|
uyku
|
 |
« : Mart 06, 2008, 09:04:52 » |
|
İşte öğretmenlere talimsiz ve terbiyesiz sorular:
-Örtmenim, 10'u 2'ye bölmeye korkuyorum, acaba bölücülükle suçlanır mıyım? -Örtmenim, Moğol istilası sırasında ben neredeydim? -Örtmenim, mikropların öğretmenleri de mikrop olur mu? -Örtmenim , annem yumurtayla çorbalara terbiye yapıyor. Ama bana kızınca terbiyesiz diyorsunuz. Siz bu işten bir şey anlıyor musunuz? -Örtmenim, arkadaşımın saçını çekmeye bayılıyorum. Büyüyünce politikacı olabillir miyim? -Örtmenim, tek yönlü bir yolda karşıya geçerken, hem sağa hem sola bakmamız gerekir mi? -Örtmenim sonsuzluktan bir çıkarsam ne kalır?
Not: Eğer bütün bu soruları sorduğunuz halde çıldırmıyorlarsa; o zaman onları rahat bırakın. Onlar zaten çılgındırlar. Size zarar vermezler. Unutmayın eğer bilgece bir cevap istiyorsanız, akıllıca soru sormalısınız!
|
|
|
|
|
Logged
|
Herkese bu köprüden yürüyüp geçmek kalır...
|
|
|
|
uyku
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 06, 2008, 09:55:47 » |
|
Memuriyet birilerine çok kirli bir ceket gibi yapışıyor ve yakışıyor da... Garip bir uyum var onlarda...Kollar, eller, cepler ve içindeki ruh... Hatta lekeler bile...Mutemadiyen yaşanan silik bir hayat.... Bir ceket hayatı;yağlı ,kısmen rengi kaçmış, açık mavi desen değil, kül rengi değil.... İkisinin karışımı bir şey.... Şişman giyerse biraz daha koyu renk durur.... Zayıfı giyerse, biraz daha açık tonu ağır basacak bu ceketin... Giyildikçe efsaneleşen bir şey... İnsanların onu yıkamaktan korktukları bir ceket...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
tutunamayanlar
|
 |
« Yanıtla #2 : Nisan 16, 2008, 10:49:04 » |
|
Kul olurum demiş o büyük insan Bana bir harf öğretene kul İşte bu gayeyle kurulmuş bu dam İşte bu gayeyle açılmış okul N.F.K
Bütün öğretmenlerimize saygılar.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
nil_gun
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 14
|
 |
« Yanıtla #3 : Haziran 28, 2008, 07:46:53 » |
|
Meslek hayatımda çok azdır bilmediğim soruların sorulması ama bir kaç kere başıma geldi.İçten gülümseyerek bilmediğimi ama bu konuyu çok merak ettiğimi söyledim.Bana bir şey öğretebileceğini düşünüp hevesle konuyu araştıran öğrencilerimin gözlerindeki sevinci değişebileceğim az şey vardır.
|
|
|
|
|
Logged
|
Ya her şeyim ya hiçim.
|
|
|
Mey
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 50
|
 |
« Yanıtla #4 : Ocak 14, 2010, 11:41:36 » |
|
bu soruları soracak öğrenci istiyorum !'
|
|
|
|
|
Logged
|
...Ve şaşkın budala konuşmuş: Bir adam bir şiir etmez.
|
|
|
sweetdreams
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 4
|
 |
« Yanıtla #5 : Mart 12, 2010, 10:38:12 » |
|
güzel sorular..
öğretmene, anneye, imama, profesöre... hayatımıza müdahil yetkili daha pek çok kişiye sorulası şeyler...
yalnız şuna takıldım, "öğretmen" tanımında sakatlık var bence, ya da memur tanımında...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Asel
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 80
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 13, 2010, 12:08:21 » |
|
Ben bir zaman kaybıyım, beni boşver hocam.. Düşlerimden geçenleri kitaplarda bulamıycam..
|
|
|
|
|
Logged
|
Gayret et güzelim...
|
|
|
İHVAN
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 261
|
 |
« Yanıtla #7 : Ağustos 27, 2010, 02:05:31 » |
|
küçüklerin soruları daha çok gülümsetir neşelendirir sizi mübarekler herşeyleriyle çok masumlar kendilerinden büyük laf ederler hayal güçleri çok müthiş ve "öğretmenim " demekte onlara çok yakışıyor.Kendilerini her seferinde ispatlamak isterler bu yüzden bu sözü çok duyarsınız..bu sorulara olduğu kadar öğretmen olarak sizde her seferinde sabırlı olmak zorundasınız...
|
|
|
|
|
Logged
|
...
hayatı herkese rağmen yaşamak gerek, belkide hiç yaşamamak ...
|
|
|
duvar
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 153
|
 |
« Yanıtla #8 : Ağustos 27, 2010, 02:22:45 » |
|
ilk okul yıllarımda bu sorulardan sadece birini sorsam en az iki tokat yemem garantiydi. orta okulda da aynı şey olurdu... lisede de olabilirdi ama lisede artık işin bir karşılığı olduğundan tehdit ancak kırık notlarla savılırdı...
|
|
|
|
|
Logged
|
sevgilim alınma ama sen / ben bu mevsim sadece soğuk sulara aşığım.
|
|
|
İHVAN
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 261
|
 |
« Yanıtla #9 : Ağustos 27, 2010, 06:50:22 » |
|
hiçkimseye soru sormadım en azından bu türden sadece ilkokul bir de erkek öğretmenime özel bir soru sorduğumda "masumane" büyük bir tepkiyle karşılaştığımı hatırlıyorum...birde bilmeden yine erkek bir öğretmenime maaşını sordum gülümseyerek cevaplamamayı tercih etti uzun bir müddet düşündüm ve yıllar sonra ancak cevabı bulabildim...sonrada hiçbir soru sormadım..dünyanın en zor mesleği bu "öğretmenlik" sürekli birileri sizin sabrınızı zorluyor bu yüzden işe eğlence katmak için anaokulunu tercih ettim belki..can sıkıcılığının yanında çok güzellikleride var çokşey öğrendim..ama türkiyede ki bir çocuğun tokat yemesi çok olası ne yazıkki...her iki olayımda birincisini türkiye diğerini avrupada okurken yaşadım arada anlayış bakımından ne yazıkki ciddi farklılıklar var..şimdiki öğrenciler ise onlara nazaran çokda farklı değil çok daha kötü rahatsızlıklar verici boyutta insanı ürküten...sabrımı zorlasalarda ben küçük öğrencilerimle mutluyum..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
duvar
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 153
|
 |
« Yanıtla #10 : Ağustos 27, 2010, 09:13:05 » |
|
ben faşizan duyguların hakim olduğu , bürokrasiye tapılan bir dönemde ilk okulu okudum... 3. sınıfa kadar kara önlüklerle dolaştım. dayak atmak bir ritüeldi... ailem o gaddar belleticilere hiç "eti sizin kemiği benim" demese de onların bir aileden beklentisi buydu. biz eşek kadar adamların küçücük bünyelerde bir moğol ordusunun gaddarlıklarını denedikleri deney fareleriydik. evet aynen böyle.
sonra bazı şeyler değişti tabi. zira ülkemde eğitim sistemi adeta hükümetlerin oyun parkı olduğundan değişim sürekliliği makbuldü , tek değişmeyen bizim ezber yüklü denekler olduğumuzdu.
bu değişim işini de şöyle absürt bir örnekle geçiştirelim : önceden dersler de hırka ören örnek öğretmenlerimizin yerini eğitimlerini okey masalarında tamamlayan ve ancak maaşları kadar birikimli genç , idealist ( ! ) öğretmenciklerimiz aldı.
hülasa ; her şey değişti , abd nin başına bile beyaz kalpli siyah derili bir adam geçti ama o bizim faşizan müfradatlarımız değişmedi. bürokratik oligarşinin hüküm sürdüğü bu topraklarda "zihniyet" değişmeden böyle bir inkılabı beklemekte boşuna...
ama umutluyuz değişecek... çünkü umut her zaman ilk adımdır. not : beyaz kalpli derken , kalbinin temizliğine bir atıftan çok zihniyetinin karalığına vurgu yapılmıştır... hüseyinimizin . 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ağustos 27, 2010, 09:16:03 Gönderen: duvar »
|
Logged
|
|
|
|
İHVAN
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 261
|
 |
« Yanıtla #11 : Ağustos 27, 2010, 11:45:28 » |
|
bende ikinci sınıfa kadar kara önlükle dolaştım üçüncü sınıfa kadar herşey güzeldi taki öğretmenim karnemi imzalatmayı unuttuğum için herkesin içinde iyi bir tokat atana kadar..sonrası büyük bir şans yurt dışında orta 2 ye kadar okul süreci..şimdiki umut ettiğimiz ölçülerde yabancı olmama rağmen hoşgörü ve saygı çerçevesi içinde 1 yıl dil eğitiminden sonra bu güzel hoşgörü ortamında sınıf birinciliklerim kaçınılmaz oldu..arada derin farklılıklar var..herkes hayatında birilerinin hezeyanları ideolojik paranoyaları yüzünden hatırlanması kötü anıların yada kaçırılmış fırsatların bedelini ödüyor..her yüzyılda binlerce çocuk ruhunda dönemin izlerini taşıyor..ve birçok insan gündelik hayatında sistemin düzenin kendisinde yarattığı tahribatı başkalarına göstererek acısının dineceğini zannediyor..tümüyle değişmesi gereken bir zihniyet var..bizim kalplerimiz "kutsallığını" elde edince ancak düzelebilir...ve tabiki daha çarpıcı olan aynı dava uğruna mücadele verdiğiniz insanların bile sizin kutsal inançlarınızı sömürmeyi bırakana kadar ...çünkü insan olarak kendinizi soyutlamaya çalıştığınız iç açıcı olmayan ortamların dışında kurduğunuz dünyada bile faşizmin el değmediği yer olmadığını görünce idealistliğiniz adına birşey kalmıyor..ama küçükler her daim masum C:ALLAH güç kuvvet versin..bu ülkede kaçabileceğiniz bir delik yok bizlerde bu değişim sürecinin 12 eylülden sonra başlamasını umut ediyoruz..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
vatanevladı
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 65
|
 |
« Yanıtla #12 : Ağustos 28, 2010, 12:20:27 » |
|
İlkokul birdeyim ya da ikide. Öğretmenin biri gelip kafamı sebepsiz yere tahtayı vurmuştu. Sonra da gelip özür dilemişti "seni başkasıyla karıştırmışım, gel sen de benim kafamı tahtaya vur" demişti. Bazen vursa mıydım acaba diye düşünmüyor değilim.
|
|
|
|
|
Logged
|
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, ışıksız ruhumu sallar da durur...
|
|
|
|