Ayrıca polyannacılık oynamak istiyorsanız, ya da hümanist felsefelere devam etmek istiyorsanız, anlarım tabi...
Bi de kendi kültürel değerlerimize sahip çıkmamız gerek...
Pollyanna iyi kızdır, başta kıymetini anlamamıştım, teyzesi vardı hani, ben onu oynardım çocukken. büyüyünce (psikolojimin bozulduğu devreler de oldu) kendi kültürel değerlerim bana ışık yakıp "ellerimden tutunca", baktım ki Pollayanna hep içimdeymiş meğer.
Ah Pollyanna!
Beni kurtardın, oysa ülkemi hatta dünyayı bile kurtarabilirdin sen!
Ah Pollyanna kağıttan gemiler nasıl yapılır diye sorma, hayır o bebek o gemiye binemez, ötekiler de, olmaaaz Polly olmaaz!
hem o suyu eve dökersen teyzen kızar, belki ecdadının ruhları bile gücenebilir, belli olmaz bu işlere burası Türkiye. Cumhuriyeti de var ama sen anlamazsın şimdi bunlar ne demek.
Gerçekleri göz ardı edemeyiz! olmaz senin istediğin gibi!
...
Tamam, ağlama artık.
Bak ne diyeceğim: İstersen Nuh Baba'ya gidelim beraber, o senin için bir gemi yapar.
Hem de gerçek gemi! Ne istersen koy o zaman içine, kedi, köpek, bebek, tamam atını da koy filini de,
sığar hepsi bu gemiye,
hepimize yetecek kadar yer var...