KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Kasım 21, 2008, 10:49:27 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: dembudem  (Okunma Sayısı 283 defa)
dembudem
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6



« : Ağustos 21, 2008, 02:00:41 »

gece,bir kız varmıs sadece gün'de yaşayan,senden korkan..işte bu kız gün'de dibine kadar battığı kandırmacada insanları,olayları,durumları,olanı,olmayanı çok önemsermiş.durmadan herbirşeye anlam yüklemeye çalışır,boyundan büyük afilli laflar edermiş..insanlar basını kaldırmıyor ya yaşamak denen şeyden bunun bir ara aklı bulanmıs! başını hafif bir kaldırmıs, gökyüzünün o 'meta'ötesi maviliğini görünce hayran kalmıs amma velakin başı bir karış kalkmıs ya yerden göğe erdi sanmıs.halbuki ayakları değil yerde,yerin dibine kadar kök salmıs gövdesi ise sürünmekte ama unutmus bir anda tüm bunları ve seyredalmış..yeni yeni kelimeler keşfetmiş yanyana dizip cümeleler kurmus ve olan olmayan her birşeye bu cümlelerden kılıflar uydurup,göğe adar olmus.bir gün ibrahimvari yine adamak üzere yatırmısken adağını, kelimelerin işe yaramadığı,kılıfların yapaylığı bildirilmiş.idrak edince bu basit denklemi göğün maviliğine dair söz etmenin haddine olmadığını,yeri görmezden gelmenin göğe ulaşmak için yeter sebep olmadığını bellemiş...
ve başını almış gökten sahibine bırakmış..

ilk defa 'olduğu kadarı'nı 100le 1000le çarpmamıstır herhalde..bu insan başlı başına ne ukala bir yaratık diye düşünmüş ve şaşırmış yaradanın neden hala evreni başlarına yıkmadığına!vardır bir bildiği o'nun da demiş...
o günden sonra güne aldanmamaya 100ler 1000ler içinde ağzından çıkan sözün onlar kadar ederi olmadığına kani olmuş ve sana varmış...
sen ona yalınlığı korkunun gereğini anlatır olmuşsun..
sözün tüm hallerini sende bulmaya ve her gece bulduğunu 5 kere çekimlemeye;bellemeye başlamış...04.18/e.c.
« Son Düzenleme: Ağustos 21, 2008, 02:03:09 Gönderen: dembudem » Logged

dem bu demdir,dem bu dem..
dembudem
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6



« Yanıtla #1 : Ağustos 21, 2008, 02:01:51 »

gün,dün gecedeydim uzun uzun seni anlattım,ben anlattım o dinledi.o kadar sessizdi ki görsen utanırsın gevezeliğinden!denedim ama sana birşey anlatılmıyor;dinlemiyor, duymuyorsun bile..işin gücün insanların gözünü boyamak,gereksiz kalabalıklar yaratıp onları kendinde boğmak.öyle ki geceye vardıklarında yanlızlarından korkar olup;sana varmak için geceden geçerler...ben de kandım sana doya doya ta ki bir ara durup sana şöyle bir uzaktan bakana;insanların sana,ona,buna yakın bir kendilerine uzak olduklarını görene kadar...
''o 'gün' bu'gün'dür'' bana hazırladığın sahneye kanmıyor,o şaşalı maskeleri takmıyorum...
sen yine de;
sonsuz
bol kahkahalı
hızlı mı hızlı
sorsan birbirlerini kavusturan sana şükreden
mekan algısı kadar genişlikte bir çemberde beraberlikler güden
herkese yakın bir kendilerine uzak
narsist
kalabalıklar hazırla
rolleri biç ve
bekle beni...

sana inat çıkmıycam o sahneye,
kalabalıklara gecenin onları beklediğini fısıldıycam,
çoğu da duymayacak eminim
ve sen
kahrınla yakmaya çalışacak,
kalabalıklardan uzaklaştıcaksın beni
ama sana inat kanmıycam sana
ve içinde dolanırken bile o koskoca güneşini bir an önce batırmanı dileyip
gecenin ufak ufak yıldızlarını ve ayını bekliycem
sen bu kadar sahtesin işte güneşin bile haddinden büyük!
o kadar ki insanları arkalarından pohpohlayarak gölgelerine itaat ettirir.....
işte sana ve o koskoca güneşine inat bakmıycam gölgeme;gerçek ederi ezberimde
boyumun
ve bitmez oyununun! 
....
15.24/e.c
« Son Düzenleme: Ağustos 21, 2008, 02:03:32 Gönderen: dembudem » Logged
dembudem
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6



« Yanıtla #2 : Ağustos 21, 2008, 02:04:33 »

yorgun düşmüş şehrin kalabalığından,meymenetsizleşmiş suratlardan ve git gide kendine uzaklaşan kendinden..tüketilen kelimeler çok gelince ve katlanamayınca bir fazlasına daha anlamış binbir parçaya bölündüğünü,herkese yakın bir kendine uzak olduğunu.. 
oysa eskiden çok eskiden kelimeleri böyle başıboş kullanmazdı onlardan hakikate yollar uydurur ve hiçbirşeye inanmadığı kadar inanırdı o yollara!kimse anlamazdı metafizik aşkın önermelermiş,saçmalarmışmış ama mutluydu;kendine yakındı..etrafına bir çember çizip içinde raksederdi..buydu ömür billah tek tutarlı tarafı;sonu başı birbirine karışmıs metafizik ironik önermeler içinde raksetmek,her devir kendine dönüş!!   
şimdi özler olmuş o hallerini,kelimeleri yutkunup içinden yollar çizmek olmuş tek gayesi, tüm yolları yakıp 'kendine göçmek'...
kendini kendine affettirdiğinde,azad ettiğinde kendisini,tamam olduğunda çemberdeki devir, dönmek üzere kendine göçmüş...
sen dışındaki! hoş gör onu o böyle tamam olur,böyle zaman zaman sarf ettiği kelimelerin yasını tutar,yasını tutmasına izin ver,sarf etmediği ondan beklediğin kelimeleri yutkunduğu için hoş gör...anla!
o; e.c
Logged
dembudem
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6



« Yanıtla #3 : Eylül 04, 2008, 10:44:14 »

sabah ezanından az bir vakit sonra,saat çalıyor...

gözümü açıyor ve  kalkıp gitmem gerek diyerek doğruluyorum..hiçbir estetik kaygı yok üzerimde en rahat giysilerimi kuşanıp,elimde herzamanki gibi bulduğum bir bisküvi ile kapıyı usulca çekip çıkıyorum...

yolculuk var uzaklara bu sabah biliyorum...

yola çıktım mı çıktığım yerden adım adım ne kadar uzaklaştığımı düşünürken hep;bugün tersine akıyor herşey.başladığım yere gidiyormus gibi şikayetsiz kayıtsız bir halde salına salına yol alıyorum.suskunum... ne kendime ne bomboş vapurda yer kapmak için koşan insanlara ne de otobüstekilere hayıflanmıyorum.oysa hersabah kendim söver kendim savunurum her bir vakayı. yok bu sabah çıt yok içimde,kimse konusmuyor..otobüs-vapur-tekrar otobüs derken şehrimin merkezi bellenen yerde inip daha önce gitmediğim bir yere doğru yol almaya başlıyorum. hiçbir kaygı yok üzerimde 50 metrede bir yolumu bulmam için konmuş 'alamet'lermişcesine simitçilere sora sora en nihayetinde varıyorum uzun zamandır ihtiyacım olan yere....

haftanın başından bu yana bir burukluk var içimde. yine yezidi vari bir çember çizip etrafıma ya içindesindir yada büstünün dışında diyip dolanıyorum. ve en sonunda aklımda haftaboyu cevaplamaya yüz bulamadığım sorularla not defterime kaydettiğim sempozyumun düzenlendiği mekandayım..

kısa bir kayıttan sonra elimde emanet bellediğim sanki 'arabi'nin eliyle hazırlanmış  not defteri,kalem ve rozetle bekleme salonuna geçerken 'al eline kağıdı kalemi ve belle bu rozetle ne yola girdiğini' diyor duyuyorum...

fevkalade güzel bir selamla başlıyor ve bu selam dahil zikredilen herbir kelimeye olan açlığımı doyuruyorum zaman ilerledikçe...;

''yüksek irfan kabul edileceği yere doğru akar,kabul edilmediğinde kendisini örter''; hangi hallerdeymişim ki irfanını göremeyecek kadar kör olmusum ben buna layık mıyım ki bu halde burda olmayı lütfediyorsun..

''insan ilahi bir bütünün parçasıdır bu bütünün içinde anlam kazanır''; anlamımı aramaktansa toyca herbirşeye anlam yükleyip yorulunca düşüyor aklıma; atfettiğim,anlam diye bellediğim herbir şey sade bir zan! etmez daha ötesi..

''o sizdedir ama görmüyorsunuz''; düşünce kör kuyulara arada böyle bir ses duyar da derinden,başlarım kurtuluşa erdiren ipi aramaya oysa ip mip yokmuş kuyu ise içimde,dolanır dururum orada burada.. sade durmam lazımmış; zifiri karanlıkta,en dipte kayıtsız şartsız inanıp kapamam lazımmış gözümü açmak üzere aydınlığa.. 

''görüntüye aldanma'' ; aldanmam dünyaya,elimi uzattığımın hepsi sade çelik çomaktır çaresiz kalıp düştüm mü de kanmam kuyuya ki o kuyu bildiğim binbir aleme açılan kapıdır

''hak gelince batıl yok olur'' hak gelir,hakikat gelir ardından ne çelik çomak kalır ne kuyu...;

ne sen kalır ne ben,sen bensin ben ise zaten sen..derdimiz birdir artık gayri yoktur ötesi  rakseder döneriz aynı çemberde bir olmaktır gayemiz.....

hakikatin sesini duydum bugün düştüğüm kuyunun en dibinde ümidim geçip gitmektir bunun gibi binbir kuyudan varmak üzere aydınlığa...
Logged
dembudem
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6



« Yanıtla #4 : Eylül 04, 2008, 10:45:34 »

üç boyutlu cisimlerde tabanları ortak olan iki küresel üçgen birbirinin yerini tutmazmış!öyleymiş kant amcam öyle demiş


gelelim konumuza

hayatta da böyleymiş yeni yeni anlıyorum.bir şey başka bir şeyin yerini alamazmış; boşluklar dolmazmış!

yani hiçbir zaman eskinin yerini doldurma endişesi içinde olmayacaksın.onun yerini en güzel zaman doldurur.zaman ki; onu beyhude,başıboş bir şey sanırız da yanılırız.aslında zamandır bizi dolduran biz zamanı doldurmayız,boş bir kuruntu hatta ukalalıktır bizimkisi...

içimde bulunan ve beni dürtükleyen zaman!aklını başına al sakın boş şeylere kapılıp beni de sürükleme peşinden,gel ayıl kendine gel de geçelim şu dünyadan sonra sen yoluna ben yoluma..
Logged
dembudem
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6



« Yanıtla #5 : Eylül 04, 2008, 10:46:45 »

sürüklemeye çalışma boşuna kelimeleri kaleminin peşinde,emin değilsin ya gitmek istediğin yerden ondan biçimsiz durması kaleminde...
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: