KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Ocak 08, 2009, 09:35:27 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
Gönderen Konu: "dejavu"  (Okunma Sayısı 2510 defa)
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #30 : Ağustos 19, 2008, 10:31:48 »

kalbim iskelede balık kokusu...-11-

bu şehir bu şehir olalı çok kez kovdu bagrından ve çok kez sardı yine eski eda ile ve yine yine...

uyuyamadıgı geceleri yaşıyordu bir kez daha...tavanda gözler eller yastık arasında ritim tutuyordu...ezan sesi o kadar yakındı ki küçük bahçeli bir evi olsa camdan atlar hemen bir adım ötedeki cami avlusunda alırdı abdestini...

kapının agır gıcırdaması ile gözlerini aldı tavandan...uyumadın mı sorusuna da namaza kalktım diyerek cevap verdi...
bir an önce acısını paylaşmalı idi anlatarak konusarak ama o annesi olmamalıydı, üzmemeliydi canım dedirttigi kişiyi...

kahvaltı sonrası son çayının bardagını bırakırken mutfaga adeti idi annesine yanaktan bir öpücük...bilğisayarının başına geçti maillerini kontrol etmek için...

bu şehirden ayrılmak için iş başvurularından bir kaçınada cevap gelince sevinmeden edemedi...

bırakabilecek miydi bu kenti...

                                                            "dejavu"
Logged

Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz...
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #31 : Ağustos 24, 2008, 01:05:10 »

konus benimle
ses ver...

adının ilk harfini ters yazmaya başladıgımdan beridir
içim kımıldar sen için...
birileri bakar ben görür, ben  bakarım sen görürüm
henüz üzerindeki tortusu alınmamış ahşap duvarda...

Ne zaman durgunlaşacak bu densiz küstah şehir
Zaman geçiyor
konus benimle
ses ver...

                                                      "dejavu"
Logged
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #32 : Eylül 08, 2008, 09:45:27 »

ali osman emmi at üstünde agır hantal bir çiftçi...

yıllarca hiç görüşmedigim bir arkadaşım geldi...katır üstünde elinde kırbacı, çizmede boyunca...
hani siz hava atıyorsunuz ya kızlara sacınla basınla mis kokulu parfümünle...bizim havamızda öle idi...esans sürünürdük en keskininden...hele bak hala da var...ama geçti bizden evlat geçti...yürüyemez olduk konusamaz olduk güzel mi güzel tekerlemeler söleyemez olduk...

köyün ilk evi mehmet aganındı...bakmış bakmış kimseyi görememiş...deh deyip ilermiş katırıyla...tek düzlük olan köy yolunda top oynayan çocukların içine dalmış...ey ogullar...ali osman ın evi nerde...içlerinden en büyük olanı cevap vermiş....emmi ali osman diye biri yok bu köyde...dönüş o dönüş...

bir daha haber almadım yıllarca...

cenaze haberi nedir anlamam deler geçer her yeri duyulur...cenazesinde öğrendim...bunları...alüsman deseydi görüşecekti bana...

tatlı bir gülümseme ile gözyaşarması aynı anda alüsman emmi de...kimsecikler yok olsa idi yapmazdı sanırım...karakterli dev gibi bir adam ağlarken göstermezdi kendini...

sırtüstü uzanmış halde...yeleginden kocaman bir köstekli saat çıkardı...her gencin bile sahip olmak isteyebilecegi kocaman ve işlemeli güzel mü güzel bir saat...bubamdan kaldı...

ya ogul...kimsin sen...demezmi ürkütecek bir şekilde...

gözlerim büyüdü birden ne diyecegimi sasırdım...omzuma dokunan bir çift elle geldim kendime...ayran servisi...ne halde oldugumu anlar bir şekilde gülümseme ile geldim kendime...


64 yaşındayım...çok şey gördüm bu yaşıma kadar...dag basında yıllar önce yaşamak kolay olmadı...ne zorluklar gördük ama kimse dokunamazdı bizlere...bizde kimselere...

12 eylülde bitti olaylar burda...bıçak gibi...bir anda bitti...

                                                                              "dejavu"



Logged
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #33 : Eylül 20, 2008, 10:46:04 »

kalbur kalbur üstünde, kalbur saman üstünde...

bir kaç gün kalmıstı, bazılarının ne yapacagını bilmedigi sıkıntı ayına, bazılarının ne yapacagını çok iyi bildigi huzur ayına, 11 ayın sultanına az kalmıstı...

birileri vardı...uzun uzun planlar yapan, kurdukça hayallerini 29 güne sıgdıramayan birileri vardı...

adı ali, adı veysel, adı zeynep...üç cıvıl cıvıl 12-15 yaşlarında dünya güzeli üç çocuk...erkek liderligi var elbet, zeynep in arada dışlanmasından kaynaklanan mutsuzlugu idi belirtisi...

00:30...

gelmişti artık...babaannenin gün boyu kullandıgı kalburu ele geçirme vakti...üç torun...kızacak degil ya...

ali içlerinde işlerini en iyi yapacagına inanan ve inandırandı...veysel de ona bulunmaz bir eş...zeynep ise çokda önemli olmayan ama kıramadıkları ama çekindikleri en küçük kardeşleri idi...

ali ben alıp gelirim siz bakın birileri kalktı mı diye...alın su feneri...eger biri kalkarsa hemen yakıp ambara dogru tutun ben anlarım...çokta tutmayın ya demesinler ne oluyor...

artık mecbur kalmıslardı, isteklerinin önünün kesilmesinden dolayı...mecbur olamazlardı bu şekilde yapılan bi işe ama dedik ya 29 güne sıgmayan çocuksu hayaller...meşru kılıyor bazen bazende neden bu şekilde yetişririldiler diye hesap sorduluyor bizlere...ama kim bilmez ki küçücük veya kocaman da olsa en degersiz bir nesneye duyulan özlemin şiddetini...

bahçenin içinden en itina ile seçilmiş fındık çubugu...komsunun camının önünden gizlice alınmış cam çivileri...gübre çuvalından sökülen kalın laylon kagıt...ve babaannenin kalburu...

kendileri baktıklarında dört eşyaya mutluluk nedir tadıyorlardı...babaanne bakınca tattıgı mutluluk kadar olmasa da...


                                                                                                                                "dejavu"
Logged
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #34 : Eylül 28, 2008, 11:36:01 »

gitme...

hoş geldin...demek için günlerce bekledigim...gitme...uzun uzun hayallerim vardı, hepside olmasa çogunu yaşadım sayende...içime düşürdügün huzur yeterdi...gülmeyen yüzüm gülmeye başladı...kendimi tanır oldum...insanları tanır oldum...içim içime sıgmaz oldu...gitme...

biliyorum...çaresiz " gitme" tekrarlarım...biliyorum gideceksin...istemesende gideceksin...ama bilki seni özleyecegim...seni özleyecekler...benim gibi hatta benden de çok dua edecekler gelmen için...

az kaldı...gidişindeki dönüşe az kaldı...senin her gidişin, bilirim dönüşüne yaklaşmak gibidir...ama gitme...bitirme içimdeki huzuru...

11 ayın sultanı...günleri sayacagım asker edasında...
gidişin gelmen içindir... bilirim...ama gitme...

                                                            "dejavu"
Logged
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #35 : Ekim 20, 2008, 12:53:45 »

her geçen gün ölümle kucaklaşmak için sabır mertebemde kırılan hüzün dokunuşlarından...
neye el atsam kalıyor tek başına çaresiz...
yüzümde bir gülümseme görmek için...


                        "dejavu"
Logged
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #36 : Ekim 27, 2008, 12:17:47 »

kalbim iskelede balık kokusu...-12-

elim kolum kan içinde şehrin sokaklarında yürüyorken gecenin saatleri geri almanın vaktinde
ürkek bakışlara şahit olan bedenini bırakmak isterken köşe başına
sigara dumanını en geride kokusuyla bıraktıkça
yürüdü yürüdü
acının başlangıcı
ilk noktası
ve devam etmek isterken acısının dayanılmaz hafifliğine
koynunda, yamacında
bir dokunuş bir gülümseme
acının başlagıcından
yürüdü yürüdü
içinden  bir iç daha
...


                                     "dejavu"
Logged
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #37 : Ekim 29, 2008, 12:54:06 »

camların bugusunda kalan parmak izlerim hala oda sıcaklıgında yok olmamanın dayanıklıgını göstermekte iken sen uzak diyarlara yelken açmış, uçsuz bucaksız, gidişlerinden birini yaşamaktaydın...

ve sen
ve sen

demek isteyipte demediklerim altında ezilen

ben
ben

...

fotografını karşıma alsam. hatırlıyor musun...ilk dogum günümde bana aldıgın ve görmem için yıllarca saklanan ufacık sarı saçlı mavi gözlü bebegi...yanagına dokundukça ben olan, saçlarını okşadıkça sen olmanı istedigim o bebegi...desem...

konusabilmek için kendimi sana adadıgımı.sensiz hiç bir kelime bile sölemek istemedigimi bilmeni istesem  ve bunu sana sölemeleri için örgütlesem insanları...yollara afişler assam, köşe başlarına, şehrin en kalabalık yerlerinde bana baktıkça gözlerim sende sansan...her bakış haraketine karşılık versem gözlerimle...

ve sen yelken açmışken denizaşırı memleketlere...
anneme beni sorsan...
öpüyorum kızımın yanaklarından desen...
iyi bak ona desen...

ve gelsen, en uzak memleketten...
gitmesen, kalsan...

                                                         "dejavu"
« Son Düzenleme: Ekim 30, 2008, 08:11:25 Gönderen: dejavu » Logged
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #38 : Kasım 08, 2008, 11:07:36 »

tüm yılın yorgunlugu dercesine, tüm hayatımın yorgunlugu atmak için işe koyuldum bugun odamda...
defter kitap aralarında, çantalarda, çekmecelerde ve daha nerde varsa...
bana, onlara ait ne yazdı isem...
bir yandan gülümseyerek bir yandan düşüncelerimi hızlandırmaya ve kaçmaya çalışırken bir yandan da gözucumla bakmaya çalışırken yazdıklarıma, küçük hatta minnacık kalan eşyaları elden geçirdim bugun...
beynime "sus" komutunu ne kadar yüksek sesle versemde susmadı susmadı...

ve biliyor musun...

bunu ilk defa yapmıyorum...bu ikinci üçüncü ve bilmem daha kaçıcısı...her defasında eksiliyor...

kendinden parçaları yok etmek ne kadar da zor...

şiirlerim var solmuş kagıtlarda...
çöpe atsam ne yazar, aklımda olduktan sonra...

                                                       "dejavu"
Logged
dejavu
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #39 : Aralık 13, 2008, 04:07:16 »

sende kal bu limanda,
kal ama adını buharlı camlara yaz...
her sıcaklık yok etsin ki eski hüzünleri
yeni hüzünlere
yol al bu limandan...

                         "dejavu"               
Logged
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: