KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Eylül 03, 2010, 06:00:50 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Johann Wolfgang von Goethe  (Okunma Sayısı 950 defa)
leylirumi
Ziyaretçi
« : Aralık 16, 2008, 02:44:50 »


Prometheus

Karart göklerini Zeus,
Duman duman bulutlarla;
Diken baslarini yolan çocuk gibi de
Oyna meselerin, daglarin doruklariyla.
Ama benim dünyama dokunamazsin,
Ne senin yapmadigin kulübeme
Ne de atesini kiskandigin ocagima.

Su evrende siz tanrilardan
Daha zavallisi var mi bilmem:
Kurban vergileri
Dua üfürükleriyle beslenir
Hasmetli varliginiz zar zor.
Size umut baglayan budalalar,
Çocuklar, dilenciler olmasa
Yok olur giderdiniz çoktan.

Ben de bir çocukken
Ne yapacagimi bilmez olunca
Çevirirdim günese dogru
Görmedigini gören gözlerimi;
Yakarisimi dinleyecek
Bir kulak varmis gibi yukarda;
Varmis gibi derdimle dertlenecek
Benimkine benzer bir yürek yukarda.

Azgin devlere karsi
Kim yardim etti bana?
Kim kurtardi beni ölümden,
Kim kurtardi kölelikten?
Su benim yüregim degil mi,
Kutsal bir atesle yanan yüregim,
Her isi basarmis olan?
O degil mi cosup tasarak,
Yukarda uyuyani aldatarak
Basimi beladan kurtaran?

Benim seni kutlamam mi gerek? Niçin?
Hiç derdine derman oldun mu sen
Derdine derman bulamayanin?
Gözyasini sildin mi hiç
Basi darda olanlarin?
Kim adam etti beni?
Güçlüler güçlüsü Zaman
Ve önü sonu gelmeyen Kader, degil mi?
Onlar degil mi
Senin de benim de efendilerimiz?

Sen yoksa beni
yasamaktan bikar mi sandin?
Kaçar çöllere giderim mi sandin
Açmiyor diye
Tüm düs tohumcuklari?

Bak iste, yerli yerindeyim;
Insanlar yetistiriyorum bana benzer;
Bütün bir kusak benim gibi,
Acilara katlanacak, aglayacak,
Gülecek, sevinecek,
Ve aldiris etmeyecek sana
Benim gibi!
Logged
leylirumi
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ağustos 05, 2009, 04:37:11 »

18 Temmuz

Wilhelm, sevgisiz bir dünyada yüreğimiz neye yarar! Işık olmadan sihirli bir fener nedir ki! Lambası yanar yanmaz senin beyaz duvarında gölgeler beliriyor! Bunlar gelip geçici fenomenler olsalar bile bizii daima mutlu ediyor. Biz yeni yetme bir genç gibi onların önünde duruyor ve yansımaların büyüsüne kapılıyoruz. Bugün Lotten'e gidemedim: karşı konulmaz bir arkadaş grubu beni alıkodu. Yapacak bir şey yoktu. Sadece onun yakınında bulunmuş birini etrafımda göreyim diye bugün hizmetlimi ona gönderdim. Nasıl sabırsızca onu bekledim, onu tekrar gördüğümde nasıl sevindim. Utanmasam kafasından tutup onu öpebilirdim.

Fosforlu taşların güneşte bırakılırlarsa güneş ışınlarını topladığı ve geceleri bir süre parladığı anlatılır. Bu delikanlı da benim için tıpkı öyleydi, Lotten'in gözleri onun yüzünde, yanaklarında, ceket düğmelerinde ve paltosunun yakasında duraklamış olduğu duygusu bana öyle kutsal, öyle değerli geldi! O anda gence bin taler vermemeliydim. Onun karşısında olmak beni öyle bahtiyar etti. -Buna gülersen Tanrı seni korusun.- Wilhelm, bizdeki fenomenler bunlar mı?

Genç Werther’in Acıları
Logged
kalalayka
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 404



« Yanıtla #2 : Ağustos 05, 2009, 09:39:48 »

Zavallı şeytan, bana ne verebilirsin ki?
Yükseklere göz dikmiş insan bilincini,
Senin gibiler kavrayabilir mi hiç?
Sendeki gıda doyurmaz insanı,
Elindeki kızıl altın, civa gibi,
Avucunun içinden akıp gider,
Senin kumar masalarında,
Kimse kazanmaz,
Daha sarılırken başkalarına bakar,
Göndereceğin kızlar,
Vereceğin itibarın Tanrısal gururu,
Kuyruklu bir yıldız gibi,
Kayar gider;
Bunları mı sunacaksın?
Göster bana bakalım,
Koparılmadan çürüyen meyveyi,
Her gün yeniden yeşillenen ağacı!


  Faust
Logged

''Sahip olacağın her şey ''der Tracy,''bir gün kaybedeceklerinden sadece biridir;cevap bir cevabın olmamasıdır''
leylirumi
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Kasım 14, 2009, 09:30:57 »

Okuma Odası
Faust ve Mefisto



Faust: kapı vuruluyor acaba beni kim rahatsız edecek?
Mefisto: Benim.
Faust: Gir.
Mefisto: Bunu üç defa tekrar etmelisin.
Faust: Gir diyorum işte.
Mefisto: İşte böyle hoşuma gidiyorsun. Umarım ki seninle iyi geçineceğiz. Senin şüphelerini ortadan kaldırmak için sert ipekten yapılmış manto, kırmızı işlemeli elbise giydim. Şapkamın üstüne horoz tüyü, belime de uzun ve sivri bir kılıç takıp genç bir asilzade rolünde geldim. Sen de böyle benim gibi giyin ki ön yargılarından sıyrılıp hayatın ne olduğunu iyi anlayabilesin!

Faust: Üzerime ne giyersem giyeyim, bu sınırlı dünya hayatının acılarını çekeceğim! Ben ömrümü sadece oyunla geçirecek kadar genç ve arzusuz yaşayamayacak kadar da yaşlı değilim. Dünya bana ne veriyor? Hep acılara ve yokluklara katlanmak, benim dünyadan kısmetim bu. Ömür boyunca, her saat her kulağa kısık sesle ulaşıp tekrarlanan şey bu. Sabahları hep korku ile uyanırım. Geçerken tek bir arzumu bile yerine getirmeyecek olan ve içimdeki bir sevinç belirtisini bile inatçı bir şekilde yaralayan, kalbimin yaratıcılığını, bin bir çirkin engel ile baltalayan gündüzü görünce, yalnızca ağlamak gelir içimden! Ortalığı gecenin karanlığı kapladığı zaman da yatağıma korkularla uzanırım. Çünkü alınyazımda, yatakta da dinlenmek yok! Kötü rüyalar beni korkutur. Göğsümdeki Tanrı beni içimden tahrik eder. Bütün güçlerimin üstünde bulunan akıl, dışarıda beni harekete geçiremiyor. Böylece hayat, benim için bir yük oluyor. Sanki ölümü özlüyorum. Hayattan tiksiniyorum!


Logged
kalalayka
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 404



« Yanıtla #4 : Şubat 21, 2010, 12:59:45 »



O umut:gittikçe daha akıllı olma,kendimizi dış şeylerden,hatta kendimizden,gittikçe bağımsız kılma umudundan,vazgeçemiyorduk.Özgürlük sözcüğü kulağa öylesine güzel geliyordu ki,gözden çıkarılamazdı,tam da bir yanılgıyı niteliyor olsaydı bile...
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: