirinden çetin yedi vadi...

İstek, aşk, marifet, istisna, tevhid, hayret ve yokluk vadileri...

Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş...

"Aşk denizi"nden geçmişler önce...".
"Ayrılık vadisi"nden uçmuşlar...".
"Hırs ovası"nı aşıp, "kıskançlık gölü"ne sapmışlar...
Kuşların kimi "Aşk denizi"ne dalmış,
kimi "Ayrılık vadisi"nde kopmuş sürüden...
Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle...

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;
Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);
Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış;
Baykuş yıkıntılarını özlemiş;
Balıkçıl kuşu bataklığını.

Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.
Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık"
ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş...
Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.

Sonunda sırrı, sözcükler çözmüş: Farsça "si", "otuz" demektir... murg" ise "kuş"...
Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki; "Simurg - otuz kuş" demekmiş.
Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş.
30 kuş, anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir
ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.



Logged

İnsanlar uykudadırlar; öldüklerinde uyanırlar!
tutunamayanlar
Administrator
Hero Member
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 634



« Yanıtla #1 : Mart 15, 2008, 11:42:59 »

Mitoloji
Logged
tates
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



« Yanıtla #2 : Mart 16, 2008, 12:07:18 »

mitolojiye ne kadar uzak oldugumuzu 'Troy' filminde üzülerek görmüstüm. Achilles' i hic bir sey öldürmez ama topuğundan yaralanması sonucu ölür.bu sahne sonrasında sinema salonunda alaycı bir tavır yükselmıstı..'senaryoya bak aşil topuktan vuruldu ve öldü' gülüşmeler ...
Logged
ekleptik
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Mart 16, 2008, 12:37:58 »

Ah bir de Yunan Mitolojisini bildiğimiz kadar (fazlasında gözüm yok) Türk Mitolojisini de bilsek...

Kayra Han, Erlik Han, Ayzıt, Doğanay...

Neleri eksik Zeus'tan, Ares'ten, Aphrodite'den...
Logged
tates
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



« Yanıtla #4 : Mart 16, 2008, 12:56:02 »

sayın ekleptik,

yanlıs ifade etmek istemem, türk mitolojisine de uzağız hatta daha fazla uzaklığımız...kayra han, törüngey maalesef daha yabancı afroditten ,eros tan ya da zeus tan...
Logged
tutunamayanlar
Administrator
Hero Member
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 634



« Yanıtla #5 : Mart 16, 2008, 01:11:35 »

Ekleptik bildiklerinizi paylaşırsanız çok seviniriz.
Logged
ekleptik
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Mart 16, 2008, 02:41:09 »

sayın ekleptik,

yanlıs ifade etmek istemem, türk mitolojisine de uzağız hatta daha fazla uzaklığımız...kayra han, törüngey maalesef daha yabancı afroditten ,eros tan ya da zeus tan...

Ne yazık ki öyle...Ama bu değişmeli...

Avrupa, medeniyetleşirken kendine bir ortak geçmiş bulması gerekiyordu, Roma'yı ve Yunan Mitolojisini seçtiler. Onu mükemmelleştirip dünyaya sundular...

Oysa Anglo-Sakson'un, Cermen'in, Galyalı'nın tarihi değildir bu...
Hele bizim hiç değil...
İskandinav ülkeleri niye diretir sizce kendi mitolojilerinde?

SAğlam temeller üzerinde dimdik ayakta duran bir medeniyet olmak için önemli ayrıntılar bunlar bence...

Alıntı
Ekleptik bildiklerinizi paylaşırsanız çok seviniriz.

Türk Mitolojisi bu başlığa sığacak kadar sığ değil şükür ki! Meraklılarına Mustafa Necati Sepetçioğlu'ndan "Yaratılış ve Türeyiş" i tavsiye ederim. Bu kitap belli başlı tüm Türk Destanlarının bir harmanıdır aynı zamanda...
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: