bitkinmiskin
Newbie
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 138
|
 |
« : Temmuz 03, 2011, 08:16:25 » |
|
"Matmazel taillefer , belki farkında bile olmadan , birinin gücünün, ötekinin güzelliğinin çekimine kapılmıştı , kaçamak bakışları , gizli düşünceleri , bu kırklık adamla bu genç arasında gider gelirdi ; fakat , günün birinde,bir rastlantı sonucu , iyi bir parti olacak durumda olmakla birlikte,hiçbiri onu düşünür gibi görünmüyordu. Bu kişilerden hiçbiri içlerinden birinin ileri sürdüğü mutsuzlukların yalan mı , doğru mu olduğunu araştırmak çabasına katlanmazdı zaten . Hepsi de, karşılıklı durumlarının yol açtığı ,kuşkuyla karışık bir ilgisizlik gösterirdi karşısındakilere .Birbirlerinin acılarını yatıştıracak güçten yoksun olduklarını bilirlerdi,avutucu söz dağarcığını da acılarını anlata anlata tüketmişlerdi. Yaşlanmış eşler gibi , birbirlerine söyleyecek hiçbir şeyleri kalmamıştı artık .Aralarında yalnızca makinemsi bir yaşayışın ilişkisi kalmıştı böylece, yağsız çarklar gibi işliyordu . Hepsi de sokakta bir körün önünden dosdoğru geçecek ,bir talihsizlik öyküsünü hiç heyecanlanmadan dinleyecek ,bir ölümde bir düşkünlük sorununun çözümünü görecek insanlardı ,yokluk en korkunç can çekişme karşısında bile ilgisiz bırakıyordu onları........"
".......Böyle bir topluluğun ,küçültülmüş olarak ,tam bir toplumun öğelerini sunması gerekirdi ,sunuyordu da . Sofradaki onsekiz kişi arasında ,her okulda ve her çevrede rastlandığı gibi ,bütün alayların üzerine yağdığı , hor görülen bir zavallı yaratık vardı .Bu abalı ise eski şehriyeci ,tarihçinin de ,ressamın da başına bir tablonun bütün ışığını tutacağı Goriot Babaydı. Ne olmuştu da pansiyonun en eski müşterisi bu nerdeyse kindar hoşgörüye ,bu acımayla karışık işkenceye , bu mutsuzluk saygısızlığına çarptırılmıştı .Kötü huylardan daha zor bağışlanan şu gülünçlük ya da tuhaflıklardan biri mi yol açmıştı buna? Bu sorular birçok toplumsal haksızlıkla yakından ilgilidir . Gerçek alçak gönüllülükleri ,zayıflıkları ya da ilgisizlikleri yüzünden her şeye katlananlara her şeyi çektirmek insanoğlunun yaradılışında bulunan bir şeydi belki de........ "
".......Goriot Baba altmış dokuz yaşlarında bir ihtiyardı . 1813 yıllında , işlerini bıraktıktan sonra , Madam Vauquerin pansiyonuna çekilmişti. Şimdi Madam Couture ün oturduğu daireyi tutmuştu ilkin, o zamanlar , beş altın fazla ya da beş altın eksik vermiş , böyle şeyleri hiç önemsemeyen bi adam olarak , bin iki yüz Frank pansiyon ücreti ödemekteydi .......O sıralarda saygıyla Mösyö Goriot diye anılan Goriot Baba nın atılan kazıklar karşısında gösterdiği, umursamaz cömertlik , iş konusunda hiçbir şeye aklı ermeyen bir budala gibi görünmesine yol açmıştı belki de......... "
"........yaşlı adam evine yerleştiği gün , Madam Vauquer yatağına yatınca , Goriot olarak yeniden doğmak üzere Vauquer kefenini bırakma isteğinin ateşinde domuz yağında bir keklik gibi kızarmaya başlamıştı....."
".......Kimi insanların birlikte yaşadıkları kimselerden elde edebilecekleri hiçbirşey kalmamıştır da ondan belki ;onlara ruhlarının boşluğunu gösterdikten sonra , gizliden gizliye, hiç de hak etmedikleri bir sertlikle yargılandıklarını sezerler ;fakati ya pohpohlanmalardan yoksun kaldıkları ve bunlara yenilmez bir gereksinim duydukları , ya da ilgileri bile bulunmayan nitelikleri taşıyormuş gibi görünmek isteğiyle yanıp tutuştukları için , bir gün gene gözden düşmek pahasına bile olsa ,yabancılardan saygı ya da sevgi göreceklerini umarlar. Bir de doğuştan çıkarcı insanlar vardır , dostlarına, yakınlarına iyilik etmek boyunlarının borcu olduğu için , hiçbir yardımda bulunmazlar onlara;buna karşılık , yabancılara iyilik eder. bundan bir onur kazancı sağlarlar. Sevgi halkası ne kadar yakınlarındaysa, o kadar az sever , halka ne kadar yayılırsa , o kadar yardımsever olurlar. Madam Vauquer de temelinden bayağı, sahte,iğrenç olan bu iki yaradılış da vardı kuşkusuz ......."
".......Bütün yarım akıllılar gibi Madam Vauquer de olayların halkası dışına çıkmaz , nedenlerini tartmazdı .Kendi kusurlarından dolayı başkalarına yüklenmekten hoşlanırdı . Böyle bir kayba uğrayınca da dürüst şehriyeciyi talihsizliğinin baş nedeni olarak görmüş ,bu andan sonra,ondan soğumaya başlamıştı .Cilvelerinin, kendini beğendirme çabalarının yararsızlığını anladıktan sonra ,bunun nedenini de sezmekte gecikmemişti. En sonunda iyice anlamıştı ki , öyle tatlı tatlı beslediği umut düşsel bir temele dayanıyordu ve bu işleri iyi bildiği anlaşılan kontesin kesinlikle söylediği gibi , bu adamdan hiçbirşey koparamayacaktı . İster istemez ,nefreti dostluğundan daha ileri gitti . Kini aşkıyla değil , boşa çıkmış umutlarıyla orantılıydı , insan yüreği sevgi tepelerine tırmanırken arada bir dinlenmek fırsatı bulursa da kin duygularının yokuşunda pek mola vermez . Fakat Mösyö Goriot pansiyoneriydi onun,bu yüzden ,manastır başkanına kızan bir keşiş gibi, kırılmış onurunun patlamalarını bastırmak ,umut kırıklığının yol açtığı iç çekişmeleri gömmek , öc isteklerini içine atmak zorunda kaldı. Yarım akıllılar iyi duygularını da ,kötü duygularını da sonu gelmez güçlüklerle yatıştırırlar. Dul kadın da kadın şeytanlığını kurbanına karşı sessiz işkenceler bulmakta kullandı. ..................Madam Vauquer in pansiyonerini üzmesi çok zor oldu ,hiçbir konuda keyfini kaçıramıyordu . Adamın sarsılmazlığını anlayıp da umutsuzluğa düşünce ,onu küçük görmeye başladı , duyduğu tiksintiyi pansiyonerlerine de geçirdi . Onlar da , eğlence olsun diye , dul kadının öcüne desteklik ettiler ......................" "................Bu cüce kafalıların en tiksindirici alışkanlıklarından biri , kendi küçüklüklerini başkalarında da aramalarıdır . Yazık ki , ikinci yılın sonunda , Mösyö Goriot ikinci kata geçerek pansiyon ücretini dokuz yüz franga indirmek istediğini söyledi Madam Vauquer e , böylelikle neden olduğu gevezelikleri haklı çıkardı . Öyle sıkı bir tutumluluk göstermek zorunda kaldı ki , bütün kış ateş yakmadı odasında ,dul Vauquer parasını önceden almak istedi; Mösyö Goriot razı oldu, fakat kadın bundan sonra kendisine Goriot Baba demeye başladı. Şimdi gelin açıklayın bakalım bu düşüşün nedenlerini. Zor iş ! Sahte kontesin söylemiş olduğu gibi, Goriot Baba sessiz, sinsi bir adamdı. Söyleyecek hiçbir şeyi bulunmadığından hepsi de boşboğaz olan kafasızların yaptığına göre , işlerinden söz etmeyen kimseler kötü işler yapıyor demektir. Böylelikle bu çok seçkin tacir yavaş yavaş bir düzenbaz , bu çapkın adam bir maskara oldu.........."
|