Tutunamayanlar
Nisan 21, 2014, 06:39:46 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kar şiirleri  (Okunma Sayısı 83768 defa)
uyku
Ziyaretçi
« : Ocak 05, 2008, 12:34:11 »

KAR ŞİİRİ

Karın yağdığını görünce
Kar tutan toprağı anlayacaksın
Toprakta bir karış karı görünce
Kar içinde yanan karı anlayacaksın

Allah kar gibi gökten yağınca
Karlar sıcak sıcak saçlarına değince
Başını önüne eğince
Benim bu şiirimi anlayacaksın

Bu adam o adam gelip gider
Senin ellerinde rüyam gelip geçer
Her affın içinde bir intikam gelir gider
Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın

Ben bu şiiri yazdım aşık çeşidi
Öyle kar yağdı ki elim üşüdü
Ruhum seni düşününce ışıdı
Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın

 SEZAİ KARAKOÇ
« Son Düzenleme: Ocak 05, 2008, 12:57:04 Gönderen: uyku » Logged
uyku
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ocak 05, 2008, 12:35:15 »



KARDA İZLER

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya
Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün

Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık
Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana
Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından

Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık
Anılarım buz tutmuştur aşklarım kar yangını
Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün

Kar yağıyorken milyon bekerel hüzün yağıyordur
Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir
Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni,vursunlar
Bir kahkahayla çekip giderim karlı ovalardan

Şairler vurulmalıdır,hayat yakışmıyor onlara

 AHMET TELLİ
Logged
uyku
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ocak 05, 2008, 12:38:37 »

KAR

Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,
Tıkandı geçitler yollar kapandı.
Yalnızlığın buzdan çetelesinde
Kimseler umursamadı karı.
Yüzlerinde iğreti bir kibirle
Hep düşürmekten korktukları,
Dalıp gittiler günlük işlerine.

Diz boyu birikmiş kar içinde
Yürürdük uzatarak açtığımız kanalı,
İki kar güvesi gibi sokaklarda seninle
Anardık bütün yitik aşkları
Bu karlı kış gününde.
Güngörmüş dağlara karşı
Sımsıcak öpüşürdük sarılıp birbirimize.

-Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!

Şölensiz, sevinçsiz yaşıyoruz şimdilerde,
Bir iğdiş ve buruşuk zamanı.
Kimsenin türküsü yok dilinde
Karşılayacak yağan karı
Coşkulu ve sarhoş sesiyle.
Bıçak açmıyor ağızları;
Acı, yalnız acı var yüreklerde.

Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,
Yaslandı duvarlara, kapıları zorladı,
Pencerelerden baktı ev içlerine.
Kar hiç böyle kimsesiz kalmadı
Kendi özgül tarihinde.
Çıngırakların, kızakların karı
Yağdı herşeyin üstüne sessiz bir öfkeyle.

Birikti bir çamaşır ipine bile.
Saçaklardan sarktı,
Attı kendini gürültüyle yere,
Kimse sahip çıkmadı;
Yığıldı kaldı duvar diplerine.
Yalnız kuş ayakları
Bastılar incelikle göğsüne.

-Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!

Kar var yaşadığımız günlerde.
Umutsuzluk çevremizi kuşattı,
Kıtlık kıran gündemde.
Yine de ele güne karşı,
Özenle saklıyorum yüreğimde
Sana duyduğum aşkı,
Dört yanım kar içinde.

METİN ALTIOK

 
Logged
uyku
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Ocak 05, 2008, 12:48:28 »

KAR

Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
Sesin nerde kaldı? kar içindesin!

Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram...
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.

 AHMET MUHİP DIRANAS
« Son Düzenleme: Ocak 05, 2008, 12:57:32 Gönderen: uyku » Logged
uyku
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ocak 05, 2008, 12:55:03 »

KARLI BİR GECEDE BİR DOSTU UYANDIRMAK

Benim adım insanların hizasına yazılmıştır.
Her gün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu.

Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olmasaydım
ölüm ve acılar çatsaydı beni
düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı.
Anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
diri-gergin kasları konuşsaydım
“Kardeşler!” deseydim “Kardeşlerim!”
“Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
“Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
“Bakın yaklaşıyor...”
yazık, şairler kadar cesur değilim
çocukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor.

Benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı
öyle bir çalımlarla gecenin çitlerinden atlardım
bir güneş sayardım kendimi denizin karşısında
çünkü çam kokularına sürtünüp ağırlaşan ruhların
inanmazdım dosyalara sığacağına
gittikçe ışıldardım dükkânlar kararırken
hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı.

Benim adım bilinen cevapların üstüne mühürlenmiş
ellerim tütsülenmiş
evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında
dirgenler, bakraçlar, tornavidalar
bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar
ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa
gövdem açık bir hedef kılındı belâlara.
Ve bu yüzden yakışıksız oluyor
insanları hummalı baharlar olarak tanımlamak
ve bu yüzden göğsümde dakikalar
ince parmaklar halinde geziniyor
konvoylar geçiyor meşelikler arasından
bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
ölümden anlayan, ciddi bir yaprak
unutulacak diyorum, iyice unutulsun
neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak.
 
İsmet ÖZEL
Logged
evadoksiya
Newbie

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 81


« Yanıtla #5 : Ocak 05, 2008, 07:11:12 »

"dışarda kar yağıyor
seni seviyorum"

beheçet aysan
Logged
isyan
Newbie

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17


« Yanıtla #6 : Ocak 05, 2008, 08:19:31 »


Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar...
Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar...
Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.

Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.

NAZIM HİKMET
Logged
isyan
Newbie

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17


« Yanıtla #7 : Ocak 05, 2008, 08:22:57 »

KARLI KAYIN ORMANINDA...

 

Karlı kayın ormanında

yürüyorum geceleyin

Efkarlıyım,efkarlıyım

elini ver,nerde elin?

 

Ayışığı renginde kar

keçe çizmelerim ağır

içimde çalınan ıslık

beni nereye çağırır?

 

Memleket mi,yıldızlar mı

gençliğim mi daha uzak?

Kayınların arasında

bir pencere sarı,sıcak.

 

Ben ordan geçerken biri

" Amca, dese, gir içeri"

Girip yerden selamlasam

hane içindekileri.

 

Eski takvim hesabıyla

bu sabah başladı bahar.

Geri geldi Memed'ime

yolladığım oyuncaklar.

 

Kurulmamış zembereği

küskün duruyor kamyonet,

yüzdüremedi leğende

beyaz kotrasını Memet.

 

Kar tertemiz,kar kabarık

yürüyorum yumuşacık.

Dün gece on bir buçukta

ölmüş Berut,tanışırdık.

 

Bende boz bir halısı var

bir de kitabı,imzalı.

Elden ele geçer kitap,

daha yüz yıl yaşar halı.

 

Yedi tepeli şehrimde

bıraktım gonca gülümü

Ne ölümden korkmak ayıp

ne de düşünmek ölümü.

 

En acayip gücümüzdür

kahramanlıktır yaşamak:

Öleceğimizi bilip

öleceğimizi mutlak.

 

Memleket mi daha uzak,

gençliğim mi,yıldızlar mı?

Bayramoğlu,Bayramoğlu

ölümden öte köy var mı?

 

Geceleyin karlı kayın

ormanında yürüyorum.

Karanlıkta etrafımı

gündüz gibi görüyorum.

 

Şimdi şurdan saptım mıydı,

şose,tren yolu,ova.

Yirmi beş kilometreden

pırıl pırıldır Moskova.

 

Nazım HİKMET

 

14 Mart 1956

Moskova,Peredelkino

Logged
yahut
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Ocak 21, 2008, 08:01:02 »

KAR ALTINDA HÜZÜN DENEMESİ

Dünyanın en uzun hüznü yağıyor
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun
Belki bulmaya gidiyorsun kaybettiğimizi
O insan ve tabiat çağını

Dön bana ve dinle
Kuşlar uçuşuyor içimde

Loş bir keman solosu gibi
Kuşların uçuştuğunu içimde
Dön bana ve dinle

 
Karanlık denizlerin dibinde
Birtakım incilerin olduğunu
Birtakım incilere ve hatıralara
Neden bağlı olduğumuzu unutma.

Duy beni ve dinle
Denizler boğuşuyor içimde.

Unutma diyorum ama sen anla
Anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara. 


Erdem BEYAZIT
 
Logged
edebiyatevi
Newbie

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #9 : Ocak 31, 2008, 02:18:12 »

KAR MÛSIKÎLERİ

                                            Varşova 1927

Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.

Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,

Bir erganun âhengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden.

Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.

Birdenbire mes'ûdum işitmek hevesiyle
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!

Yahya Kemal Bayatlı


Kar kar kar... Yağıyor rahmet: Kar aydınlık !..
Logged
uyku
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Şubat 17, 2008, 01:58:32 »

Yeni Türk Edebiyatı'na girmez ama benim çok sevdiğim kar şiiri:


İNCECİKTEN BİR KAR YAĞAR

İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye

Elif'in uğru nakışlı
Yavru balaban bakışlı
Yayla çiçeği kokuşlu
Kokar Elif Elif diye

Elif kaşlarını çatar
Gamzesi sineme batar
Ak elleri kalem tutar
Yazar Elif Elif diye

Evlerinin önü çardak
Elif'in elinde bardak
Sanki yeşil başlı ördek
Yüzer Elif Elif diye

Karac'oğlan eğmelerin
Gönül vermez değmelerin
İliklemiş düğmelerin
Çözer Elif Elif diye



KARACAOĞLAN
Logged
uyku
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Şubat 18, 2008, 12:23:30 »

Mevsim kış, kar sarmış bütün ülkeyi...
Google'da kar şiirleri aranıyor durmadan, bahar gelir bahar şiirleri aranır olur belki...

Bu mesajı okuyan ey okuyucu kopyalayıp gidiyorsun bakalım, kolay gelsin Göz kırpan

Ne demiş İsmet Özel: "Kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm"


« Son Düzenleme: Aralık 13, 2008, 03:45:46 Gönderen: uyku » Logged
uyku
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Mart 09, 2008, 02:25:06 »


ÖZLEYİŞ

gülüşümü ıslattım -kar yağdı bütün gün-
daha yağsın
kar yağsın bütün otellerin üstüne
üstüne üstüne bütün otellerin
kar yağsın
lacivert gözlerine seniha'nın

hiç bitmesin, yağsın
karla dolsun göğsünün katedrali
avluya düşen org uyansın

özlemim sanadır, varsın
kar yağsın, daha yağsın
seni arındırıncaya kadar.



Edip Cansever
Logged
asafoglu
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Haziran 24, 2009, 04:43:55 »

Kar (Şiir Gözlüm)


Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor buralara
Gökdere, Karamazak
Irgandı’nın saçları ak
Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor topak topak


Masal gibi yağıyor kar
Aklıma düşerek yar…
Bir kağıdın aklığına,
Sabrımın sınırına,
Yağıyor, yağıyor kar…

İlahi bir sahne
Ulvi bir müzik
Ve...
Enfes bir koreografi doğada
Melekler çalarken tar
Gecenin saçlarında
Sanki,
Ateş böcekleri dans ediyor havada

Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor buralara

,,,,,,,,,,,,,,,,,,


Bilmem hatırlar mısın ?
Aylardan ocak
Yıllardan yeni bindi
Sersemletici bir rüzgar gibi
Esmiş, geçmişti...
Hoyrat…
Dallı güllü,
Akdenizli bir bahar…


Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor bulvarlara
Setbaşı, Altıparmak
Uludağ’ın saçları ak
Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor sokak sokak

,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Ben..
Kar...
Ankara..
Ve sisli ufuklar...

Sen tez unutsan da
Ben seni unutmadım...
Kirlenen sevdalardan
Hayaline sığınıp
Vuslatınla soyundum
Yıkandım ve yundum...
Bir umuttur avundum

Sen kök salarken
Dal-budak sararken Çukurova’da
Ben bir o yana savruldum
Bir de bu yana...

Nemlenmiş kirpiğimde
Öksüz kaldı hayaller
Acının karasını sürüp sürüp ruhuma
Sancı bastım yarama
Aşı odum tohuma
Yalnızlığına yaslandım, ayrılıkların...
Hüzünler, küskün kederler koydum soluma
Dikenler dostum oldu
Güller, goncada soldu
Günler hep beyaz
Günler susmakta hala...
Geceler de bembeyaz

Karlar kışın yağarmış
Benim her günüm ayaz
Mevsimler kışta dondu
Unutuldu yaz
Unutuldu nevbahar
*
Unuttun mu beni yar ?

Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor buralara

,,,,,,,,,,,,,,,,,,


Oysa...
Dudaklarından öpmüştük hayatı biz
Artık,
Ne bir isim kalacak bizden geriye
Ne de bir iz...

Biz ki;
Yiten sevdalar adına
İntikam alacaktık,
Hain felekten
Her gece çalıp çalıp başka bir telden
Gülüp oynayacaktık,
Ölsek kederden...
Biribirimizi, hiç bilmiyormuş gibilerinden
Aşka düşecektik
Her gün yeniden...

Kar yağıyor şiir gözlüm
Acımın karasına
Merhem olur mu ki ?
Ayrılık yarasına...

Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor buralara

,,,,,,,,,,,,,,,,,,


Sapsarı hüzünler döküldü,
Gönül bahçeme
Kızıl bir ayrılık
Kavuşmaklı bir uhte
Ve beyaz bir öfke
Kar...
Siyaha inat ak
Karaya inat kar
Geliyorken ilkbahar



İçlenmiş dizeler kanadı içerimde
Periler dinledi söylenmemiş şiiri
Melekler ağladı
Ve doğmamış bebekler...


Aylardan ocak
Yıllardan ikibindi
Ve hala
Ne ayazı dindi
Şu sendeki ömrümün…
Ne hatıran silindi
Ne sendesi gönlümün…


Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor ocağıma
Yıllar geçti üşüyorum
Kar yağıyor sokağıma
Ömür bitti göçüyorum
Kar yağıyor şakağıma…


Kar yağıyor şiir gözlüm
Kar yağıyor buralara…


Bursa 30 Aralık 2008



Göz yaşımı bana ver
Yüreğim sende kalsın


Ali ÖZKAN
« Son Düzenleme: Haziran 24, 2009, 04:55:05 Gönderen: asafoglu » Logged
asafoglu
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : Haziran 24, 2009, 04:53:41 »

Bu Dağlarda Kış


Utangaç, nazlı bir kız gibi salınır
Ağaçların yorgun, çıplak dalları
Beyaz bir masal başlar önce
Pamukşekeri taneleri havada
Bir perde dalgalanır yavaştan
Uçuşur da uçuşur gökyüzünde kar
Tel olur
Tül olur
Duvak olur yar...
Ve hep,
Masallar içinde yağar kar...

‘’Dağların doruklarında alabildiğince kar
Dağların eteklerinde alaca kar yığınları’’
Güneşin çehresinde elemli, kör bir bakış
Ve her yıl, gelin olur bu dağlarda kış...

Dışarıda bembeyaz bir hava
Havada bıçak gibi bir ayaz
Ayazda yanaklarımı okşar ılık nefesin
Hava...Ayaz...Nefesin...

Havada kar
Havada tel
Havada tül
Saksıda iki dal hercai menekşe
Bahçede bir beyaz gonca gül
Güllerde esin
Güllerde sesin
Güllerdesin yar...
Ve hep,
Masallar içinde yağar kar...

Döner düşer
Duvak olur dallara
Duvak olur çatılara... Dağlara...

‘’Dağların doruklarında alabildiğince kar
Dağların eteklerinde alaca kar yığınları’’
Güneşin çehresinde elemli, kör bir bakış
Ve her yıl, gelin olur bu dağlarda kış...

Ankara 18 Ocak 2000

Ali ÖZKAN
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: