kalalayka
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 401
|
 |
« Yanıtla #15 : Haziran 24, 2009, 07:29:47 » |
|
''Felsefeden çok ölüme, düşünce-gücünden çok acıya, mürekkepten çok kana daha yakın duran bir şair. Gizemli seslerle aranan bir şair, ki mutludur kendisi bu durumu üstü-kapalı olarak da olsa belirtmemekten. Gerçek bir insan süzülmek üzere ve bir serçe heykelin katı yanağından daha sonsuzdur”.
|
|
|
|
|
Logged
|
''Sahip olacağın her şey ''der Tracy,''bir gün kaybedeceklerinden sadece biridir;cevap bir cevabın olmamasıdır''
|
|
|
kalalayka
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 401
|
 |
« Yanıtla #16 : Haziran 24, 2009, 07:45:55 » |
|
....... Belki çok geç birleşti düşlerimiz dorukta ya da dipte, aynı rüzgârla kımıldayan dallar gibi yukarıda, birbirine dokunan kızıl kökler gibi aşağıda. .......
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
uyku
|
 |
« Yanıtla #17 : Eylül 20, 2009, 02:26:52 » |
|
Yavaş yavaş ölürler Seyahat etmeyenler, Yavaş yavaş ölürler okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler, İzzetinefislerini yıkanlar Hiçbir zaman yardım istemeyenler.
Yavaş yavaş ölürler Alışkanlıklara esir olanlar, her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler, Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen, veya bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar, tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar yavaş yavaş ölürler.
Yavaş yavaş ölürler Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler, Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar, Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar. Yavaş yavaş ölürler.
Pablo Neruda
|
|
|
|
|
Logged
|
Herkese bu köprüden yürüyüp geçmek kalır...
|
|
|
kalalayka
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 401
|
 |
« Yanıtla #18 : Eylül 23, 2009, 01:10:34 » |
|
23 eylül,1973"te Pablo Neruda, askeri diktatörlükçe gözetim altındayken öldü.Anısına bir hatırlatma da benden olsun.Aşağıdaki metin,toplumdüşmanı netten alınmıştır.
Pablo Neruda (1904 - 1973)
Şilili şair Neruda, toplumsal ve siyasal şiirleriyle Latin Amerika edebiyatının dünyada itibar kazanmasını sağladı. Canto General adlı epik şiir dizisiyle kendi kıtasının tarihini ve şimdiki zamanını yansıttı.
Latin Amerika"nın şiirsel sesi Neruda, Neftali Ricardo Reyes Basoalto adıyla 12 Temmuz 1904"de Güney Şili"de dünyaya geldi. Babası lokomotifçi, doğumundan hemen sonra ölen annesiyse öğretmendi. Neruda henüz 15 yaşındayken yurdunun taşra gazetesindeki edebiyat eklerini düzeltmekle görevlendirildi. Bu dönemde, Çekoslovakyalı şair Jan Neruda"ya olan hayranlığından dolayı Pablo Neruda takma adını aldı. 1924"te ilk şiirleriyle bir edebiyat yarışmasını kazanarak bir bursa layık görüldü. Santiago"da üç yıl Fransız edebiyatı öğrenimi gördükten sonra gazeteci olarak çalışmaya başladı.
1924: Veinle poemas de amor
Neruda"nın ilk şiir derlemesi Crespıısctılario adı altında 1923 yılında çıktı. Bir yıl sonra yayınlanan Veinte poemas de amour y una cancion desesperada (Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı) Latin Amerika"nın en çok satış yapan şiir kitabı oldu. Neruda bir aşk öyküsünü fon alarak aynı anda bir şehvet objesi, sığınılabilecek bir liman ve kozmik bir güç olan kadına bir od yazdı.
1927-36: Diplomat
1927"de diplomatlık kariyerini seçen Neruda, altı yıl boyunca Güneydoğu Asya"da konsolosluk yaptı. Bu bölgedeki toplumsal sorunlar yüzünden ömrünün "en çok acı veren dönemi" olarak nitelendirdiği bu zaman içinde Kesidencia en la tierra (Yeryüzünde Konaklama, 1935) adlı iki ciltlik yapıtını verdi.
Eski şiirlerinin melankolisi dünyadaki acıların doğrudan doğruya anlatımına yer verdi burada. Kendine özgü metriği ve dili de ana konusu olan yozlaşmaya uygundu. Neruda, katı mısra ve şiir biçimlerine yer vermeyip her şiiri kendine özgü bir ritimle yazmıştı. 1934"te İspanya"ya giden Neruda, burada sembolizm, sürrealizm ve füturizm etkisinde kalan 1927 Nesli adlı şair topluluğuna katıldı. İç Savaş patlayınca Neruda Franco"ya karşı çıktığı için diplomatik hizmetten çıkarıldı.
İç Savaşın üzüntüsü içinde 1937"de Espana en el corazon (İspanya Gönüllerde) adlı şiir kitabını yayınladı.
1950: Canto General
1939"da diplomatlık mesleğine geri dönen Neruda, başkonsolos olarak Meksika"ya gitti ve bu görevini 1943"e kadar sürdürdü. Altı yıl sonra Şili Komünist Partisi"ne girerek senatör oldu. Başkan Gonzalez Videla"yı eleştirmesi üzerine hükümeti tarafından 1948"de devlet düşmanı ilan edildi ve gıyabi bir tutuklama emriyle arandı. Rahip kılığında Arjantin"e kaçmayı başardı. İzleyen yıllarda Batı Avrupa"da, Sovyetler Birliği"nde ve Çin"de yaşamını sürdürdü. 1950"de Canto general (Evrensel Şarkı) adlı şiirler dizisi çıktı.
Suçlama ile duygudaşlığın egemen olduğu bu ilahi havalı yapıtıyla Neruda, Latin Amerika"yı mitleri ve tarihiyle, doğası ve politik/sosyal durumlarıyla bir bütün olarak yansıtmaya çalıştı. Tarihe Marksist bir görüş açısı getirerek Stalin"e olan hayranlığını da hiç saklamadı.
5O"li Yıllar: Bilinçli Bir Yalınlık
1952"de Şili"ye dönen Neruda başka bir ad altında Los versos del Capitan"ı (Kaptanın Dizeleri) adlı şiir kitabını yayınladı. Ancak on yıl sonra bu yapıtın yazarı olduğunu açıkladı. Bunun nedeni, 1955 yılında üçüncü evliliğini yaptığı Matilde Urrutia"ya aşkını şiirlerle ilan ederken bir önceki karısını incitmek istememesidir. Neruda yapıtlarında giderek daha önce kullandığı, anlaşılması güç mecazlardan (simgelerden) vazgeçti. Böylelikle insanın var oluşunun bir envanteri olan Odas elementares (Temel Odlar, 1954), Nuevas odas elementares (Yeni Temel Odlar, 1956) ve Tercer libro de las odas (Üçüncü Odlar Kitabı, 1957) adlı yapıtlarındaki dizeler çoğunlukla bir ve iki heceli sözcüklerden oluşmaktadır.
Stalin terörünün boyutu açıklanınca Neruda"nın dünya görüşü sarsıldı. Estravaganzio (Acayiplikler, 1958) ve beş ciltlik Memorial de Isla Negra (Karaada Defteri, 1964) adlı otobiyografik yansıtmalarında kuşkularını dile getirdi.
1971: Nobel Edebiyat Ödülü
1969 yılında Komünist Parti tarafından başkan adayı gösterilen Neruda, Salvador Allende"nin ulusal cephesine katılmak üzere 1970"te adaylığını geri aldı. Arkasından Allende tarafından Fransa"ya büyükelçi olarak atandı. Bir yıl sonra Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü"ne layık görüldü. "Incitation al nbconcidio y alabanda de la revolution chilena" (Nixon"u Devirmeye Çağrı ve Şili Devrimine Övgü, 1973) adlı şiir kitabında ABD"nin solcu hükümetin dengesini bozmaya yönelik çalışmalarını eleştirdi. 1973"te kansere yakalanan Neruda, Allende"ye karşı düzenlenen askerî darbeden birkaç gün sonra, 23 Eylül 1973"de, 69 yaşında Santiago"da hayata gözlerini kapadı. "Anıları Confieso que ho Livido" (Yaşadığımı İtiraf Ediyorum) adı altında ölümünden sonra yayınlandı.
Güneşle portakallar arası ne kadardır metre hesabı?
Alazlı yatağında uyurken kim uyandırır güneşi?
Göksel müzikteki cırcırböceği gibi şarkı söyler mi toprak?
Kederin geniş, melankolinin ince olduğu doğru mudur?
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Eylül 23, 2009, 01:21:26 Gönderen: kalalayka »
|
Logged
|
|
|
|
kalalayka
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 401
|
 |
« Yanıtla #19 : Eylül 23, 2009, 06:46:58 » |
|
ada da gece
bütün gece seninle yattım denizin yakınında, adada. yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında, ateşle su arasında.
belki çok geç birleşti düşlerimiz dorukta ya da dipte, aynı rüzgârla kımıldayan dallar gibi yukarıda, birbirine dokunan kızıl kökler gibi aşağıda.
belki ayrıldı düşün benimkinden ve aradı beni önce olduğu gibi karanlık denizde, sen henüz kendin değilken, ben farkında değilken senin yelken açmış geçiyordum yanından, ve gözlerin aradı şimdi sana cömertçe verdiğimi - ekmeği, şarabı, aşkı ve yabansılığı - çünkü hayatımın armağanlarını beklemiş kadehsin sen.
seninle yattım bütün gece, karanlık toprak dönerken yaşayanlarla ve ölülerle, ve ansızın uyandığımda, henüz tam karanlık değilken, kaydı elim belinde. ne gece ne de uyku ayırabilirdi bizi.
seninle yattım, ve uyandığımda, ve ağzın kurtulduğunda düşünden, verdi bana toprağın lezzetini, deniz suyundan, yosundan, hayatının derinliğinden, ve aldım öpüşünü, sabah kızıllığıyla ıslanmış, bizi çevreleyen denizden bana gelmiş.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
kalalayka
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 401
|
 |
« Yanıtla #20 : Eylül 23, 2009, 07:54:45 » |
|
seviyorum suskunluğunu
seviyorum suskunluğunu, sanki sen yokmuşçasına burada duyarsın beni uzaktan, dokunmaz sana sesim. uçup gitmiş gibi gözlerin ve ağzın bir öpüşle mühürlenmiş.
seviyorum suskunluğunu, çok uzakta görünüyorsun sanki yas tutuyorsun, kumrular gibi cilveleşen kelebek benzeri. uzaklardan duyuyorsun beni, ulaşmıyor sana sesim. bırak da varayım dinginliğine sessizliğinde. ve konuşayım sessizliğinle bir lamba gibi parlak, bir yüzük gibi yalın. gece gibisin, suskunluğun ve takım yıldızlarınla yıldızlarınki gibidir sessizliğin, öyle uzak, önyargısız.
seviyorum suskunluğunu, sanki sen yokmuşçasına burada uzakta ve hüzün dolu, sanki ölmüşsün gibi. işte o zaman bir sözcük yeter uçarım, uçarım sevinciyle yaşadığının.
pablo neruda ceviri: ergin koparan
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
gün
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 38
|
 |
« Yanıtla #21 : Kasım 04, 2009, 06:58:35 » |
|
Acılardan daha büyük bir yer yoktur Bir tek evren var, o da kanayan bir evren...
nokta-pablo neruda şiirler türkçesi:hilmi yavuz
|
|
|
|
|
Logged
|
*kahverengiyağmurbulutu...
|
|
|
|