KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 10:56:08 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cumhuriyetten beklenen neticenin neresindeyiz?  (Okunma Sayısı 641 defa)
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 638



« : Ekim 29, 2007, 06:29:13 »

Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kitlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmaktaydı. Bir kadının elinde bir kâğıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü. İhtiyar, zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle:
- Beni tanıdın mı oğul? dedi. Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var. Devlet demiryollarına girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış. Ne olur bir kere de siz söyleseniz.
Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:
- Oğlunu almadılar mı? dedi. Ben tavsiye ettiğim hâlde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş... Çok iyi yapmışlar... İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak...
Kadın, kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta kendinden geçmiş bir sesle:
- İşte cumhuriyetten beklediğimiz netice... diyordu.
Logged

İnsanlar uykudadırlar; öldüklerinde uyanırlar!
Kenan
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12



« Yanıtla #1 : Ocak 31, 2008, 02:51:18 »

Valla cumhuriyetten kim ne bekledi bundan şüpheliyim ama neticeye de baksak haticeye de baksak 80 küsur yılda yeryüzüne sunacak çok büyük bir değer koyamadığımız açık bir gerçek. Tabi burada edebiyat, şiir, bilim adına birçok isim sayabiliriz, bunlar büyüktür ama "çok" büyük değildir. Hangi mimari eseri koyduk ortaya, Mimar Sinan var mı şu anda, Farabi, Newton, Einstein, İbn-i Sina, Descartes... Bunlar gibi yüzyıllara seslenecek, insan hayatında kesin dönüşler gerçekleştirecek biri çıktı mı bizden? Bu yüzyılda Sagrada Familia'yı neden biz yapamadık?

Yapamayız da zaten, sağ elle sol kulağımızı tutmaya çalışıyoruz çünkü. Başkalarının metod ve felsefeleri bizi ancak onların peşinden sürükler bir kaplumbağa hızında. Fazlası beklenmesin...
Logged
leylirumi
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ocak 31, 2008, 11:02:40 »

    dünyaya geldik bir kere
    kavgayı bırak, her gün bu şarkımı söyle.
    sevdikçe güler her çehre
    amaçlar hep bir olsun, kalpler birlikte.
   
    dünyaya geldik bir kere
    kavgayı unut, her gün bu şarkımı söyle
    sevdikçe güler her çehre
    mutluluklar bir olsun, acı birlikte. 
Logged
yahut
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 294



« Yanıtla #3 : Ocak 31, 2008, 11:20:12 »

Sevgili leylirumi konumuz ile o şarkının pek bir bağlantısını ben kuramadım Göz kırpan

Ayrıca polyannacılık oynamak istiyorsanız, ya da hümanist felsefelere devam etmek istiyorsanız, anlarım tabi...

Lakin burası Türkiye Cumhuriyeti ve siz de onun bir vatandaşısınız, görmezden gelmek psikolojinize sonradan zarar verebilir... Yani çalıp oynamak yerine, somut adımlar atmak gerek. Bilimsel ya da ilimsel yol almamız gerek. Bi de kendi kültürel değerlerimize sahip çıkmamız gerek...
Logged

Arun aleyna!
leylirumi
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ocak 31, 2008, 12:57:50 »

Ayrıca polyannacılık oynamak istiyorsanız, ya da hümanist felsefelere devam etmek istiyorsanız, anlarım tabi...

Bi de kendi kültürel değerlerimize sahip çıkmamız gerek...
  Pollyanna iyi kızdır, başta kıymetini anlamamıştım, teyzesi vardı hani, ben onu oynardım çocukken.  büyüyünce (psikolojimin bozulduğu devreler de oldu) kendi kültürel değerlerim bana ışık yakıp "ellerimden tutunca", baktım ki Pollayanna hep içimdeymiş meğer.
   Ah Pollyanna!
   Beni kurtardın, oysa ülkemi hatta dünyayı bile kurtarabilirdin sen!
   Ah Pollyanna kağıttan gemiler nasıl yapılır diye sorma, hayır o bebek o gemiye binemez, ötekiler de, olmaaaz Polly olmaaz!
   hem o suyu eve dökersen teyzen  kızar, belki ecdadının ruhları bile gücenebilir, belli olmaz bu işlere burası Türkiye. Cumhuriyeti de var ama sen anlamazsın şimdi bunlar ne demek.
   Gerçekleri göz ardı edemeyiz! olmaz senin istediğin gibi!
   ...
   Tamam, ağlama artık.
   Bak ne diyeceğim: İstersen Nuh Baba'ya gidelim beraber, o senin için bir gemi yapar.
   Hem de gerçek gemi! Ne istersen koy o zaman içine, kedi, köpek, bebek, tamam atını da koy filini de,
   sığar hepsi bu gemiye,
   hepimize yetecek kadar yer var...
« Son Düzenleme: Ocak 31, 2008, 01:04:08 Gönderen: leylirumi » Logged
yavuz
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 65



« Yanıtla #5 : Haziran 27, 2008, 04:31:00 »

Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kitlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmaktaydı. Bir kadının elinde bir kâğıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü. İhtiyar, zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle:
- Beni tanıdın mı oğul? dedi. Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var. Devlet demiryollarına girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış. Ne olur bir kere de siz söyleseniz.
Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:
- Oğlunu almadılar mı? dedi. Ben tavsiye ettiğim hâlde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş... Çok iyi yapmışlar... İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak...
Kadın, kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta kendinden geçmiş bir sesle:
- İşte cumhuriyetten beklediğimiz netice... diyordu.


Bu hadisenin cumhuriyetle pek de alakası yoktur aslında. Namuslu, torpilsiz toplum cumhuriyet olmadan da olur ve tarihimizde cumhuriyet öncesinde (şöyle bi beşyüz yıl önce) vardı. Günümüzde ise cumhuriyetin böyle bir etkisinden eser yok! Ne şuanki hükümet, ne de daha öncekilerin umrunda olmayan bir meseledir "hak edeni hak ettiği yere getirmek"... Aslına bakarsanız, cumhuriyetin bu konuda negatif bir etkisi olması söz konusudur. Zira, iktidar partisinin adamı, kendi ülküdaşını "adam kaybetmemek" adına kayıracaktır...
« Son Düzenleme: Haziran 27, 2008, 04:41:48 Gönderen: yavuz » Logged

Ne payem oldu, ne sayem
En doğruya varmak gayem
Düşüncemdir tek sermayem
Alan yoktur satamadım 
Suları ıslatamadım.
ekleptik
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Haziran 27, 2008, 04:36:27 »

Hatta bu olayın demokrasiyle de alakası yoktur. Bu Meritokrasidir!
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: