KULTUR, SANAT, FİKİR FORUM
Mart 19, 2010, 04:40:58 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fernando Pessoa  (Okunma Sayısı 1434 defa)
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 826



« : Ekim 12, 2007, 10:26:56 »

Huzursuzluğun Kitabı'ndan...
Dışarıda dolaşırken mükemmel cümleler kurdum, eve girdiğim anda tek kelimesini hatırlamıyordum. Cümlelerdeki kelimelere sığmaz şiir, varolmalarından mı ileri geliyor, yoksa kısmen hiç varolmamış olmalarından mı?



Nedenini bilmesem de, her işte tereddütlüyüm. Zihnimde yarattığım, kendime özgü düz çizgiyi bulmak için, kim bilir kaç kez aramışımdır iki nokta arasında ki en uzun yolu. Etkin bir canlı olmayı beceremedim hiç. İnsanların hiç ıskalamadıklarını ben ıskaladım; ötekilerin olanca doğallığıyla yaptıklarını, ömür boyu bilinçli bir şekilde yapmaya uğraştım. Başkalarının neredeyse istemeden elde ettiklerine erişmeyi diledim hep. Hayatla benim aramda, baştan beri mat camlar oldu: Ne gözümle, ne elimle algıladım onları; ve ne hayatımı yaşadım ne tasarladıklarımı, olmak istediğim kişinin düşüydüm sadece; düş bizzat irademle başlamıştı, tasarılarım asla olmadığım o insanın en büyük hayalleriydi.

Duyarlılığım mı aklıma göre fazla coşkun, yoksa aklım mı duyarlılığıma göre, diye sordum kendime hep. Öteden beri ya birinde ağır kaldım ya öbüründe ya da ikisinde birden, daha da olmazsa üçüncü bir şey bunların gerisine düşmüştür.



Bernardo Soares


Fernando Pessoa
« Son Düzenleme: Mart 27, 2008, 02:07:58 Gönderen: tutunamayanlar » Logged

Herkese bu köprüden yürüyüp geçmek kalır...
v-arsiz
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ekim 29, 2007, 03:25:00 »

"...ne mutlu herşeyden vazgeçene, herşeyden vazgeçtiğine göre hiçbir şey elinden alınamayacak, eksiltilemeyecek olana."

"...boynumu dev bir boyunduruğa uzatır gibi hayata uzatıyorum."

"hissetmek ne büyük bir ağırlık!hissetmek zorunda olamak ne büyük bir ağırlık."

"ben de bilmezden geliyorum, tıpkı şu çatılar gibi.tıpkı bütün doğa gibi, ben de karaya oturmuşum."

"horoz, ancak ölünce dışına çıkabileceği kümeste özgürlük şarkıları söyler, çünkü ona iki tünek bahşedilmiştir."


huzursuzluğun kitabı'ndan
Logged
uyku
Global Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 826



« Yanıtla #2 : Mart 20, 2008, 05:15:52 »

içeri girip pencereleri kapatıyorum

içeri girip pencereleri kapatıyorum.
lambayı getiriyorlar ve iyi geceler diyorlar.
sesim de, mutlu, iyi geceler diyor.
ah, hayatım hep böyle geçebilse:
gün güneş içinde, ya da yağmurla sakin,
ya da kıyamet kopacakmış gibi fırtınalı,
gelip geçen kalabalığı pencereden
ilgiyle seyrettigim tatlı bir öğle sonrası,
agaçların dinginliğinde çevrilen o son dostça
bakış
ve sonra pencere kapanıp lamba yanınca,
tek kelime okumadan, hiçbir şey düşünmeden
ya da uyumadan
yatağında akan bir nehir gibi hayatın içimde akıp
gittiğini hissetmek,
sonra da, dışarıda, uyuyan bir tanrı gibi o uçsuz
bucaksız sessizlik.

Fernando Pessoa



« Son Düzenleme: Mart 20, 2008, 05:23:51 Gönderen: uyku » Logged
yadsıma
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 32



« Yanıtla #3 : Ocak 27, 2009, 08:39:38 »


yola çıkmak! yitirmek ülkeleri!


yola çıkmak! yitirmek ülkeleri!
bir başkası olmak süresiz,
yalnız görmek için yaşamaktır
köksüz bir ruhu olmak!

kimseye ait olmamak, kendime bile!
durmadan gitmek, sonu olmayan
bir yokluğun peşinde
ve ona ulaşma isteği içinde!

böyle yola çıkmaktır yolculuk.
ama ben açık bir yol düşünden öte,
bir şeye gerek duymuyorum yolculuğumda.
gerisi sadece gök ve toprak…

Fernando Pessoa

çeviren: Cevat Çapan
Logged

"iceri girip pencereleri kapatıyorum"
kalalayka
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 401



« Yanıtla #4 : Temmuz 03, 2009, 11:46:05 »

DALGIN VE ÖTESİZ

Dalgın ve ötesiz berisiz
Ve de tanımaksızın
Yüzüyorum ölü denizinde
Kendi varlığımın.

Suyu hissettiğimden
Hissediyorum sıkıntıyı...
Görüyorum seni, ey çalkantı,
Hayat-huzursuzluk...
Bana has yelkenler ki...
Çark etmiş dümeni...
İnsan sureti gibi soğuk
Yıldızlı bir gökyüzü.

Gökyüzüyüm ben, rüzgârım...
Gemiyim ve denizim...
Hissediyorum ki ben değilim...
Yadsımak isterim onu.
Logged

''Sahip olacağın her şey ''der Tracy,''bir gün kaybedeceklerinden sadece biridir;cevap bir cevabın olmamasıdır''
kalalayka
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 401



« Yanıtla #5 : Temmuz 04, 2009, 12:39:35 »


bir kaçağım ben.
doğduğum günden başlayıp
el etek çektim kendimden,
kıldım beni bana dönek.

gerekliyken yorgun düşmek
aynı yerde olmaktan
neden yorgun düşmemek
kendine eşit olmaktan?

ruhum bende kendini arar
uzaklarda gezerim,
tanrı yardımcım olsun
ruhum beni asla bulamasın.

kafeste yaşamaktır biricik olmak,
ben olmaksa hiç olmamak.
kaçarak yaşayacağım hep -
iyi ya da kötü böyleyim çünkü ben.


sayısız insan yaşar içimizde,
hissetsem de düşünsem de bilemem
kim düşünür içimde kim hisseder.
düşünceler ya da hisler için
yalnızca sahneyim ben.

ruhsa, birden fazla var bende.
b e n' se benden daha fazlası.
herkes kayıtsız oysa
yaşadığım hayata:
susturuyorum onları,
kendim konuşurken.

hislerim, hissetmediklerim -
onlardan doğup da birbiriyle
çelişenler. farkına varmıyorum
hiçbir şeyin - yalnızca yaşıyorum ben,
olmak istediğime kimsenin bir sözü yok.

çev:E.Batur
Logged
yadsıma
Newbie

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 32



« Yanıtla #6 : Ağustos 09, 2009, 12:57:46 »

ERTELEME

Öbür gün, evet, yalnızca öbür gün...
Yarın öbür günü düşünmeye başlayacağım,
Belki her şey olup bitecek; ama bugün değil...
Hayır, bugün değil; bugün yapamam.
Öznel nesnelliğimin şaşırtıcı inadı,
Gerçek yaşamımın uykusu, araya girmesi,
Sezinlemesi, bitimsiz  bezginlik-
Bütün dünyam bir tramvaya yetişme çabası-
Öyle bir ruh o...
Yalnızca öbür gün...
Bugün hazırlanmak istiyorum...
Hazırlanmak istiyorum kendi yarınım için, öbür günü düşünmek için...
Sonucu belirleyecek olan bu.
Halihazırda planlarım var, ama hayır, bugün planlama yok...
Yarın plan yapma günüdür.
Yarın dünyayı fethetmeye masama oturacağım;
Ama ancak öbür gün fethedeceğim dünyayı...
Ağladığımı hissediyorum,
Apansız ağladığımı hissediyorum, derinden içime doğru...
Bugün ne olup bittiğini bilmeyin, bu bir giz, söyleyemem.
Yalnızca öbür gün...
Çocukken her hafta Pazar günü sirki beni eğlendirirdi.
Bugün bütün eğlencem çocukluğumdaki tüm hafta süren Pazar günü sirki...   
Öbür gün, bambaşka biri olacağım,
Yaşamım zaferle taçlanacak,
Zekamın bütün gerçek nitelikleri, iyi öğrenimim, uğraşım-
Hepsi toplanacak bir araya herkese duyurmalı ...
Ama herkese sunulan boşa gidecek yarın... 
Bugün uyumak istiyorum, gerçek nüshayı yarın yapacağım...
Bugün için, hangi gösteri yineleyecek çocukluğumu bana?
Yarın bir bilet satın alabilirsem, 
Gerçek gösteri öbür gün çünkü...            
Daha önce değil...
Öbür gün göstereceğim halkın karşısında yarınki  kendimi
Öbür gün bugün ben olmadığım görülecek sonunda.
Yalnızca öbür gün...
Sokak köpeği gibi uykuluyum.
Gerçekten uykum var.
Yarın size her şeyi söyleyeceğim, ya da öbür gün...
Evet, belki de yalnızca öbür gün..

Adım adım...
Evet, adım adım…
Logged
leylirumi
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Ocak 07, 2010, 11:54:09 »

Bütün aşk mektupları
Gülünç.
Aşk mektupları olmazlardı eğer onlar olmasalardı
Gülünç.

Benim zamanımda ben de yazdım aşk mektupları
Aynı derecede, kaçınılmaz şekilde
Gülünç.

Fakat gerçekte
Yalnız onlar hiç yazmamış olan
Aşk mektupları
Dır
Gülünç.

Geri dönebilseydim eğer
O aşk mektupları yazdığım zamana
Düşünmeden ne kadar
Gülünç.

Bugün gerçek
Benim anılarımın
O aşk mektuplarının
Olduğudur 
Gülünç.

(Hepsi üç-heceden-fazla-olan sözcükler,
Sayılamayan duygularla beraber,
Tabii ki
Gülünç.)









Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: