SİYAH SÜT-ELİF ŞAFAK
09/07/13 | YORUM SAYISI 0 | GÖRÜNTÜLENME 1643 |    Ters Dizgi
SİYAH SÜT
ELİF ŞAFAK


İNCELEME: HATİCE KESGİN

Elif Şafak son kitabını yayımladı; siyah süt. Doğuma, anneliğe, yazar annelere postpartum depresyonu adına kişisel deneyimlerini anlatmış ve otobiyografik bir roman olmuş. Medyada çıkan övgülere bakılırsa ne çok da merak edilen bir hayatmış; Elif Şafak! Daha yazma serüvenine devam eden, dilini devamlı hareket halinde tutan bir yazar için genç yaşında otobiyografik roman yazması nasıl yorumlanmalıdır? Yani şöyle de diyebiliriz; geniş okur kitlesine sahip olmayan bir yazar “siyah süt” tadında bir kitap yazsaydı ne yorumlar yapılırdı?
Bugüne kadar romanlarında kullandığı dil ezber bozan, cezbeden, içine çekiveren ve okurla adeta oynayan bir üsluptaydı. Bu kitapta olan ise köşe yazılarında ve dergilerde var olan dili. Bir nevi kitaptan “anneliğe dair” konulu seminer, NLP, kişisel gelişim vb. içtenlik dolu bol duygulu, bol samimi bir tat alıyorsunuz!. Ve nerede o devrik, akıl dolu Elif Şafak dili diyorsunuz. Ama kitabın “Kapalıçarşı Gülünce” bölümünde aniden özlediğiniz dil bir sayfalığına olsun beliriveriyor, neon ışıkları gibi sonra yine yok oluyor. İşte kitabı okuyanlar bu bölüme bir daha baktıklarında farkı anlayacaklardır. Bece’nin, iç sesin yazarına yakışan tek bölüm orası bence.

Kitapla alakalı tek meselem dili değil. Beni aslı hayal kırıklığına uğratan iç seslerini ifşa etmesi oldu. Ne gerek vardı, bilemiyorum ama büyü bozuldu bende veya tesir değeri azaldı. Samimiyetinden şüphem yok; bilakis fantastik öğelerin, akıl almaz uçları birleştiren beyin kıvrımlarının anlatılan altı kadının içinden çıktığına inancım tam. Ama mahrem yerler orası bir yazar için. Bir nevi sığınağı; el değdirtmemesi, yorum yaptırmaması daha özgün eserleri için gerekliydi bence. Kitaplarında kurduğu sırlı atmosfer uçuveriyor o kadınlarla tanıştıkça. Hem de daha “yeni” anne olmuş, evliliğe daha “yeni” alışmış, daha yazarlığıyla “yeni”den bir başlangıç yapmış birinin masalını mutlu sonla bitirmesi neye işarettir? Sancılı bir dönemin meyvesi olduğuna dalalet etmez mi bu deliller? Sanki Elif Şafak, kendi içinde özgüveni zedelemiş ve tamir için de “işte kitap yazabiliyorum, yazma melekemi kaybetmedim” demek istemiş kendine. Çok okunmak için yaptığını sanmıyorum dilindeki sadeliği, dediğim gibi zaten kitaptaki birçok yer kısaltılmış haliyle son altı aydaki Zaman gazetesindeki köşesinde değindiği mevzular. Bunu bilmek daha da üzüyor insanı, keşke anneliği kendini eskiden olduğu gibi sıyırarak yeni bir kurguyla, iç sesler korosunun söyledikleriyle ilginç, çarpıcı bir konu üzerinden anlatsaymış; hem böylece popülerlik yaftasını hiç mi hiç giymemiş olurdu.
Yazar ilerde başına gelebilecek eleştirileri tahmin ediyor ki; kalkan olsun diye “unutulmak için yazıldı” demiş. Hicivci söylevinden dem vuranlar var bu cümlede ama bu inandırıcı değil; yazar sahiden kitabın unutulmasını istiyor. Kendini kendine kanıtladığı kitabını ileride sadece kendi hatırlamak istiyor!

Dilerim bundan sonra edebiyat serüveninde hep aradığı saf, damıtılmış bir evrende edebiyat yapar, popülerliği unutur.

İNCELEME: HATİCE KESGİN

tutunamayanlarJuly 9, 2013, 6:33
[1]
Çevrimiçi Üyeler
0 Üye 13 Ziyaretçi